- Kategori
- Güncel
Müdüre bak….
Konya İl Kültür ve Turim Müdürü Abdulsettar Bey’in Pariste Mevlana tanıtım gösterisinde sandalyeye bağdaş kurup, beyaz çoraplarını ve topuğuna bastığı ayakkabısını sergilemesinden sonra Sakarya’da bir ilköğretim okulu müdürünün milletvekilleri önünde diz çöken fotoğrafı da içimi acıttı.
Neden böyle? Niye böyle? dedim, kendi kendime, yüzüm ekşidi.
Tıpkı Abdulsettar Bey’in fotoğrafı gibi bunu da uzun uzun inceledim.
Sakarya’nın Kaynarca İlçesine bağlı 258 öğrencili Kulaklı İlköğretim Okulu Müdürü Abdulkadir Karaca, AKP Sakarya Milletvekilleri Hasan Ali Çelik ve Ayhan Sefer Üstün’ün önünde dizleri üzerine çökmüş, iki elini dizlerine koymuş ve bir şeyler anlatıyor.
Yok, bir şeyler değil, müdür bey okuluna öğretmen istiyor..
İki milletvekilinin önünde bir sehpa, sehpanın üzerinde değişik adlarda sekiz meyve suyu, üç su, pasta-çörek dolu tabak ve iki tabak da kremaya benzer bir şey var.
Milletvekili ve müdür ayakkabılarını çıkarmışlar, çoraplarıyla bulunuyorlar orada. Müdür milletvekillerinden oldukça yaşlı, saçları beyazlaşmış ve yarı yarıya dökük, görünüşe göre ellili yaşlarda, milletvekilleri ise kırklı.
Okul müdürü yani başöğretmen milletin vekilinden, milletin çocuğunun eğitimi için öğretmen istiyor, dizleri üzerine çökmüş.
Ve, başöğretmenin dizleri üzerine çöküşüne bahanesi, “Biz okulda öğrencinin göz seviyesine gelmek için eğiliriz.”
Hiç inandırıcı değil.. Ben hiç bir öğretmenin, hele hele de okul müdürünün, değil öğrenciyle konuşmak için onun göz seviyesine indiğini, yüzüne bakmak için bile eğildiğini görmedim, bu yaşıma kadar.
Çocuk dimdik ayağa dikilir, hatta öğretmeniyle göz göze gelebilmek için yüzünü de yukarıya kaldırır, öyle konuşur, bizim okullarımızda...
Ayrıca müdür istediği kadar bu hareketine kılıf uydursun, iki milletvekili de, yüzüne değil sehpaya bakıyor, öyle konuşuyor.
Müdür, okulu için çabalıyor, öğrencileri için öğretmen istiyor, ama eğitim-öğretimin amacı ve şekli sadece öğrenciye kitap içindekileri değil, öğretmenin kafasındaki hazır bilgileri değil, toplumdaki davranış şekillerini de örnek olarak öğretmektir.
Eğer o milletvekilleri, okul müdürünün önlerinde çökmesine engel olup, ayağa kalkarak konuşsalardı, ya da okul müdürü onlar ayaktayken yanlarına gidip isteğini iletseydi, göz teması belki daha sağlıklı kurulur, müdür o fotoğraf karesinde olduğu gibi dizleri üzerine çöküp, ezik büzük bir halde, “Okulumda sadece üç öğretmen var. Eğitim-öğretim yapamıyoruz. Ne olur yardım edin” demez, milletvekillerini göreve davet ederdi.
O fotoğrafa çok uzun baktım, çokkkkk!
Vay benim müdürüm vay!