- Kategori
- Felsefe
Modernizm yaklaşımı açısından pozitif ve negatif

Hiçbir şey karşıtı yerine konamaz, karşıtı olmadan bir şey ve her şey var olamaz. Pozitif ve negatif değer, bir bütünün iç ilişkilerinde birçok koşula bağlı olarak değişen ağırlıkları olan değerler bütünü olarak görülebilir. Kişisel seçimde bunlardan herhangi birini tercih seçeneği yoktur.
Yerleşmiş ve moda olmuş yaklaşıma göre pozitiflik veya pozitif olma hali seçilebilir ve yaşanabilir hale getirilebiliyor. Bunun nedenini popüler kültürün hızlı tüketim ve akışında arayabiliriz.
Negatif olma durumu da kelime anlamıyla itici bulunabiliyor. Oysa negatif ve pozitif bir ve bütün, birbirinin dinamiği olan hallerdir. Negatifte en az pozitif kadar önemli ve değerlidir.
Bir örnek olarak, tasarım eğitiminin başlangıcının önemli bir ayak negatif ve pozitif ilişkisini anlamak ve birbirleriyle kurdukları bağı irdelemekle geçer. Gerçek negatif ve pozitif durumda çoğu zaman hangisinin pozitif etki hangisinin negatif etki olduğunu bile anlayamaz duruma gelirsiniz. Bu noktada çözümün anlık olarak doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu belirleyen başka kriterleri devreye sokmak zorunda kalırsınız.
Ben pozitif olmayı seçtim, artık tüm enerjimi pozitif olmak için kullanacağım demek deneyim eksikliği ve pasifist bir yatay gelişim yaratır. Böyle bir seçim, evrende ve öğretilerde yoktur.
Belki deneysel olarak bu tür bir seçim -imkansız ama- yapılabilir ama bu seçimi öğreti haline getirip yaygınlaştırmak yeni çağ düşünce ve yaklaşımlarına pek uymamaktadır. Siz tam pozitifliği yakaladığınızı düşündüğünüz anda bakmışsınız ki negatifliğe ulaşmışınızdır.
Bu yaklaşım, diyalektik materyalizmde karşıtların birliği olarak ele alınmıştır. Materyalizmi, ruhtan yoksun ve full maddeci gören bir görüş nedeniyle birçok doğru da bu karmaşada kaybolup gitti. Bu nedenle de bu konuda görüş bildirme ihtiyacı hissettim.
Pozitif ve negatif tüm durumlar evrende vardır, bütündür gelişimin bir parçasıdır ve zorunludur.
Şöyle bir ifade gelişmenin önünü açabilir. "Ben negatif ve pozitif olmayı seçmek için evrene gelmedim. Oluşun bütün şekillerini gelişimimin her aşamasında kabul ediyor ve deneyimimim parçası sayıyorum" demekle evrenin bütünlüğüne yönelik kabul edişi gerçekleştirmiş oluruz.
Kabulün yarattığı enerji artık pozitif veya negatif olarak tanımlamaktan çıkar, anın gereğini yerine getirme haline dönüşür. Tasarımda da bunun adı anlık doğru çözüme ulaşmak aşamasıdır. (Sanat bu aşamadan sonra işe estetik değerlerin de girmesinden sonra ortaya çıkar)
Bu aşamada sorgulama, endişe, korku ve duygunun her hali gelişimin itici motoru olmaktan ne kadar çıkabilirse farkındalık seyri, an'ı deneyimleme de o denli gelişir.
Bu aşamadan sonra da bütüne, bire ulaşmak mümkün olabilir. (Belki deneysel)
İşte o an başlangıçta ulaşmaya çalıştığımız an'dır. Buna pozitif diyebilir miyiz?