​ Michael Jackson / Magazin / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '09

 
Kategori
Magazin
 

Michael Jackson

Michael Jackson
 

Michael Jackson!
Sermayenin, popüler kültür avcılığında kullanmış olduğu has adamlarından birisiydi. 1980’li yıllardaki popüler kültür akımına kapılmış olan ergenlik çağı çocuklarının ikonuydu Michael Jackson.
Yediği olay olur, giydiği cazibe halini alır, içtiği damga vururdu dünya gençliğinin gündemine.

Marka ürünler üreten firmalar için Michael Jackson, elde edilecek kârlarda kullanılacak en has isim olmuştu 1980’li yıllarda.
Dünyanın her noktasında tanınmış, gençliği yaptığı her türlü hareketlerle peşinden sürükleyen garip ve tuhaf bir adamdı.
Michael Jackson’a ilgi duyan bir kişi, onu dinleyen birisi, farkında olmadan etrafını saran onca tüketim ürünü ile karşı karşıya kalıyor, kültürel erozyon hadisesinde bodoslama dibe doğru hızla kulaç atıyordu.
Yani, sermayenin ideolojik bombardımanda kullanmış olduğu en yalın, en saf, en temiz yüzüydü Michael Jackson.

Yıllarca Michael Jackson’la ilgili birçok şeyler dinledik.

Michael Jackson mitolojisi!
Michael Jackson masalları!
Michael Jackson destanları!
Michael Jackson trajedileri!
Michael Jackson dramları!

Geniş gençlik yığınları kendisinden geçerek dinledi Michael Jackson’la ilgili mitolojileri, masalları, destanları ve dinlerken içleri eridi her birinin.
Discotekler de sadece onun şarkıları çaldı ve gençlik onun gibi dans etmenin mücadelesine girişti.


Tek kanallı televizyon günlerimizin baş aktörü konumundaydı Michael Jackson.
Michael Jackson ülkemizdeki televizyon ve dünyadaki televizyon kanalları üzerinden öyle bir egemenlik kurduki, dünya üzerinde yaşayan ergenlik çağı gençliği Michael Jackson olmadan yapamaz hale geldi.

Ya ben!
Bu güne kadar ne yalan söyleyeyim, bir elin parmağını geçmez izlediğim dansları ve dinlediğim şarkıları. Bana hiçbir zaman sempatik gelmedi Michael Jackson. Hatta ve hatta çok itici geldi. Benim için altı üstü şarkı söyleyip, dans eden ve popüler kültür aracı haline gelmiş itici bir tiplemeydi.
Michael Jackson denince zihnimde birçok şey kendiliğinden ifade bulurdu. En çok da renginden, derisinden rahatsız olmasıydı. Bu yanı zaten başlı başına iticilik timsali haline gelmişti zihnimde.
Derisinin rengini açabilmek için giriştiği onca çabada, nasıl da faşizan bir kimlik olduğunu hep düşünür ve hayret ederdim.
Ya çocuklara yönelik cinsel tacizi! Zihnimi her zaman meşgul etmişti bu durum ve her defasında zihnimde ilk aklıma gelen bir vehametin ta kendisiydi bu durum.
Başlı başına felaket bir durumdu. Yanlış anlamayın, Michael Jackson’ın tacizci olması değildi vahim olan (zaten sapkınlıkları olan birisiydi), vahim olan ise bir tacizcinin dünya üzerinde milyonlarca seveninin olmasıydı. Ne yaparsa yapsın Michael Jackson, sempati ile karşılanıyordu. İnsanlık adına utanılacak bir durum ama aksine insanlık onun yaptıklarından hoşnut oluyordu. Görmezden geliyor ve yaptıklarını olağan karşılıyordu.

Michael Jackson’ın hayatının önemli bir kısmının mahkemelerde geçtiğini de zaten biliyoruz. Dava konuları ise her zaman sapıklıklar ifade eden şeylerdi. Tuhaf ve garip davranışları ile yaptıklarını hiç bir zaman açıklayamayacak bir pozisyona düşüyor ve buna rağmen mahkemelerden ceza almadan kurtulabiliyordu.

Michael Jackson dünya üzerinde kendisini var eden sermayenin gücünü katlayarak güçlendiren bir kişi olmuştu.
Kullanıldı.
Hem de feci bir şekilde.
Kullananlar ise Michael Jackson üzerinden insanlığı sömürerek devasa kârlar elde etil.
Kullananlar Michael Jackson ile koca bir dünya gençliğini muazzam bir şekilde derin uykuya soktular.

Doğrusu ise şu, ben hiçbir şey anlamadım
Ne buldu insanlar Michael Jackson’da da ben bulamadım?

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..