​ ...Musul halkı "Yaşasın Türkiye!" diye bağırıyordu... / Dünya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '16

 
Kategori
Dünya
 

...Musul halkı "Yaşasın Türkiye!" diye bağırıyordu...

...Musul halkı "Yaşasın Türkiye!" diye bağırıyordu...
 

Musul..Musul...Musul...Yaz yaz bitmiyor...Musul halkı bizimle olmak için az mı uğraştı...Ama olmadı işte


Kendilerine, "TÜRKİYE'Yİ Mİ İSTERSİNİZ, IRAK'I MI?" diye sorulduğunda, "TÜRK!" diyorlardı...

*

DÜN ve....

BRÜKSEL HATTI...

Musul Sorunu'nun, görüşüldüğü Milletler Cemiyeti, 30 Eylül 1924'de, sorunu incelemek üzere tarafsız ülkelerin uyrukları arasından seçilecek üç kişilik bir komisyonun kurulmasına karar verdi...Gerek Türkiye, gerekse İngiltere de komisyona yardımcı danışmanlar verecekti(1).

Milletler Cemiyeti Meclisi, komisyonun çalışmalarını tamlayıncaya kadar "statükoyu korumaları" istemesine rağmen, öncelikle İngilizlerin buna uymamaları ve sınır çatışmalarına neden olmaları yüzünden Türkiye'nin başvurusu üzerine, gerginliği azaltmak amacıyla, 29 Ekim 1923'de "Brüksel Hattı" adı verilen bir çizgiyi geçici bir düzenleme olarak saptadı.. Bu çizgi, yaklaşık olarak Musul'u Hakkari'den ayıran eski vilayet sınırı idi(2)...

Bu hat(hudut), Süleymaniye Sancağı'nın tümünü İngiliz-Irak egemenliğine bırakırken, Musul'dan küçük bir kesim ile Hakkari'yi Türk idaresine bırakıyordu(3).

*

"İSTERLERSE BENİ ÖLDÜRSÜNLER, UŞAKLARIN, UŞAKLARIN TABAASI OLAMAM"

Milletler Cemiyeti'nin kararı ile kurulan Komisyon, Londra'da İngiliz makamlarını ziyaret ederek görüşlerini aldıktan sonra, 4 Ocak 1924'de de Ankara'da gerekli temaslarda bulundu... Bu sırada Konya'da bulunan M. Kemal'i ziyarete giden Komisyon'a, Türkiye adına Ordu eski Müfettişi Cevat Paşa, beraberindeki bir uzman heyeti eşlik ediyordu(4).

16 Ocak 1925  günü Bağdat'a ulaşan Komisyon, daha ilk günden itibaren, İngilizlerin ve Irak makamlarının aldıkları engelleyici bütün önlemlerine ve yaptıkları baskılara rağmen "halk", Üçlü Komisyon'a refakat eden Türk Heyeti'ne karşı sevgi gösterilerinde bulunmuş ve Türk yönetimine bağlılığını ifade etmekten geri kalmamıştır...

Komisyon, 27 Ocak 1025'de Musul'a gelince, Musul halkının coşkun gösterileri ve "Yaşasın Türkiye" sesleri karşısında hayretler içinde kalmıştır(5).

*

"ŞİMDİ KAPIDAN ÇIKARKEN 'YAŞASIN IRAK" DİYE BAĞIRIRIM, SİZ BANA BAKMAYIN "BEN TÜRKİYE'Yİ İSTERİM"

Komisyon, Musul, Erbil, Süleymaniye ve Kerkük gibi önemli merkezlerde topluca tahkikat yapmış; bazen de tek tek gördükleri kişilere, önce kimliklerini tespit ederek sorular yöneltmiştir..."Türkiye'yi mi istersiniz, Irak'ı mı?" sorusuna çoğu, kısaca "Türk" diyordu. Hatta bazıları, gizlemeye gerek görmeden "isterlerse beni assınlar, uşakların tebaası olamam, Türkiye'yi istiyorum" diye konuşuyorlardı..

İçlerinden bir kısmı ise, komisyon üyelerinin kulaklarına eğilerek, "Türkiye'yi isterim. Fakat şimdi kapıdan çıkarken yaşasın Irak diye bağırırım, siz bana bakmayın" diyordu...Bazen de, gruplar halinde "Türkiye'yi isteriz" diyenler olduğu gibi, 70-80 köyün birden "Türkiye" dedikleri için komisyon üyelerinin soru sormaya gerek görmedikleri de oluyordu(6).

 *

...VE BUGÜN

TSK'nın eğittiği Ninova Bekçileri Komutanı, Musul eski Valisi Esil Nuceyfi, "Musul halkının Türkiye'yi yanında görmek istediğini" belirterek, "Musul alındıktan sonra yanımızda Türkiye'yi görmek istiyoruz. Biz, Türkiye'nin adaletine güveniyoruz. Operasyon sırasında da, Türkiye'nin hem hava hem de kara desteğine ihtiyacımız var"(7)  demiştir...

Bloğumun yazılışı sırasında "milliyet.com.tr"ye bir haber düştü...Yukarıda, Türkiye lehine olan yaklaşımını konu ettiğim "Musul Eski Valisi Esil Nuceyfi", büyük olasılıkla "sözde" Irak Başbakanı'nın talimatıyla, "yabancı ülkeyle iletişime geçtiği"(8) gerekçesiyle hakkında tutuklama kararı çıkmış...

Belli ki, bu yabancı ülke de Türkiye...

Bu da gösteriyor ki, "Musul halkı, 92 yıl öncesinde olduğu gibi, yine Türkiye'yi yanında görmek istiyor"...Bu göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir istektir...

M. Kemal Atatürk'ün, 1933 yılında, "Allah nasip eder ve ömrüm vefa ederse..." ile başlayan ve "Musul'u hudutlarımız içinde görme" arzusu da unutulmamalıdır...

 

cdenizkent

21-Ekim-2016

  

--------------------- :

(1) J.C.Edmonds, Kurds, Turks and Ararbs, Politics Travel and Research in North Eastern Iraq, Oxford Univercity Pres, London, 1957, s.338'den Ömer Kürkçüoğlu, Türk-İngiliz İlişkileri(1919-1926), Ankara, 1978, s.295

(2) T.C. Dışişleri Bakanlığı, Cumhuriyet'in İlk On Yılı, ss. 90-92'den Kürkçüoğlu, A. g. y. , s.295

(3) PRO.30 / 52 / 76, s. 636, 1924, VII'den M. Kemal Öke, Musul ve Kürdistan Sorunu, s, 146

(4) Ayın Tarihi, Cilt-5, No.17, s.317

(5) A. g. y. , ss.320-321

(6) "Musul'a gidip gelen heyet azasıyla Vakit Gazetesi'nin bir mülakatı", Vakit Gazetesi, 3 Nisan 1925,

(7) "Türkiyesiz Musul Olmaz", sabah.com.tr / 20.Ekim.2016

(8) milliyet.com.tr / Güncelleme; 20-10-2016, saat: 18:16

 

 

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..