​ MiMOZA / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '10

 
Kategori
Deneme
 

MiMOZA

MiMOZA
 

İlk Kitabım


İstanbul gözümde seninle büyük
Sevmek suç değil anla mimoza
Bilmezdim sensizlik ağırca bir yük
Küllenmiş bir ateş bir sırlı koza

Mehmet Atilla MARAŞ


Yoksulluğuma ait kısmını hesaba katmazsak senin için yapamayacağım şey yok dediğimi biliyorsun. Dediğimi ta ciğerimden dediğimi de en iyi sen biliyorsun.

Mimoza sana derdimi dökmeye geldim dinle beni. Gücümün yetmeyenleriyle sorgulama beni. Allah bile gücün yeteceği kadarını yüklerken..

Mimoza sen yağmurlu bir havada kıvamını bulmuş bir kısrak gibi düşle beni. Yağmurun bütün merhameti yağmıştır bedenine o kısrağın. Kendini bulmuştur o kısrak. Yolunu kaybetmeyecektir inan. Coşkunluğuna ümit yeşert, yeni mimozalar yeşert ne olur. Kötüye teşbih etme dinginliğimi. Ruhumun ateşinin bedenimin serinliğiyle nefes bulduğunu bilmez misin? Geçkinliğimi, alınganlığımı bağışla. Sonsuzluğun merdiveninden bir yukarı bir aşağı gidiş gelişlerimi hep yukarıya çıkışların hesabına kat. Esrikliğimi kendi çapında “fena” ya yor. Bir Hallac-ı Mansur’a yor, bir Hacı Bektaş’a, Bir Nesimi’ye Yor, Bir Yunus’a.

Yorgunum sevgili mimoza. Kanadı tutmaz kuş gibiyim. Kanatlarım kırık değil lakin. Günahlarıma kefaret gör gözyaşlarımı. Hastalık verme bundan öte. Reva görülen türlü yalnızlıklardan anlamsızlık ve tutarsızlıklardan kalbime gidilen yollara döşeli dikenlerden beni azade kılma. Zira aradığımı bulmak için yüreğime yürünmesine gerek yok. Orayı hak eden zaten gizlidir içinde.

Yol dediğin yolcuyla güzel, yolcu içimde. Kanaryalar gönül bahçemde. En parlak yıldızlar bana konuk oldu. Yörüngesini boş verdi gezegenler. Tufanları cep mendilinin içinde bohçalamışlar. Depremler avuç içlerini gıdıklıyor.

Yoktur senden öte bildiğim. Seni yeşerten toprağa can veren suya ne derim. Gözleriyle gökkuşağına renk veren kelebeğin kanadına dokunmak hakkını kim kime veriyor.

Bileylenmiş acılarıma boyun uzatma cesaretini hangi mutsuzluk gösterir. Kıymet bizlerin bahçesinde gül de olmamalı, diken de..

Mimoza, daha yaşanılabilir bir dünya değil mi insanlığın derdi? Yaşanabilir bir dünya, kabul edilebilir bir çözüm, sürdürülebilir bir yaşam ve kullanılabilir bir bilgi tüm insanların temennisi değil mi?

Sana sonsuzluğun bilgisine gösteremediğim yüksek sadakate rağmen, asla hıyanet içerisinde olmamamın verdiği özgüveni taşıyarak yürüdüm. Kapına kadar gelmişken geri çevrilmeyeceğime hep inandım. Kendimden çok sana güvendiğim için. Sözün sözdür bilirim. Benzemiyor söz verişlerin başkalarınınkine.

Mimoza elbette söyleyeceklerin vardır; en çelebi en zarif ruhlarda yeşeren, en zararsız tonda bir yeşille renklenmiş sevgilere bile muhalif duruşlar sergileyen ruh fakirlerine.

Mimoza yemyeşil bir aşkla sana geldiğimi göreceğin ümidindeyim. Senin bakışlarından kaynaklı değil tereddütlerim. İnan Mimoza nasıl gelirim bilmiyorum ama…

Başak sarısını gök mavisiyle örtüştürerek, ilkbahardan ödünç alacağım tazeliği de ekleyerek sana yemyeşil bir aşk sunacağım. Gönül bahçemde gizlediğim budur. İnan koynumda geceyi gizlememin nedeni seni aydınlığından alıkoymaktan öte bir şey değil ki.

Söze bitirdiğin yerden devam etmek istiyorum. seni bir dağ çalısı kadar güçlü ama savunmasız, bir mimoza kadar narin ama dokunaklı,

bir söğüt dalı kadar suya tutsak ama güçsüz, en çok sevebileceğim bir insan kadar seviyorum.


Mimoza küsmek sende, boyun bükmek sende, rüzgâra hayıflanmak sende, çabucak barışmak ta sende. Peki, Ardıç kokusu mudur bendeki? Ardıç kuşuna mahkûmiyet midir? Onun çaresizliği veya sersemliği midir? Nedir Mimoza? Ne… dir?

 
Toplam blog
: 10
: 667
Kayıt tarihi
: 11.01.10
 
 

1974 Adıyaman doğumlu olup; İlk ve orta öğrenimini Adıyaman’da tamamladı. 1997 yılında Niğde Üniv..