- Kategori
- İstanbul
Müşteri velinimettir!!!

12-13 yaşından beri hem okuyup hem çalışmaktayım. Hayatımın büyük bir bölümü esnaflık yapmakla geçti. Daha sonra ticaret lisesini okuyup muhasebeci olmaya karar verdim ve şükürler olsunki şu anda ruhsatlı bir muhasebeciyim. Bunları, hayatımla ilgili kısa bir özgeçmiş olarak aktardım. Asıl konuya gelecek olursak ;
İstanbulun gözde mekanlarından bir tanesinde alışveriş yapıyorum. Alışveriş yaptığım yer, normal bir büfe diyebiliriz.
Almak istediğim şeyler 1 adet içecek...
Büfenin yanına yanaştım ve,
- Merhaba! Hayırlı işler... dedim.
Esnaf diye tabir ettiğimiz büfe sahibinden cevap olarak herhangi bir ses yok.
Devamında..
- 1 adet ............( içecek adı) alabilirmiyim acaba!...
Esnaf diye tabir ettiğimiz kişide yine ses yok ama icraat var tabi, istediğim şeyi neredeyse önüme atar gibi verdi. Ama ağzından tek bir kelime çıkmadı.
Parasını uzattım, aldı ve para üstünü verdi.
Sonrasında yine ben,
- Teşekkür ederim, hayırlı işler.... dedim.
Tahmin etmişsinizdir, esnaf diye tabir ettiğimiz kişide yine ses yok..
Aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yine aynı mekanda bu kez karşı tarafında bulunan bir büfeye gittim ve yine bir içecek almak istedim.
- Merhaba! Hayırlı İşler... dedim.
- ''Büfe sahibi'' Teşekkür ederim, buyrun... Ne arzu etmiştiniz.... dedi
- 1 adet..............( içecek adı) alabilirmiyim... dedim.
- Büfe sahibi içeceği uzatarak, buyrun efendim başka bir arzunuz varmı' dır acaba... dedi.
- Yok teşekkür ederim...Borcum ne kadar dedim..
- ......YTL dedi
ve parasını uzattım.
Para üstünü geri verdi ve bana teşekkür etti.
- Ben de teşekkür ettim ve hayırlı işler dileyerek oradan ayrıldım.
Burada anlatmak istediğim konu şudur ;
İşte sizde yazdıklarımdan anladığınız üzere, maalesef ki, herkes esnaf olamıyor. Ama benim en üzüldüğüm bana en çok acı veren nokta ise, yukarıda ilk başta anlattığım esnafın, ikinci anlattığım esnaftan daha çok müşterisi olmasıdır. Maalesef biz millet olarak bazı şeylere dikkat etmiyoruz. Tabiki burada bütün milleti ve bütün esnafları kast etmiyorum. Lütfen yanlış anlamayın. Ama işte esnaflık gerçekten özveri isteyen bir iş.
Çok kısa olarak birşey daha anlatmak istiyorum.
Yukarıdaki ilk yazdığım esnafa aradan bir kaç gün geçtikten sonra tekrar gittim ve kendi kendime bir deneme yapmak istiyordum. Esnafın dükkanının önüne vardım ve ;
Hiç merhaba bile demden,
1 tane .........( içecek adı) verir misin! dedim.
Esnaf,
- Buyrun efendim.. dedi
Şaşırdım! çünkü ben iyi davrandığımda esnaf bana kötü davranmıştı, oysa şimdi ben kötü davranıyorum esnaf bana iyi davranıyor. Ama ben hiç bozuntuya vermeden devam ettim.
Biraz kızgın gibi bir tavırla,
- Ne kadar dedim.
Esnaf,
-........YTL efendim dedi.
Parasını uzattım verdim, para üstünü geri verdi ve esnaf bana teşekkür etti.
Sanırım sizde çok şaşırdınız, evet inanın ben çok şaşırdım, ne yani şimdi kendimize iyi davranılması için başkalarına illa kötü mü davranmamız gerekiyor. Gerçekten çok yazık, halbuki hepimiz iyi birer vatandaş ve hepimiz iyi birer esnaf olsak, işler ne kadar daha güzel yürüyecek.
Burada anlattıklarımdan bütün vatandaşları ve bütün esnafları ayrı tutmaktayım. Lütfen kimse üzerine alınmasın. Sadece benim yaşadıklarıma bir yorum getirmek amacıyla yazdığım bir yazıdır.
İstanbulun gözde mekanlarından bir tanesinde alışveriş yapıyorum. Alışveriş yaptığım yer, normal bir büfe diyebiliriz.
Almak istediğim şeyler 1 adet içecek...
Büfenin yanına yanaştım ve,
- Merhaba! Hayırlı işler... dedim.
Esnaf diye tabir ettiğimiz büfe sahibinden cevap olarak herhangi bir ses yok.
Devamında..
- 1 adet ............( içecek adı) alabilirmiyim acaba!...
Esnaf diye tabir ettiğimiz kişide yine ses yok ama icraat var tabi, istediğim şeyi neredeyse önüme atar gibi verdi. Ama ağzından tek bir kelime çıkmadı.
Parasını uzattım, aldı ve para üstünü verdi.
Sonrasında yine ben,
- Teşekkür ederim, hayırlı işler.... dedim.
Tahmin etmişsinizdir, esnaf diye tabir ettiğimiz kişide yine ses yok..
Aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yine aynı mekanda bu kez karşı tarafında bulunan bir büfeye gittim ve yine bir içecek almak istedim.
- Merhaba! Hayırlı İşler... dedim.
- ''Büfe sahibi'' Teşekkür ederim, buyrun... Ne arzu etmiştiniz.... dedi
- 1 adet..............( içecek adı) alabilirmiyim... dedim.
- Büfe sahibi içeceği uzatarak, buyrun efendim başka bir arzunuz varmı' dır acaba... dedi.
- Yok teşekkür ederim...Borcum ne kadar dedim..
- ......YTL dedi
ve parasını uzattım.
Para üstünü geri verdi ve bana teşekkür etti.
- Ben de teşekkür ettim ve hayırlı işler dileyerek oradan ayrıldım.
Burada anlatmak istediğim konu şudur ;
İşte sizde yazdıklarımdan anladığınız üzere, maalesef ki, herkes esnaf olamıyor. Ama benim en üzüldüğüm bana en çok acı veren nokta ise, yukarıda ilk başta anlattığım esnafın, ikinci anlattığım esnaftan daha çok müşterisi olmasıdır. Maalesef biz millet olarak bazı şeylere dikkat etmiyoruz. Tabiki burada bütün milleti ve bütün esnafları kast etmiyorum. Lütfen yanlış anlamayın. Ama işte esnaflık gerçekten özveri isteyen bir iş.
Çok kısa olarak birşey daha anlatmak istiyorum.
Yukarıdaki ilk yazdığım esnafa aradan bir kaç gün geçtikten sonra tekrar gittim ve kendi kendime bir deneme yapmak istiyordum. Esnafın dükkanının önüne vardım ve ;
Hiç merhaba bile demden,
1 tane .........( içecek adı) verir misin! dedim.
Esnaf,
- Buyrun efendim.. dedi
Şaşırdım! çünkü ben iyi davrandığımda esnaf bana kötü davranmıştı, oysa şimdi ben kötü davranıyorum esnaf bana iyi davranıyor. Ama ben hiç bozuntuya vermeden devam ettim.
Biraz kızgın gibi bir tavırla,
- Ne kadar dedim.
Esnaf,
-........YTL efendim dedi.
Parasını uzattım verdim, para üstünü geri verdi ve esnaf bana teşekkür etti.
Sanırım sizde çok şaşırdınız, evet inanın ben çok şaşırdım, ne yani şimdi kendimize iyi davranılması için başkalarına illa kötü mü davranmamız gerekiyor. Gerçekten çok yazık, halbuki hepimiz iyi birer vatandaş ve hepimiz iyi birer esnaf olsak, işler ne kadar daha güzel yürüyecek.
Burada anlattıklarımdan bütün vatandaşları ve bütün esnafları ayrı tutmaktayım. Lütfen kimse üzerine alınmasın. Sadece benim yaşadıklarıma bir yorum getirmek amacıyla yazdığım bir yazıdır.