- Kategori
- Gündelik Yaşam
Mutlu bir ülke miyiz ?

Ülkemizde işler yolunda gitmiyor.
Kimse kimseye güvenmiyor. Herkes birbirinden kuşkulanıyor.
Kurumlar birbirine küs gibi.
Öküzün altında buzağı aramaya devam ediliyor.
Ülkemizin değerlerini, kazanımlarını budamayı bir marifet sayıyoruz.
Atatürk'ü bu ülkeyi kurtarmış olmasından dolayı yargılamaya başladık !
Sapla samanı hep karıştırdık.
Laikliğin, inançlar karşısındaki tarafsızlığını kavrayamadık.
Türbanı nerdeyse ulusal bir simge haline getirdik. Yıllardır türbanla yattık, türbanla kalktık.
Parlamentoda çoğunluğu ele geçirince her şeyi yapacağımızı zannettik. Siyasi gömleğimizi tüm topluma giydirmeye kalktık.
Enerjide tam anlamıyla dışa bağımlı hale getirildik. Doğal gazımız, petrolümüz yok, çevrim santralleri yaptık. Akarsularımızı, rüzgarımızı , güneşimizi unuttuk.
Petrolümüz çokmuş gibi, karayollarına verdiğimiz önemi demir yollarımıza vermedik.
Tarım politikamız tam anlamıyla çöktü. Çoğu gıda maddelerini dışardan satın alır olduk.(Bir zamanlar övünür dururduk, gıda da kendine yeten nadir ülkelerden biriyiz diye)
Eğitim derseniz tam bir çıkmazın içinde. Yeni üniversiteler kuruluyor ama Dünya'da ilk beşyüze giren üniversitemiz yok.Yetiştirdiğimiz bilim adamlarına da sahip çıkmıyoruz, desteklemiyoruz. Siyasi iktidarlar üniversiteleri kendi arka bahçeleri gibi görmeye devam ediyorlar. Eğitime ayrılan bütçeler son derece düşük. Nitelikle, nicelik arasında bir bocalamanın içindeyiz. Üniversiteleri bitiren gençlerimiz iş bulamıyorlar. Bir mutsuzluğun içinde yüzüp duruyorlar.
Dış politikamız en kötü dönemlerinden birini yaşıyor. Özgür, onurlu bir dış politikamız yok. Ne yazık ki güdümlü bir dış politika izliyoruz. Çoğu konularda ABD'den icazet alıyoruz. Gerektiğinde hayır demesini bilmiyoruz. Bize biçilmiş, verilmiş bir görevi yapıyor gibiyiz.
Ulusal çıkarlarımızı koruma konusunda duyarlılığımız git gide azalıyor.
Sağlık politikalarımız da bu başarısızlık ve olumsuzluklarla parelel gidiyor. Sosyal güvence yoksunluğu, kalitesiz sağlık hizmetleri, yetersiz alt yapı hizmetleri, yetersiz toplum sağlığı eğitimi. Hergün, keneden insanlarımız hayatını kaybederken, Sağlık Bakanı bunun abartı olduğunu, söyleyip basını suçlayabiliyor. Sağlıklı bir neslin yetişmesi için çocuklarımız , yeterli ve planlı şekilde beslenemiyor. "Saldım çayıra, mevlam kayıra" anlayışı her yer de geçerli bir anlayış haline geldi.
Çoğumuz gelecek korkusu içindeyiz. Yarın ne olacak diye bir kaygı duyuyoruz.
Bunun anlamı siyasi iktidarların topluma bir güven verememiş olmasında yatıyor.
Mutlu muyuz: :Hayır.
Gelecekten umutlu muyuz: hayır.
Neye ihtiyacımız var: Güven, moral ve akıla


