​ MSN'de altı blogcu / İnternet / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '07

 
Kategori
İnternet
 

MSN'de altı blogcu

MSN'de altı blogcu
 

Hani futbolda maç gitti derken son dakikalarda atılan bir gol size "Oh!" dedirtir ya, bu gece ben de buna benzer bir olay yaşadım. Gece yarısını geçen zamanda MSN'deki altı blogcudan son olarak Celal Çelik'le başbaşa kaldık. Onunla da ilk kez MSN'de karşılaşarak milli oldum. Celal'den ayrıldıkan sonra Milliyet Blog'u ziyaret ederek son yazılan blogdan başlayarak bir öncekine, bir öncekine ... göz gezdirmeye başladım. Kaldığım yere gelene kadar bakarım. Önce tanıdıklar, sonra konu başlıkları ve kategorilere göre teker teker incelerim her blogu. İyi bir yöntem mi bilemem ama bunu hep yapıyorum.

Konu başlığı "İzmir toplantısı" olan bir blog gördüm, yazarı da "s.aydın". "Sedat bey inşaallah iyi bir şey yazmışındır, iyi bir şey yaz da bu iş artık tatlıya bağlansın, ben de sana güzel bir yorum yazayım" diye geçirdim içimden. Konu başlığı İzmir ya da İzmir'le ilgili olan her yazıyı okurum. Kim yazarsa yazsın. Bu yazıyı da okudum, başka okuyanlarda olmuş 45 kişi falan. Açık söyleyeyim bana göre Sedat beyin bu güne kadar yazdığı en güzel blog. Onu yazımdan sonra önereceğim bloglar arasına alacağım. Ne yazmış derseniz sayfamda göreceksiniz zaten, tıklar hem blogunu hem de yorumumu okursunuz.

Yorumumu da yazdıktan sonra biraz rahatladım. Son günlerde üzerimde artan gerginliği azaltmak için ihtiyacım vardı. İyi oldu yani. Bu rahatlamadan sonra hem bu konudan bahsetmiş hem de değineceğim konuya bir başlangıç yapmış oldum.

Efendim son üç gündür MSN'de çocuklar gibi şeniz. Sizlerde olduğu gibi bende de MSN Messenger'da bazı blogcu arkadaşlarım kayıtlı. Beş ay içinde bir şekilde alıp vermişiz hotmail adreslerimizi birbirimize. Pazartesi, Salı, Çarşamba üç gündür ha bire konuşma. Biri geliyor, diğeri başkasını getiriyor derken ilk günden beri aynı anda konuşanların sayısı altıyı bir türlü geçmiyor. O nedenle bazen blog ve yorumlarda "MSN'de altı blogcu" ibaresini görürseniz "nedir bu" diye merek etmeyin. Ayrılanlar beş on dakika sabretseler yediyi bulacağız ama bir türlü olmuyor. En sona kalanlardan birisi benim. Hem o arkadaşların bir kısmını oraya toplamam, biraz bu işleri bilmem, ara sıra şarkı linklerini vermem en önemlisi nöbetçi MSN'ci olmam nedeniyle sona kalan ben oluyorum. Son konuğu uğurlayana kadar dükkanı kapatmıyorum. İlk gece Mehmet Eren, dün gece Homeros, bu gece de Celal Çelik idi konuğum. Bir arada konuşan altı blogcu ise her gece farklı farklı arkadaşlarımızdan oluştu Ve blogda tanışamadığımız arkadaşlarla burada tanıştık. Sanırım bu dostluklar devam edecek.

Ancak bu geceden başlayarak ben aralarında olamayacağım. En azından evdeki bilgisayarı kullanamayacağım için aralarında olamayacağım. Ama evden bir iki saatliğine "arkadaşlarla MSN'de konuşacağız" gerekçesiyle kaytarırsam en yakın internet kafeden aralarına katılırım da, acaba olur mu diye bir tereddüt içindeyim. Hayatım boyunca çok defa maç izleyeceğim, arkadaşlarla buluşacağım gibi nedenlerle evden ayrılmıştım. Evden izin sorun değil de internet kafeye beni alırlar mı? Yaşım tutar mı? Başka birşey isterler mi? diye gecenin bu vaktinde bunu düşünüyorum. Yarın sabah ilk işim bunu araştırmak olacak.

Ha evdeki bilgisayar... "Almanya'dan oğlum gelecek evi boşaltın" hikayesinde olduğu gibi, gerçekten dört haftalığına Almanya'ya giden küçük oğlum (20) dönecek, ondan bana sıra kalmaz, kalsa da saat 03:00 den sonra kalır. O saatte kimse olmaz, bi işe yaramaz yani. En iyisi internet kafe. Bir saat, yetmezse iki saat. Yarın, dediğim gibi iyi bir araştırma yapayım, şartları nelerdir, saat ücreti, kamera ve daha başka ne varsa. Yoksa bu arkadaşlar ben olmadan altı kişi değil iki kişi bir araya gelemezler. Öğretene kadar internet kafeye devam.

Resim. www.altindag-bel.gov.tr

Umarım böyle bir baskın olmaz gittiğim kafede, yanarım valla :)

 
Toplam blog
: 240
: 2494
Kayıt tarihi
: 13.04.07
 
 

6 Mayıs, bir Hıdırellez günü "Merhaba dünya" demişim. Geçen elli küsur yıl. Bir şarkı vardır Osma..