- Kategori
- Hukuk
Mirasın reddi

Bu haftaki konum, mirasın reddi.
Türk Medeni Kanunu'nda ölen kişinin mirasçılarına mirası reddetme hakkı tanınmıştır. Türk Medeni Kanununda bu hakkın ne şekilde kullanılacağı düzenlenmiştir. Buna göre "yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler." Görüldüğü gibi bu hak sadece ölenin yasal mirasçıları için değil, aynı zamanda miras bırakanın vasiyetiyle belirlediği atanmış mirasçıları için de kabul edilmiştir.
Kanunda bu hakkın kullanım süresi de belirlenmiştir. TMK göre "miras üç ay içerisinde reddolunabilir". Bu üç aylık süre murisin ölüm veya mirasçı, mirasçı olduğunu daha sonra öğrenmişse öğrenme tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. Kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü süredir. Yani bu sürenin geçmesinden sonra mirasın reddi (hükmi red hali dışında) mümkün değildir. Mirasın reddinin tescili için mahkemeye başvurulması halinde, başvurunun süresi içerisinde yapılıp yapılmadığını hâkim resen inceler.
TMK’da düzenlenen mirasın hükmi reddi ise borca batık terekede, mirasın gerçek reddi için öngörülen hak düşürücü sürenin bir istisnası olarak görülebilir. Buna göre "ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır". Görüldüğü gibi terekenin borca batık olduğu durumlarda mirasçılar süresi içerisinde mirası reddetmemiş olsalar dahi, kanunen mirası reddettikleri kabul edilmektedir. Bunun için ölen hakkında ölmeden önce bir aciz belgesi düzenlenmiş olması şart değildir. Murisin borçlarının bıraktığı malvarlığından daha fazla olması durumunda terekenin borca batık olduğu kabul edilir.
Mirasın hükmi reddi, gerçek red için öngörülen süre geçtikten sonra tescil ettirilebileceği gibi, murisin alacaklısı tarafından takip edilen bir borç veya alacak davasında itiraz olarak da öne sürülebilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, mirasın hükmen reddinden önce mirasçının tereke üzerinde mirası kabul ettiğini gösteren herhangi bir tasarrufta bulunmamış olmasıdır.
Mirasın gerçek ve hükmi reddinin bir takım hukuki sonuçları vardır. Bunlardan en önemlisi mirası reddedenin miras hakkının kendisi sağ değilmiş gibi diğer mirasçılara geçmesidir. TMK’daki düzenleme,"yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır"şeklindedir. Yani, A' nın ölümünden sonra mirası reddeden oğlu B' nin miras payı B' nin çocuğu C' ye geçecektir. Böyle bir durumda C' nin de, B'nin mirası reddettiğini öğrendiği tarihten itibaren üç ay içerisinde mirası reddetme hakkı olacaktır. Eğer mirası reddeden yasal değil de, atanmış mirasçı ise, reddettiği miras onun alt soyuna geçmeyecek, böyle bir mirasçı atanmamış gibi, bu miras payı da ölenin en yakın yasal mirasçılarına geçecektir.
Alt soyun tamamının mirası reddetmesi durumunda, miras sağ kalan eşe geçer. Mirasçıların tamamının mirası reddetmesi halinde ise miras iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Terekeden önce ölenin borçları ödenir, geriye bir değer kalması halinde bu değer yasal mirasçılara, mirası reddetmemişler gibi yasal payları oranında paylaştırılır. Bunun yanında tüm mirasçılar mirası reddederken. TMK.’ya göre, "kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler." Bu durumun kendilerine bildirilmesinden sonra, sonra gelen mirasçılar bir ay içerisinde mirası kabul etmezlerse, mirası reddetmiş sayılırlar.
Mirasçının, ret süresi içerisinde, mirası reddetmeden önce ölmesi halinde mirası reddetme hakkı, onun mirasçısına geçer. TMK bu hakkın kullanımı için hak düşürücü süreyi "...kendilerinin miras bırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin miras bırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça sona ermez" şeklinde düzenlemiştir.
Son olarak mirasın reddinin, miras bırakandan kalan emekli maaşı ve destekten yoksun kalma tazminatına etkisine değinmek gerekir. Mirasçı, mirası reddettiği takdirde, mirasçının ölümü sonucunda kendisine bağlanan emekli, dul ve yetim maaşından ve koşulları varsa destekten yoksun kalma tazminatından da vazgeçmiş olacak mıdır?
Yerleşmiş Yargıtay kararları, mirasın reddinin, SGK'ca bağlanan maaşın alınmasına engel teşkil etmeyeceği yönündedir. Çünkü bağlanan bu maaşlar ölüm zamanında tereke kapsamında değildir.
Herkese mutlu ve huzurlu haftalar !