- Kategori
- Güncel
Mustafa Balbay Nobel Barış ödülüne aday mı?

Ülke olarak Nobel ödülüne ne kadar çok ihtiyacımız var!
Orhan Pamuk aracılığı ile aldığımız Nobel Edebiyat ödülünü nasıl aldığımız, niye bize verildiği sonradan anlaşıldı. Orhan Pamuk’un Kürt halkı ile ilgili söylediği sözler ve Ermeni Soykırımı hakkındaki dâhiyane fikirlerinin etkili olduğu bilinen bir gerçek.
Şimdi sıra Barış Ödülünde!
CHP Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Süheyl Batum, CHP İzmir Milletvekili ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay’ı Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermek için bir aday metni hazırlamış. Bu teklif CHP Grubu’na sunulmuş ve CHP’li milletvekillerine imzaya açılmış.
İşte Mustafa Balbay’ın Nobel Barış ödülüne aday gösterildiği metin:
“Biz aşağıda adı ve açık kimliği yazılı olan kişiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üyesi olan Milletvekilleri olarak, İzmir Milletvekili Mustafa BALBAY’ı 2013 Nobel Barış Ödülü için aday gösteriyoruz.
Mustafa Balbay 1960 yılında Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Güney beldesinde doğdu. 1981 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni birincilikle bitirdi. Gazeteciliğe, 1980'de henüz öğrenciyken İzmir’in yerel yayın organı Gazete İzmir’de başladı.
1981'de Milliyet Gazetesi İzmir bürosunda ve daha sonra Cumhuriyet Gazetesi İzmir bürosunda muhabir olarak çalıştı.
1985'te Cumhuriyet Gazetesi İzmir Bürosu İstihbarat Şefi, 1989'da Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu Haber Müdürü, 1992'de Cumhuriyet Gazetesi İstanbul Haber Merkezi Müdürü oldu.
Bir dönem Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde dersler veren Balbay, 2009 yılına kadar Avrasya TV (ART) adlı televizyon kanalında Ankara Rüzgarı adlı, haftanın olaylarının tartışıldığı bir program gerçekleştirdi.
1993 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi oldu. Mustafa Balbay halen aynı gazetenin ilk sayfasında Gündem başlıklı köşenin yazarlığının yanı sıra Yayın Kurulu ve Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğini sürdürmektedir.
Gazeteci-köşe yazarı ve yönetici kimliğinin yanı sıra siyaset, güncel konular ve gezi içerikli yirmi altı kitabın yazarıdır.
2004 yılında Türkiye’de demokrasiyi ve bağımsız hukuk devletini savunan gazeteci ve bilim adamlarına verilen SERTEL barış ödülünü aldı.
Bu ödülü alan diğer bazı gazeteciler Server Tanıllı, Ali Sirmen, Emre Kongar’dır. 12 Haziran 2011'de yapılan genel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nden İzmir 2. Bölge milletvekili seçilmiştir.
Mustafa Balbay Ergenekon Davasında tutuklanmış olup, 2011 seçimlerinde Milletvekili seçilmiş olmasına karşın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Birçok emsal İlke kararına karşın, tutukluluğunun bu denli uzun sürmesinin nedenleri ve hukuksal gerekçeleri kesinlikle bir kez bile açıklanmadan, tutukluluğu devam ettirilmektedir.
Tahliye istemine yönelik onlarca talebi yine ayrıntılı hiçbir neden ve gerekçe gösterilmeksizin, reddedilmiştir.
Bu davanın ve Evrensel hukuka hatta Türk Hukukuna bile aykırı bu tutukluluğun nedeninin tamamen siyasal olduğu yönünde hiçbir kuşku bulunmamaktadır.
Evrensel hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına bu denli aykırı davranan bu yargıçlara ve tutumlarına karşı herhangi bir zorlayıcı etkinin yapılması mümkün olmamıştır.
Tam tersine siyasal iktidarın beklentilerine uygun davranmayan yargıç ve savcılar üzerindeyse soruşturmalar açılmış ve baktıkları davalardan el çektirilmişlerdir. (Balyoz Davası’nın, Ergenekon Davası’nın ve Deniz Feneri Davası’nın yargıç ve savcılarına yapıldığı gibi)
Bu gerekçelerle demokrasi, evrensel hukuk, basın özgürlüğü başta olmak üzere insan hakları ilkelerini destek ve bu ilkelerin yeniden anlam ve değer kazanabilmesi açısından Gazeteci ve Milletvekili Mustafa BALBAY’ı Nobel Barış Ödülüne aday gösteriyoruz.”
CHP’nin bu adaylık başvurusu kabul edilir mi?
Bence edilmez!
Ülkemizde Nobel Barış ödülüne aday gösterilecek iki kişi var. Bunlardan birisi Sayın Başbakan!
Bir zamanlar İmralı ile yapılan görüşmeler için, “İspatlamayan müfteri ve şerefsizdir” demişti. Şimdi ise görüşmelerin yapıldığını bizzat açıklayarak, Nobel Barış ödülüne adaylığı fazlasıyla hak ediyor!
İkinci adayımız İmralı sakini olabilir. Oturduğu yerden ülke barışına katkı yaparak, bir zamanlar lideri olduğu örgütü silah bırakmaya ikna edebileceğini sanıyor.
Tabi bu arada Sayın Bülent Arınç’ı da unutmamak lazım. Yaptığı tarihi açıklamalar ve duygusal kimliği ile öne çıkan bir siyasetçi! Sayın Arınç’ın son yaptığı açıklama şöyle: “İmralı ile biz görüşmüyoruz. Orasıyla MİT ilgileniyor, bizde sizler gibi uzaktan olayı takip ediyoruz” Halkımız, takibinde olan bu olayla ilgili Sayın Arınç’ın yaklaşımını takdirle karşılamış olmalı(!) Hiçbir yerden bu görüşe tepki gelmedi.
Bir de parti olarak AKP’yi aday gösterebiliriz. Biliyorsunuz AKP 10 yıldan bu yana iktidarda. İktidara ilk geldiğinde ülkede terör olayı sıfıra yakındı! On yılın sonunda bu günkü hale geldi. Onca şehit cenazesi geldi, geçti… Hiçbir AKP’li yetkili şehit cenazeleri hakkında söz söylemedi. Hatta şehitleri “Kelle”ye bile benzettiler. Ancak Fransa’dan gelen suikast için herkes görüşünü açıkladı. Hatırlarsanız dün Fransa’da PKK’lı üç kadın öldürülmüştü. Bu kadınların öldürülüşü hakkında çeşitli görüşler olsa da, en ilginci AKP’li Hüseyin Çelik’ten geldi. Yani sizin anlayacağınız şehitleri görmezden gelenler, PKK’lı kadınların ölümüne çok üzüldüler!
İşte Nobel Barış ödülü alabileceklerin küçük bir listesi…