- Kategori
- Mizah
Müjde Suadiye' de bir Ganj ırmağımız var

Hindistan’ a gidemeyenler üzülmesinler. Artık bizimde bir Ganj ırmağımız var, hem de caddemizin paralelinde sahilde. İki yıl önce sadece 40 - 50 kişi kadar eli yüzü düzgün kişden oluşmuş bir toplulukla denize girme şansı bulduğumuz için çok mutlu olduğumuz Suadiye’ deki küçük koy, sağolsunlar İstanbul’ un Anadolu yakasının uzak bölgelerinden gelmiş vatandaşlarımızın derin ilgisi karşısında Ganj nehrine dönüşmüştür, duyurulur.
''Aman ne güzel enazından tatile çıkmaya gerek kalmadan evimize ve caddemize yakın, hem temiz hem sakin bir bir yerimiz var'' diye sevinmemiz, yalnızca bir yıl sürdü.Kendi muhitimizde kaça, kaça minik bir toprak parçası bulmakdan sevindirik olmuşken, kısa sürede sevincimiz kursağımızda kaldı, kuşatma altına girdik. Aynı zamanda bir Kamboçya mahallesi görünümüyle Ganj’dan sonra farklı ülke kültürlerini bağrında saklarmışçasına derin bir uygarlık ağı yaratan küçük koyumuzun bulunduğu yere şehrimizin diğer tüm vatandaşlarını da ben davet ediyorum.Eksik kalmasın onlarda gelsinler.
Donlu plaj erkeklerimizin karıları ve çocuklarının dolmalı köfteli şenliklerinin yanı sıra, magazin mahkemesini aratmıyacak en son dedikodu haberlerini izlemek isteyen sayın Suadiye halkına, Ganj' ımızda drama sanatı çalışmalarının da yapıldığı ayrıca duyurulur.Birbirine su atan , şişe fırlatan, ufak çocukların kavgasına katılan annelerin birbrleriyle yaptıkları coşkulu söyleşiler, cidden görülmeğe değer.Buna interaktif bir katılımda bulunan diğer Ganj sakinleri, günümüzün can sıkıcı bir şekilde geçmemesine önemli bir katkıda bulunmakta, sinir ve adrenalin seviyemizi zıplatarak bizi monotonlukdan kurtarmaktadırlar.
Hafta sonları ise bölgemiz, daha uzak diyarlardan gelen tüm apartıman hizmetlilerimizin kalabalık ziyaretleriyle daha da renklenmekte ses, görüntü olarak inanılmaz bir kültür kokteyli sunmaktadır.
Akşama doğru Ganj ırmağı boyunca yapılan mangal partileri, kokteylimize buram buram yükselen bir koku ögesi katmaktadırki bu da yaşanmağa değer. Rengarenk kilimler üzerinde soğan, domates doğruyan kadınlarımız, çimler üzerinde burnunu karıştırarak dinlenen erkeklerine ve durmadan bağıran çocuklarına verdikleri hizmetle vefakar eş ve anne tablosu arzetmektedirler.
Günün sonunda, denizin maviliği ve karpuz kabuklarının yeşilliğinden oluşan renk armonisine, pet şişelerin soyut katılımı, içe vurumcu bir sanat anlayışına temel hazırlamaktadır. Yer yer sahile ve kaldırımlara özenle serpiştirilmiş çekirdek kabukları, asfaltın rengiyle inanılmaz bir uyum sağlamakta, insana günlerce çıkmamak üzere evine kapanıp bağıra bağıra ağlama coşkusu vermektedir.
Küçük bir Kamboçya ya dönen ve Ganj ın da derin izlerini taşıyan sahilimizde halkımızı, ben ve benim gibi düşünenlerden tamamen kurtarıp, onları hiç rahatsız etmemek için evlerinde, küvetlerinde yaz tatillerini geçirmeyi öneriyorum.
Zira orası da birileri tarafından işgal edilmesse, kaça kaça küvetten başka gidecek yerimiz kalmadı.Bu endişeyi kafamızdan atmak için de artakalan zamanlarımızda psikoloğa gitmeyi teklif ediyorum .Katılan var mı?