- Kategori
- Gezi Rehberleri
Meyve ile metroya binmek yasaktır !

Durian yasaktır!
SİNGAPUR HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER
Singapur, yasaklar ülkesi olarak geçiyor. Bu yasaklardan belki de en ilginç olanı, sakız çiğnemenin ve satmanın yasak olması. Sakızı yere tükürmek filan değil, basbaya çiğnemek yasak. Yanınızda sakız götürmeyin.
Bunun nedenini biraz araştırdım. Sıcak bir ülke olduğundan saçma yerlere tükürülen sakızlar başa bela olmuş ve oraya buraya yapışan sakızlar yüzünden çok sorun yaşanmış. Hatta asansöre atılan bir sakız asansörün sensörünü bozmuş ve iki çocuğun ölmesine sebep olmuş, onlar da sakız olayını komple yasaklamışlar diye duydum. Anca doktorlar reçeteyle sakız yazabiliyormuş ilaç niyetine.
Yasakların devamı da var. Singapur markası olmayan sigaranın yalnızca bir paketiyle ülkeye girebilirsiniz. Daha fazlası yasak. Yol bomboş olsa da kırmızı ışıkta karşıya geçmek yasak. Taksileri yoldan çevirmek yasak, duraktan bineceksiniz.
Singapur’un nüfus yoğunluğu oldukça yüksek. Bu nedenle kurallar ülkesinin, trafik konusunu da birtakım kurallarla düzenlemesi gerektiği aşikar. Ve yapmışlar tabi ki. Araba sahibi olmak çok zormuş, öncelikle 10 senelik bir ehliyet almak gerekiyormuş. Bu ehliyet de araba fiyatından bile yüksek olabiliyormuş. Ehliyet 120 bin Singapur doları ve araba 30 bin Singapur doları gibi rakamlar duydum, arada nasıl bir oran olduğunu artık siz düşünün. 10 sene dolduğunda ise aynı ehliyeti tekrar almak gerekiyormuş.
Arabanın kirli olmasının da ülkede yasak olduğunu ve ceza kesilebildiğini duydum. Evet, bir yaşımıza daha girdik :) Eh, araba (aslında ehliyet) almak bu kadar pahalı olunca, ülkedeki zenginlik göstergelerinden biri olarak sayılmaya başlanmış. 5C olarak bilinen zenginlik göstergelerinden bir tanesi araba (Car) yani. Diğerleri ise nakit para (Cash), kredi kartı (Credit card), kriket-golf kulübü üyeliği (Cricket) ve kat mülkiyeti-ev sahibi olmak-mortgage alabilmiş olmak (Condominium). Bu saydığım C’lere sahip olabilmek her baba yiğidin harcı değilmiş.
Toplu taşımaya bindiğiniz veya bazı kapalı alanlara girdiğinizde, bilindik ‘No smoking’ ve ‘No eating&drinking’ gibi uyarıların yanında, ‘No durians’ diye ilginç bir uyarı göreceksiniz. Yasak olan bu durian dedikleri şey sadece bir meyve :) İçi oldukça tatlı ve yumuşak olan bu meyvenin dışı ise berbat kokmasıyla kendi içinde ciddi bir çelişki barındırıyor, bu nedenle kapalı yerlerde hiç ama hiç istenmiyor. Ama Singapurluların da duriana olan tutumları meyvenin kendisi gibi çelişkili; güya hiç sevmeyip istemiyorlar ama ülkedeki opera binasının dışını dikenli dikenli yaparak duriana benzetmişler, yani içten içe bir sevgi de yok değil. Zaten öyle olmasa sakız gibi onu da doktor reçetesine bağımlı hale getirebilirlerdi :)
Singapur zengin ve dolayısıyla pahalı bir yer, bu nedenle alışveriş tutkunuysanız Singapur’da bolca AVM bulacaksınız. Hatta metrolar AVM’nin içinde bitebiliyor, hiç niyetiniz yokken bir de bakmışsınız el kol alışveriş poşetleriyle dolmuş bile :)
İnternet konusunda iki seçeneğiniz var; ya parası neyse vereceksiniz ya da birkaç gün internetsiz yaşamayı peşinen kabulleneceksiniz. Otele boşu boşuna para vermek yerine benim yaptığım gibi şifreli wifi sahibi bir cafe’de oturup ‘İnternete para verdim ama en azından kahve içtim’ diye kendinizi avutabilirsiniz. Harbour Front durağında inince mecburen içine gireceğiniz Vivio City AVM’nin Costa Cafe’sinde 7 Singapur dolarına mis gibi buzlu chai tea latte içip interneti de tepe tepe kullandım ben, tavsiye ederim :)
Bir zamanlar İngiltere etkisinde kaldığından olsa gerek, trafik soldan akıyor. Prizleri de üç girişli converter gerektiren İngiliz prizleri şeklinde olabiliyor, converterınız varsa yanınıza alın belki ihtiyacınız olur.
Bayan arkadaşlar için ekstra bir not; saçınıza ne yaparsanız yapın nemden dolayı bozulacak. Fazla beklenti içinde olmamakta fayda var. Ocak ayında 35 derece olan bir yer burası.