​ Misafir işçilikten Eyalet Parlamentosuna / Çalışma Yaşamı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '10

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
 

Misafir işçilikten Eyalet Parlamentosuna

Misafir İşçilikten Eyalet Parlamentosuna

NRW Seçimleri

ve

Göçmenlerin Etkin Gücü

Yorum yapan çok olacak diye NRW seçimleri ile ilgili yazmak istemiyordum. Ancak özellikle mensubu olduğum göçmenler kitlesi bakımından hoşuma giden sonuçlar açısından birkaç söz söyleme gereği duydum.

Diğer yandan “yerli” ve asli politik aktörlerimizin (mevcut toplumsal hayatın siyaset alanının en önemli unsurlarından biri olan demokrasinin temelini oluşturan seçim oyunlarının oynandığı) eyalet çapındaki politika müsabakalarında toplu halde uğradıkları yenilgiye şahit olmanın verdiği mecburiyet ile birkaç cümle de ben yazmak istedim.

Doğal olarak ben mesleğimin verdiği alışkanlıkla seçim oyununun muhasebesi ile ilgili birkaç rakam vererek yenilgiyi ve gücümüzü göstermek istiyorum.

Seçim 81, 7 Milyon nüfuslu Almanya’nın en büyük eyaletlerinden olan 18 milyon 29 bin kişinin yaşadığı NRW’de yapıldı. Bu nüfus Almanya’nın toplam nüfusunun %22’sine denk gelmektedir. Basit bir genelleme ile Almanya’da yaşamakta olan her 4-5 kişiden birinin tercihinin göstergesi olduğu söylenebilir.

18 Milyon NRW nüfusunun 13.270.933’ü kayıtlı seçmen. Bu sayı toplam nüfusun %73, 7’sine tekabül ediyor. Buradan çocukların dışında yaklaşık olarak nüfusun %10’nu oluşturan 50 yıldır bu ülkede yaşamasına bakılmaksızın 1, 8 Milyon yabancı uyruklu olan kitlenin otomatikman sadece seyirci olmaya mahkum edilerek demokrasi oyunu dışında bırakıldığını görüyoruz.

İlk ve en basit biçimlerini saymaz isek bu günkü anlamına yakın biçimleri ile sadece ayrıcalıklılara mahsus temel bir hak ve aktivite olarak iki bin dört yüz yıldan beri sahnelenmekte olan toplumsal bir oyuna daha geçen günlerde birçoğumuz bir kez daha PASİF SEYİRCİ olduk.

Sebebi yine sayıların sırrında gizli (Apaçık). 18 milyonluk kalabalık bir eyaletin kısmen aktif oyuncusu 7.872.862 ( kayıtlı seçmen sayısının 59, 3 %’ü toplam nüfusun sadece %43, 7 sine denk düşüyor.)

Sistemin karmaşık ve anlaşılmazlıkları vb nedenlerle geçerli oy sayısı 7.759.325 olunca bu durumda toplama oranı %43, 1’e iniyor.

Seçim yasasındaki baraj uygulaması nedeni ile parlamentoya giremeyen adaylara ve partilere verilen oylar da toplam oyların %6, 5’ini oluşturuyor. Böylece parlamentoya seçilen 181 milletvekili toplam 7.254.968 oyla 18 milyon nüfuslu eyaletin kaderini eline almış bulunuyor.

Yaş nedeni ile seçime katılma hakkı olmayan kesimin dışında kalan 15 milyondan fazla bir nüfusu %50’nin altındaki bir katılımla teşekkül eden parlamento ve burada oluşacak daha da sınırlı bir temsil kabiliyeti olan politik yönelimler bu dünyanın önemli eyaletlerinden birini yönetecek.

Bu seçimler vatandaşlık hakkı gibi yasaların açtığı olanakları değerlendiren göçmenlerin bundan böyle sadece vitrinlik çeşni olarak değil daha fazla özen ve ciddiyetle dikkate alınıp hesaba katılmasının gerekliliğinin altını kalınca çizdi.

Bunun en açık örneğini Die Linke’de görüyoruz. Seçilen 11 temsilcinin 3’ü göçmen kökenli. Ve Sol Parti oylarının %30’dan fazlasını göçmenlerden alıyor. Başka bir hesapla göçmen oyları olmasa Sol parti %5’in altında kalıyor olacaktı. O takdirde meclis aritmetiği başka türlü olacaktı. Bu gelişme ile göçmenler iki bin yıldır eskimiş bulunan cazibesini yitirmiş demokrasiye yeniden canlılık getirerek çok önemli bir katkıda bulunmuş oldular.

Bu durum başta CDU’nun bilançosuna ve ardından SPD’nin bilançosuna eksi puan olarak yansıdı. Vergi indirimi, istikrar vb. gibi vaatlerini ciddiyetle yerine getirmeyen hükümete orta direk ve dar gelirli vatandaşlar Küçük Esnaflar ve Sanatkarlar cephesinden beklenilenden daha ağır bir fatura kesilmesine neden oldu.

Bu defa (dolaylı olarak) “Kasa Defterini Kuralına Uygun Tutamayan Hükümete” Orta Direk ( - ) %10 Ceza Kesti.

Demokrasi toplumun en geniş kesimlerini kapsayacak şekilde yeniden şekillendirilmeye acil ihtiyaç duymaktadır!

Demokrasi oyununa giriş kuralları onun doğal taraflarından olan varlıklının da varlıksızın da kolayca girebileceği şekilde yeniden düzenlenmeye acil ihtiyaç göstermiştir!

Misafir İşçilikten Eyalet Parlamentosuna


NRW Seçimleri

ve

Göçmenlerin Etkin Gücü

Yorum yapan çok olacak diye NRW seçimleri ile ilgili yazmak istemiyordum. Ancak özellikle mensubu olduğum göçmenler kitlesi bakımından hoşuma giden sonuçlar açısından birkaç söz söyleme gereği duydum.

Diğer yandan “yerli” ve asli politik aktörlerimizin (mevcut toplumsal hayatın siyaset alanının en önemli unsurlarından biri olan demokrasinin temelini oluşturan seçim oyunlarının oynandığı) eyalet çapındaki politika müsabakalarında toplu halde uğradıkları yenilgiye şahit olmanın verdiği mecburiyet ile birkaç cümle de ben yazmak istedim.

Doğal olarak ben mesleğimin verdiği alışkanlıkla seçim oyununun muhasebesi ile ilgili birkaç rakam vererek yenilgiyi ve gücümüzü göstermek istiyorum.

Seçim 81, 7 Milyon nüfuslu Almanya’nın en büyük eyaletlerinden olan 18 milyon 29 bin kişinin yaşadığı NRW’de yapıldı. Bu nüfus Almanya’nın toplam nüfusunun %22’sine denk gelmektedir. Basit bir genelleme ile Almanya’da yaşamakta olan her 4-5 kişiden birinin tercihinin göstergesi olduğu söylenebilir.

18 Milyon NRW nüfusunun 13.270.933’ü kayıtlı seçmen. Bu sayı toplam nüfusun %73, 7’sine tekabül ediyor. Buradan çocukların dışında yaklaşık olarak nüfusun %10’nu oluşturan 50 yıldır bu ülkede yaşamasına bakılmaksızın 1, 8 Milyon yabancı uyruklu olan kitlenin otomatikman sadece seyirci olmaya mahkum edilerek demokrasi oyunu dışında bırakıldığını görüyoruz.

İlk ve en basit biçimlerini saymaz isek bu günkü anlamına yakın biçimleri ile sadece ayrıcalıklılara mahsus temel bir hak ve aktivite olarak iki bin dört yüz yıldan beri sahnelenmekte olan toplumsal bir oyuna daha geçen günlerde birçoğumuz bir kez daha PASİF SEYİRCİ olduk.

Sebebi yine sayıların sırrında gizli (Apaçık). 18 milyonluk kalabalık bir eyaletin kısmen aktif oyuncusu 7.872.862 ( kayıtlı seçmen sayısının 59, 3 %’ü toplam nüfusun sadece %43, 7 sine denk düşüyor.)

Sistemin karmaşık ve anlaşılmazlıkları vb nedenlerle geçerli oy sayısı 7.759.325 olunca bu durumda toplama oranı %43, 1’e iniyor.

Seçim yasasındaki baraj uygulaması nedeni ile parlamentoya giremeyen adaylara ve partilere verilen oylar da toplam oyların %6, 5’ini oluşturuyor. Böylece parlamentoya seçilen 181 milletvekili toplam 7.254.968 oyla 18 milyon nüfuslu eyaletin kaderini eline almış bulunuyor.

Yaş nedeni ile seçime katılma hakkı olmayan kesimin dışında kalan 15 milyondan fazla bir nüfusu %50’nin altındaki bir katılımla teşekkül eden parlamento ve burada oluşacak daha da sınırlı bir temsil kabiliyeti olan politik yönelimler bu dünyanın önemli eyaletlerinden birini yönetecek.

Bu seçimler vatandaşlık hakkı gibi yasaların açtığı olanakları değerlendiren göçmenlerin bundan böyle sadece vitrinlik çeşni olarak değil daha fazla özen ve ciddiyetle dikkate alınıp hesaba katılmasının gerekliliğinin altını kalınca çizdi.

Bunun en açık örneğini Die Linke’de görüyoruz. Seçilen 11 temsilcinin 3’ü göçmen kökenli. Ve Sol Parti oylarının %30’dan fazlasını göçmenlerden alıyor. Başka bir hesapla göçmen oyları olmasa Sol parti %5’in altında kalıyor olacaktı. O takdirde meclis aritmetiği başka türlü olacaktı. Bu gelişme ile göçmenler iki bin yıldır eskimiş bulunan cazibesini yitirmiş demokrasiye yeniden canlılık getirerek çok önemli bir katkıda bulunmuş oldular.

Bu durum başta CDU’nun bilançosuna ve ardından SPD’nin bilançosuna eksi puan olarak yansıdı. Vergi indirimi, istikrar vb. gibi vaatlerini ciddiyetle yerine getirmeyen hükümete orta direk ve dar gelirli vatandaşlar Küçük Esnaflar ve Sanatkarlar cephesinden beklenilenden daha ağır bir fatura kesilmesine neden oldu.

Bu defa (dolaylı olarak) “Kasa Defterini Kuralına Uygun Tutamayan Hükümete” Orta Direk ( - ) %10 Ceza Kesti.

Demokrasi toplumun en geniş kesimlerini kapsayacak şekilde yeniden şekillendirilmeye acil ihtiyaç duymaktadır!

Demokrasi oyununa giriş kuralları onun doğal taraflarından olan varlıklının da varlıksızın da kolayca girebileceği şekilde yeniden düzenlenmeye acil ihtiyaç göstermiştir!


Misafir İşçilikten Eyalet Parlamentosuna

NRW Seçimleri

ve

Göçmenlerin Etkin Gücü

Yorum yapan çok olacak diye NRW seçimleri ile ilgili yazmak istemiyordum. Ancak özellikle mensubu olduğum göçmenler kitlesi bakımından hoşuma giden sonuçlar açısından birkaç söz söyleme gereği duydum.

Diğer yandan “yerli” ve asli politik aktörlerimizin (mevcut toplumsal hayatın siyaset alanının en önemli unsurlarından biri olan demokrasinin temelini oluşturan seçim oyunlarının oynandığı) eyalet çapındaki politika müsabakalarında toplu halde uğradıkları yenilgiye şahit olmanın verdiği mecburiyet ile birkaç cümle de ben yazmak istedim.

Doğal olarak ben mesleğimin verdiği alışkanlıkla seçim oyununun muhasebesi ile ilgili birkaç rakam vererek yenilgiyi ve gücümüzü göstermek istiyorum.

Seçim 81, 7 Milyon nüfuslu Almanya’nın en büyük eyaletlerinden olan 18 milyon 29 bin kişinin yaşadığı NRW’de yapıldı. Bu nüfus Almanya’nın toplam nüfusunun %22’sine denk gelmektedir. Basit bir genelleme ile Almanya’da yaşamakta olan her 4-5 kişiden birinin tercihinin göstergesi olduğu söylenebilir.

18 Milyon NRW nüfusunun 13.270.933’ü kayıtlı seçmen. Bu sayı toplam nüfusun %73, 7’sine tekabül ediyor. Buradan çocukların dışında yaklaşık olarak nüfusun %10’nu oluşturan 50 yıldır bu ülkede yaşamasına bakılmaksızın 1, 8 Milyon yabancı uyruklu olan kitlenin otomatikman sadece seyirci olmaya mahkum edilerek demokrasi oyunu dışında bırakıldığını görüyoruz.

İlk ve en basit biçimlerini saymaz isek bu günkü anlamına yakın biçimleri ile sadece ayrıcalıklılara mahsus temel bir hak ve aktivite olarak iki bin dört yüz yıldan beri sahnelenmekte olan toplumsal bir oyuna daha geçen günlerde birçoğumuz bir kez daha PASİF SEYİRCİ olduk.

Sebebi yine sayıların sırrında gizli (Apaçık). 18 milyonluk kalabalık bir eyaletin kısmen aktif oyuncusu 7.872.862 ( kayıtlı seçmen sayısının 59, 3 %’ü toplam nüfusun sadece %43, 7 sine denk düşüyor.)

Sistemin karmaşık ve anlaşılmazlıkları vb nedenlerle geçerli oy sayısı 7.759.325 olunca bu durumda toplama oranı %43, 1’e iniyor.

Seçim yasasındaki baraj uygulaması nedeni ile parlamentoya giremeyen adaylara ve partilere verilen oylar da toplam oyların %6, 5’ini oluşturuyor. Böylece parlamentoya seçilen 181 milletvekili toplam 7.254.968 oyla 18 milyon nüfuslu eyaletin kaderini eline almış bulunuyor.

Yaş nedeni ile seçime katılma hakkı olmayan kesimin dışında kalan 15 milyondan fazla bir nüfusu %50’nin altındaki bir katılımla teşekkül eden parlamento ve burada oluşacak daha da sınırlı bir temsil kabiliyeti olan politik yönelimler bu dünyanın önemli eyaletlerinden birini yönetecek.

Bu seçimler vatandaşlık hakkı gibi yasaların açtığı olanakları değerlendiren göçmenlerin bundan böyle sadece vitrinlik çeşni olarak değil daha fazla özen ve ciddiyetle dikkate alınıp hesaba katılmasının gerekliliğinin altını kalınca çizdi.

Bunun en açık örneğini Die Linke’de görüyoruz. Seçilen 11 temsilcinin 3’ü göçmen kökenli. Ve Sol Parti oylarının %30’dan fazlasını göçmenlerden alıyor. Başka bir hesapla göçmen oyları olmasa Sol parti %5’in altında kalıyor olacaktı. O takdirde meclis aritmetiği başka türlü olacaktı. Bu gelişme ile göçmenler iki bin yıldır eskimiş bulunan cazibesini yitirmiş demokrasiye yeniden canlılık getirerek çok önemli bir katkıda bulunmuş oldular.

Bu durum başta CDU’nun bilançosuna ve ardından SPD’nin bilançosuna eksi puan olarak yansıdı. Vergi indirimi, istikrar vb. gibi vaatlerini ciddiyetle yerine getirmeyen hükümete orta direk ve dar gelirli vatandaşlar Küçük Esnaflar ve Sanatkarlar cephesinden beklenilenden daha ağır bir fatura kesilmesine neden oldu.

Bu defa (dolaylı olarak) “Kasa Defterini Kuralına Uygun Tutamayan Hükümete” Orta Direk ( - ) %10 Ceza Kesti.

Demokrasi toplumun en geniş kesimlerini kapsayacak şekilde yeniden şekillendirilmeye acil ihtiyaç duymaktadır!

Demokrasi oyununa giriş kuralları onun doğal taraflarından olan varlıklının da varlıksızın da kolayca girebileceği şekilde yeniden düzenlenmeye acil ihtiyaç göstermiştir!

 
Toplam blog
: 15
: 1082
Kayıt tarihi
: 11.10.08
 
 

İzmir'in ılık kış günlerinden biri 21 Ocak 1959 günü Bulgurca Köyü'nde dünyaya geldi. O günlerde ..