- Kategori
- Felsefe
Mutlu musunuz ?

Photoshop çalışmam.
Budizmde mutluluğun tanımı şöyle yapılıyor ;
“Bütün mutsuz olanlar, yalnız kendi mutlulukları peşinde koşanlardır. Bütün mutlu olanlar ise başkalarının mutlu olması için çalışanlardır.”
Her iki taraftan da bakıldığında bencilce geliyor bu tanımlama.
Spiritüalist (Ruhçuluk) görüşe göre ;
"Ruhun dünyaya gelme amacı mutlu olmak değil, gelişmektir.. Mutluluk ise bir amaç değil, bir sonuçtur. Mutluluk maddi değerlerle edinilemez, çünkü maddi değerler geçici olup, bir gün yok olacaklardır. Şu halde gerçek veya devamlı mutluluk, geçici olmayan manevi değerlere bağlı olup, ebediyen yaşayacak olan canlılara duyulan sevgiyle ve hareketlerle yakından ilgilidir. Gerçek mutluluk, başkaları için verilen emeklerin ruhta bıraktığı hazlardır, vazifesini yerine getiren varlığın duyduğu huzur ve sevinç halidir."
Bu tanımlamaya da baktığımız da , maddiyatla değil manevi hazlar ile mutlu olunduğu savunulmuş.
Bazı düşünürler ise hem maddi hem manevi alanda edinilebilecek bir ruh hali olarak ele almış. Kişisel özelliklere göre çeşitlilik gösteren - mutluluk hali- bireyleri, dolayısı ile de toplumları etkileyen çok önemli bir olgu.
- Toplumdan kendini soyutlamış, diğer canlılarla birlikte yaşamayan mutlu olabilir mi?
- Tüm maddi olanaklara sahip bir kişi, zaman içerisinde parasının ona hükmettiğini, salt madde olarak görüldüğünü hissettiğinde mutlu olabilir mi?
- Paranın satın alamayacağı şeylerin eksikliğinden ıstırap çekerken mutlu olabilir mi?
-Manevi olarak her şeye sahip bir kişi, yaşaması için gerekli olan maddiyat olmazsa mutlu olabilir mi?
-Maddi manevi herşeye sahip bir kişi, elindekilerin değerini algılayamıyor ise mutlu olabilir mi?
-Sürekli başkalarının mutluluğu ile mutlu olan kişiler, gerçek anlamda mutlu mu?
Bu soruların cevapları yıllardır sorulmuş, kişiler kendi yaşam biçimlerine, ait oldukları toplumların sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik şartlarına , kişisel gelişimlerinde ki etken faktörlere, hormonal yapılarına ve hayata bakış açılarına göre kendilerine uygun olan cevapları vermiş ve onu yaşamış.
İnandığım tek şey var kendi adıma. Mutluluğun reçetesi yok. Ya da her reçete herkese uyacak diye bir kural. Mutluluk kendi içimizde. Bir çocuk ağlamasını kulak tırmalayan bir ses olarak algılayıp çıldırmak ta, aynı sesi müzik dinler gibi düşünmekte bizim elimizde. Düşüncelerimizin gücü ile , bulaşıcı bir hastalık olan mutsuzluğu iyleştirmek yada kangren haline dönüştürmek bizim elimizde.
Bakmakla görmek arasında ki farkı algılayacak olursak, sanırım hepimiz bir nebze olsun farklı mutluluklar yaşayabiliriz.
"İnsanın hakiki mutluluğunun ilk kapılarını açan sevgi, merhamet, şefkat ve yardım duygularıyla beslenir. Bu duygular mutluluk kapısının en sadık kapıcılarıdır. Bunlar izin vermeden ne gerçek sevgiye ulaşılır, ne de büyük mutluluğun kapıları açılır.” (Neo-spiritüalizm’in kurucusu Dr.Bedri Ruhselman)
Mutluluk dolu günler dilerim.
Nur Zeynep
Not: Ansiklopedik kaynaklardan yararlanılmıştır.