- Kategori
- Psikoloji
Mutlu ve sağlıklı olmak istiyorsak bağışlama özelliğimizi geliştirmeliyiz

Bağışlamak ya da affetmek, bir başka insana karşı içinizde duyduğunuz öfkeyi terk etmektir. Şimdi dini bir bayram olan Kurban Bayramını yaşıyoruz. Hocalar herkese “kırgınlara son verin, affedin” diyor. Ama kolay değildir, birini affetmek.
Bize karşı yapılan davranışları bağışlayabildiğimiz ve unuttuğumuz derecede zihinsel olarak sağlıklı olabiliriz. Affetmek, belki de zihin ve ruhun derinliklerinde bir arıtma ve tasfiye etme bir yaklaşımı olabilir.
Yapabilirsek, öfke duyduğumuz birini affedersek huzur bulup, rahatladığımıza sık sık şahit oluruz.
Ama gerçek af ya da bağışlama zaman ve dayanma gücü ister, bu da şuur altı düzeylerini temizler.
Bağışlayamama yetersizliği, suçluluğun, küskünlüğün ve diğer tüm olumsuz duyguların kökünde yatar. Unutmayalım ki, her tür kin ve öfke zihni insanı yıpratır. Bir çok hastalığa zemin hazırlar. Bu nedenle kızdığınız insanları affetmek yararınıza olacaktır. Bir kişiden nefret ettiğimizde onu takıntı yaparız. Af veya bağışlama, bu takıntıdan kurtulmak için tek yoldur.
Gerçekten mutlu, sağlıklı olmak istiyorsak, geliştirmemiz gereken en önemli niteliklerden birisi bence bağışlama özelliğimizdir.