- Kategori
- Dünya
Müslüman dünyası...

Bu emperyalist güçlerin asıl sorunları Birinci Dünya Savaşı'nın sonrası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin doğuşuna engel olamayışlarıdır. İşte, emperyalizmin kuyruk acısı tam bu noktada başlamaktadır.
MÜSLÜMAN DÜNYASI…
Ortadoğu alev, alev! Daha ne kadar sürecek bu amansız kan kokan yangın,
Kimse bilmiyor.
Her taraf Müslüman kanı! Her taraf gözyaşı.
Libya'da, Irak'ta, Lübnan'da, Suriye'de, Mısır'da,
Kısacası Ortadoğu'nun her köşesinde kan akıyor.
Siyonistler ellerini ovuşturarak ve zevkle bu manzarayı seyrediyorlar.
Birbirini “Allahuekber” diyerek öldürmeye ve birbirlerinin kafasını dünyanın gözü önünde kesmeye devam eden Müslümanlar ise, İslam dünyası düşmanlarını sevindirmeye devam ediyor ve bunun içinde durmadan silahlanıyorlar.
Öyle bir hale gelindi ki artık devletler değil örgütler savaşıyor.
Devletler örgütleri destekliyor.
Kan kokan bu coğrafya da Müslümanlar da kafa kesme gibi ilkel sayılan görüntülerle, barış ve hoş görü dini olan İslam inancına zarar vermeye devam etmektedirler.
Neden bu kadar kan ve gözyaşı hep Müslümanları buluyor?
Neden hep ağlayan Müslümanlar oluyor?
Müslümanların darmadağın olmalarının asıl sebebi nedir?
Müslümanın Müslümanla olan sorunların arka planında neler vardır?
Birbirini katleden Müslümanlar kendisini ne kadar sorgulamaktadır?
Görünen nedenlerinden daha çok görünmeyen nedenleri görebiliyorlar mı?
Bu soruların cevapları bulunduğunda bu sorunlar belki de çözülmüş olacaktır.
Bu sorular cevabını bulduğunda dünyada bir buçuk milyar nüfusa sahip olan Müslümanlar o zaman tek vücut olacaklardır.
Yeter ki bu Siyonist kumpasın içine düşülmesin.
Bunun için de;
Mısır, Suriye, Tunus, Yemen, Somali, Irak ve hatta ülkemizin, içinden geçtiği sürecin çok iyi okunması gerekmektedir.
İlk Başta emperyalizmin,"tüm dünyaya demokrasi getireceğiz” yalanına inanmamak gerekmektedir. Bu “demokrasi” yalanıyla İslam ve Arap coğrafyasını içinden çıkılmaz hale getirmişlerdir.
Bu emperyalist güçlerin asıl sorunları Birinci Dünya Savaşı'nın sonrası Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin doğuşuna engel olamayışlarıdır.
İşte, emperyalizmin kuyruk acısı tam bu noktada başlamaktadır.
İngiltere ve Fransa, aradan geçen yüz yıla rağmen, Ortadoğu hayallerini gerçekleştirmek için kurguladıkları haritayı, hayata geçirmek için var güçleriyle çalışıyorlar.
Amaç; İsrail’in güvenliği için Ortadoğu’yu Batı’nın üssü yapmak. Bunun için de;
Kuzey Irak ve Kuzey Suriye'yi kapsayan sınırda, Türkiye ve İran'dan da koparılan topraklarla, adım adım “Kürdistan'ı” kurmak.
Tabii ki bu senaryolar emperyalizmin evdeki hesabı.
Bu hesap tutar mı tutmaz mı onu da zaman gösterecek.
Yeni bir yazı da buluşmak dileği ile…