- Kategori
- Dünya
Moskova AB`yi tehdit ediyor

Rusya Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev yabançı ülke temsilçilerle Putin gibi sert konuşmayı seviyor. Bu Rusya politikasında artık adet haline gelmiş. Rusya`nın ilk Cumhurbaşkanı Boris Yaltsin`in AGİT`in 1999 yılında İstanbul zirve toplantısında ABD Başkanı Klinton`u kastederek, “köpekoğlu” söylediği halen hafızalarda.
Medvedev bugünlerde Rusya'nın uzak doğusundaki Habarovsk şehrinde Avrupa Birliği (AB) heyeti ile görüştü ve... hiçbir konuda anlaşamadı. Avrupa Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso, AB Dönem Başkanı Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus ve AB Dış Politika ve Güvenlik Temsilcisi Javier Solana Rusya`dan eliboş döndüler.
Anlaşma saklanamayan konular: Enerji Ortaklığı, Güristan`ın toprak bütünlüğü ve Doğu Ortaklığı Projesi.
Rusya birinci iki konuda aylardır direniyor, ancak Avrupa Birliği`nin Doğu Ortaklık Projesi neden Kremli bu kadar endişelendiriyor?
Yanıtı Medvedev`in dilinden duyalım: "Her türlü ortaklık, her zaman çatışmadan iyidir. Ancak biz bazı ülkelerle kurulan işbirliğinin, Rusya karşıtı bir ortaklığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz Doğu Ortaklığı'nın anti-Rus birliğine dönüşmesini istemiyoruz".
Medvedev “bazı ülkeler” derken her halde Polonya ve Baltık ülkelerini kastediyor. Doğu Ortaklığı`nın müellifi olan Polonya ve Baltık ülkeler hakikaten Moskova`nın bölgede ağalık politikalarını kabul etmiyor ve Rusya`ya komşu ülkelerin AB`ye daha sıkı entegre olmasını istiyorlar. Medvedev de bu ekonomik entegrenin “anti-Rus işbirliği” gibi nitelendiriyor.
Moskova AB`nin Ukrayna, Belarus, Moldova, Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan'la ilişkileri geliştirme anlamında oluşturduğu Doğu Ortaklığı Projesini NATO'nun genişleme operasyonuna benzetiyor. Kremlin ayrıca, sözkonusu projenin kendi kontrolü altında tuttuğu Bağımsız Devletler Topluluğu`na (BDT) tehlike oluşturduğunu belirtiyor. Rus yönetiçiler Doğu Ortaklığı`na katılan devletleri tahdidden de kalmıyorlar: “Doğu Ortaklığı`na üye olan ülkeler BDT`deki üyeliklerini gözden geçirmek zorunda kalabilirler”.
En enteresanı o ki, Kremlin`in tehdit ettiği ülkeler içinde strateji ortakları - Belarus, Ermenistan ve Moldova da yer alıyor. Her 3 ülke Doğu Ortaklık Projesinin içinde. Tehdite rağmen, strateji ortaklar da tüm yumurtaları aynı sepete koymağın doğru olmadığını anlamağa başlamışlar.
Kremlin “arka bahçesi”inde Batının herhangi kıpırdanmasını kendisi için büyük tehlike görüyor. Rus emperyasını oluşturan çarlar ve Sovyet yönetiçiler de böyle düşünüyordular. Sonuc malum…