- Kategori
- Mimarlık
Mimarsinan’ın 400 sene sonraya cözüm üreten sorumluluk duygusu...

Koca Mimarsinan verdiği ölümsüz eserlerle ve bu muhteşem eserlerin günümüze kadar gelmesinin kendisinin bu muhteşem eserleri yaparken yüz yıllar sonrasını düşünmesi ve bu amaçla yaptıklarını görürken günümüz de ise yapılan binaların içinde insanlarla birlikte çökmesi ne kadar düşündürücüdür.
Mimar Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, yedi darülkurra, 20 türbe, 17 imaret, üç darüşşifa (hastane), beş su yolu, sekiz köprü, 20 kervansaray, 36 saray, sekiz mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 364 eser vermiştir. Bu eserleri yaparken nasıl bir düşünce tarzı ve nasıl bir eser ki bunları üretirken yüzyıllar sonraki sorunnun çözümünüde üretmiş.
"Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebası Cami'nin 1990'li yillarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı şöyle anlatmıştı.
Cami bahçesini cevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşaat edildiğini ögrenmiştik fakat taş kemer inşaası ile ilgili pratiğimiz yoktu.
Kemerleri nasil restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp cakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile ilgili notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık.
Kalıbı söktük. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden cıkardığımızda hayretle iki taşin birleşme noktasında olan silindirik bir boşluga yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde durulmus beyaz bir kagit vardi. Şişeyi acıp kağida baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafindan yazılmıştı. Şunlari söylüyordu. " Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklasık 400 senedir. Bu müddet zarfinda bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de degişeceğinden bu kemeri nasil yeniden inşaa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasil inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum. "
Koca Sinan mektubunda böyle başladıktan sonra o kemeri inşa ettikleri taşları Anadolunun neresinden getirttiklerini söylerek izahlarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşaasını anlatıyordu.
Bu mektup bir insanın, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği cabanın insan üstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern cagın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniginin degişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kagit ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Süphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarin erişilmez özelliklerindendir.
Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden cok daha muhteşem olan 400 sene sonraya cözüm ureten sorumluluk duygusudur. İşte bize böyle sorumluluk duygusu olan devlet adamı, yönetici, mimar, mühendisler lazım.