- Kategori
- TV Programları
Muhteşem Yüzyıl’ın en muhteşem hatası zamanı durdurmasıdır…

Dizilerdeki hataları bulmayı kendilerine meslek edinenler vardır… Buldukları hataları ulusal basında boy boy paylaşırlar… Dizilerdeki ünlülere yapışıp ünlü olmak isteyenler vardır… Onlar hakkında yazı yazarak kendileri ünlü olurlar… Bu karşılıklı bir alış veriştir… Kimse zarar görmez… Aksine her iki tarafta yarar sağlar…
Dizi ya da magazin ünlüleri hakkında yazmamayım diyorum… Çünkü bu dizilerin ve magazinin zararı kadar yararı olduğuna inanıyorum ben… Bu kapalı topluma başka dünyaların da olduğunu gösteriyorlar… Bir olguya değişik gözlerden bakmayı deniyorlar… Kapalı toplumları sallıyorlar bir şekilde… Bu kadar etkili olmaları onların eksikliği değil, toplumun içinde bulunduğu durumun göstergesidir…
Ancak batı dizileriyle kalite farkı o kadar sırıtıyor ki, bazen seyircilerini aptal yerine koyuyorlar… Bu çekim tekniği, para pul filan değil… Aleni mantık hatası… Ya da bilinçli yapılan bir şey…
Bakın Muhteşem Yüzyıl dizisinde yapılan en aptalca hata nedir biliyor musunuz? Dizideki tarihi kişilikleri hiç yaşlandırmamak… Bu inceden inceye hata arayanların bile atladıkları bir konu bence… Oysa bu diziyi seyredenlerin gözünden hiç kaçmayan, komiklik derecesinde bir hata… Bıyık altından gülüyorlar artık yapılan bu hataya…
Bu dizi başlayalı aşağı yukarı yirmi ile otuz yıl arasında bir zaman işlendi, konu edildi… Süleyman’ın oğlu bile büyüdü… Fakat diğer kişiler hala ilk çıktıkları günkü çıkıyorlar hala karşımıza…
Süleyman aynı, Hürrem aynı, Pargalı aynı… Hepsi zamana meydan okuyorlar ve komik oluyorlar artık… Yahu Süleyman’ın annesi bile aynı hala… Oysa bir söz vardır halk arasında bu konuyla ilgili; Sultan Süleyman’a bile kalmadı dünya…
Yapmayın ağalar… Yaptığınız işe önce kendinizin saygısı olsun…