​ Milli takım yine Türk gibi başlayıp, Türk gibi bitirdi! / Spor / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '10

 
Kategori
Spor
 

Milli takım yine Türk gibi başlayıp, Türk gibi bitirdi!

Milli takım yine Türk gibi başlayıp, Türk gibi bitirdi!
 

Hazırlık kampının en zor karşılaşmasıydı. 60. dakikada yediğimiz gole kadar başka bir milli takım vardı; son yarım saatte bambaşka!

Açıkçası ilk yarı çok güven veren bir görüntüsü vardı. Hatta izleyen bir çok kişiye Dünya Kupası finallerinde olmamamızın büyük bir şanssızlık olduğu hissini vermiş olmalıdır. Özellikle orta saha ve ileri hattın hücum organizasyonları tam anlamıyla Birleşik Devletler takımını çok zorladı. Kazım’ın kendi ceza sahasına yakın bir bölgeden ve ters taraftan Arda’nın önüne attığı gollük pasta ustalık ve akıl vardı.

Arda ilk yarının en iyisiydi; sol taraftan o kadar etkili ataklar geliştirdi ki, Amerikalıların sağ kanadı yokmuş izlenimi uyandırdı. Arda oynadığı farklı futbol ile bu kampın en iyisiydi.

Ancak ikinci yarı bütün görüntü ters yüz oldu. Özellikle defans bölgesi çok ciddi açıklar verdi. Yenilen gollerin hepsinden sinyaller geldi; zaten rakip de ağırlığını ve finallerde neden Türkiye’nin de değil de kendisinin olduğunu gösteren bir oyun oynamaya başladı.

Selçuk çıkana kadar çok fazla aksadı ancak gol Mehmet Topal’ın oyuna girmesinden sonra oldu. Çok ilginç bir not oldu bu da!

Sol tarafta Çağlar da önemli gedikler verdi rakibe.

Servet ile Gökhan’a alternatifler geliştirilmesi gerektiği bütün maç boyunca belirgin olarak görüldü.

Sabri çok çalışkan ancak hep aynı oyunu oynayan bir oyuncu gibi; ezberini hiç bozamıyor.

Tuncay Şanlı İngiltere görmüş olduğunu hissettiriyor. Oynadığı bölge kendisinin Şenol Güneş döneminden bu yana oynadığı ideal bölge ve her zaman orada başarılı olmaya da adaydır. Fenerbahçe'nin en büyük eksikliğinin Tuncay gibi bir oyuncu olduğu bir kere daha bu maçta görülmüş oldu.

Kazım oynadığı bölgede iyi işler yaptı. Arda, Tuncay ve Hamit yakaladıkları önemli pozisyonlarda Kazım’la oynayabilselerdi beraberlik sayısı gelmeden maç kopabilirdi de. Açıkçası Kazım tarzı bir santrafor modelinin Hiddink döneminin en önemli yeniliği olacağı görüldü.

Semih’in Hiddink döneminde de yedek golcü olacağı futbol yaşantısının "değişmez" bir kaderi olduğunu ispatlar nitelikteydi.

Yeni teknik direktörünün takım üzerinde bir etkisi olduğu bir gerçek ancak bir şeyler söylemek için de çok erken. Hiddink gibi bir adamın Türkiye milli takımı seçmesinin geri planında ülkemizde belli bir potansiyel olduğunu tespit etmesi bir gerçekliktir. Yoksa kendisini paraya rağmen ateşe atmazdı. Sonunda yaşı da oldukça ilerledi ve meslek yaşantısının sonunda iyi bir final yapmayı o da tercih edecektir.

Çek Cumhuriyeti ve Kuzey İrlanda karşılaşmaları hiçbir şekilde ölçü değildi. Birleşik Devletler maçıysa tam anlamıyla uyarıydı.

Milli takımın yeni futbolcularının çok net katkılar yapamamış olmaları bu kampın yine dikkat çekici notlarından biriydi.

Birleşik Devletler milli takımının bizim karşımızda hiç de iyi bir sınav vermiş olduğunu söyleyemiyoruz. İlk yarı maç rahatlıkla Türkiye lehine rahatlıkla iki ya da üç farkla da bitebilirdi. Bu futbol Dünya Kupası için ölçüyse işlerinin çok zor olduğu bir gerçekliktir. Ancak son yirmi yıl içinde aldıkları mesafe de bizim için bir uyarı olmalı, birşeyler anlatmalıdır.

Uzay Gökerman

 
Toplam blog
: 2033
: 1268
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..