​ Motorcu abla / Anılar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Haziran '11

 
Kategori
Anılar
 

Motorcu abla

Motorcu abla
 

İşte! Size motorcu ablanın siyahın kralı Kanuni marka 150 cc'lik, siyahın motorsikletinin modeli...


Geçen çarşamba, akşamı saat 8.30'da Üsküdar Acıbadem'deydik. Arkadaşım Önder'in yöneticisi olduğu sürücü kursu için motorsiklet almaya gitmiştik Acıbadem'e. Tek bildiğimiz, 150 cc'lik Kanuni marka motorsikletin sahibinin bayan olduğuydu. 

Motorsikleti alacağımız yere geldiğimizde, fazlasıyla iyi niyetli, aracı genç arkadaş, bizim 20'li yaşlarında tiki tavırlı sandığımız, genç kızı aradı: 

- Ablacım! Hadi aşağı in. Biz geldik. Seni bekliyoruz. 

Hatun kişi aşağı indiğinde, neredeyse küçük dilimi yutuyordum; şaşkınlığımdan! 

Tam 50 yaşında, üzerinde lacivert kot tulum pantolon, kumral, uzun, örgülü saçları sol omzundan aşağı inen, 1.70 boyunda, zeytin gözlü, sol omuz başında küçük bir kelebek dövmesi olan, tay gibi, dalyan gibi hatun, tam karşımda durmaktaydı.2 tane 30'luk hatunu sağ cebinden, 2 tane 35'lik fıstığı sol cebinden çıkarırdı! O derece taşşş! yani hatun kişi! 

Ben... Motorsikleti çoktan unutmuş, bu afet parçasını izlemekteydim artık! Huyum kurusun. Ne zaman, nerde güzel hatun görsem, dayanamam; işi gücü bırakır, seyre dalarım hatun kişiyi!... Gözlerim bayram eder benim! Gözlerimi de güzel hatunlara bakarken bozdum zaten! Neyse... 

Her hareketiyle,  

- Ben, şu feleğin çemberinden geçtim de geldim. Dağları taşları yardım da geldim. der gibiydi; hatun kişi... 

Muhtemel ki, çocukluğunda erkek çocuklarıyla çok oynamıştı Zonguldaklı abla. Bu tatlı sert, erkek kadın halleri, o günlerden kalmaktaydı... 

Aracı arkadaş, ruhsatı istediğinde, ruhsatı sol eliyle pantolununun arka cebinden bir çıkarışı vardı ki, değme delikanlı halt etmiş yanında... 

O ara... Sırf kadın olduğu için, sağa çekmesini isteyen, ehliyet, ruhsat kontrolü yapan bir trafik polisiyle aralarında geçen diyaloğu bir anlatışı vardı ki, sanırsınız ki orta oyunun piri, rahmetli Dümbüllü İsmail gelmiş, sizin için orta oyunu oynamakta... 

Satış için kapora isteyip istemediğini sorduğumuzda, motorcu abla; kaporayı öylesine delikanlı bir hareketle aracı genç arkadaşa uzattı ki, bu soruyu aracıya değil, ona sorduğumuza soracağımıza bin pişman olduk! 

Sohbetimiz sırasında iki kez gözleri bulutlandı motorcu delikanlı ablanın... 

İlkinde, Bingöl'de askerliğini yapan, tezkeresine 29 gün kalan oğlunu anlatmaktaydı... İkincisindeyse, üzerini beyaz bir gelink misali örtüyle kapladığı, gıcır gıcır, tertemiz, arka tarafında siyah püsküllü geniş bir çanta da olan oldukça da süslü, siyahın kralı motorsikletini bize anlatmaktaydı. 

Hiç şüphesiz, vefalı yol arkadaşıyla vedalaşmak ona çok zor gelmekteydi... 

Eeeee!... Delikanlı da olsa, kocaman bir motorsiklete de binse, yüreğinde ana şefkati olan, aslan gibi bir kadındı motorcu abla... 

Sahi!... Biz motorsiklet almaya gelmiştik değil mi?!!! 

 
Toplam blog
: 1349
: 1777
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..