​ Mutluluğun adresi / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '07

 
Kategori
Psikoloji
 

Mutluluğun adresi

Mutluluğun adresi
 

Mutluluk,

Deniz kenarında yürürken yosun kokusunu duyarak içine çekmekte, bir ağacın gölgesinde oturup denizi seyretmekte…

Orhan Baba’dan çay söyleyerek yoldan gelip geçenle selamlaşmakta, dost sohbetleri eşliğinde gülen yüzleri tebessümle izlemektedir.

Mutluluk,

Sabah erken kalkanların deniz kenarında yürüyüşlerine eşlik etmekte, arkasından spora nispet yapılan kahvaltılarına katılmakta…

Sıcak bir günün bitiminde çınarların altında serinlemekte, serin bir şeyler içmekte, kornet dondurmayı iştahla yemekte…

Dostlarla selamlaşmaktan hal hatır sormaktan yüz metreyi otuz dakikada yürüyebilmektedir.

Mutluluk,

“Ohhh mis gibi! Havası bile başka hiçbir yerde yok” demekte, çevreden günübirlik gelen misafirlerin övgülerini dinlerken” ben burada yaşıyorum suyundan içen ayrılamaz” diye övünebilmekte…

Simidin susam kokusundan etkilenip, çayın yanına tok karnına simit yemekte, deniz kenarında pür dikkat balığın sahile yanaşmasını bekleyen kediyi izlemektedir.

Mutluluk,

“Ev alma komşu al” sözünü yaşayarak öğrenmekte, acını sevincini paylaşan insanların çokluğunda…

Görmüş geçirmiş denilen yaşlı bir dedenin eskiye dair anlattıklarını tebessümle dinlerken, gözünde canlanan anılarda…

Bir bayram sabahı, bayram namazından sonra bütün cami cemaatiyle bayramlaşabilmektedir.

Mutluluk,

Dizi seyrederken “bu bizim falancanın oğlu, kızı…”Bizim çocuk” diyebilmekte, babası kadar sevinip gurur diyebilmekte…

Derby maçları seyrederken heyecanlanan rakip taraftarların maç bitiminde kol kola sahilde gezmesinde…

Sahilden kamışla istavrit çekerken kovanın içinde biriken balıklara yoldan gelip geçenlerin bakmasında, rastgele dileklerinde, dalgaların sahili dövme sesindedir.

Mutluluk,

Bir kış gününde yağan yağmurun eşliğinde uyumak, odanın sıcağından dışarı seyretmek, evde biriken bayat ekmekleri güvercinlere atmakta…

Eskiye dair ne varsa yaşatabilmekte, geleceğe dair ümitleri canlı tutabilmekte…

Küçük bir belde de yaşamanın avantajlarını yaşayarak öğrenebilmekte, ”herkesin birbirini tanıması o kadar güzel ki” diyerek uzaktaki akrabalara anlatabilmektedir.

Mutluluk,

“Bugün yüzün asık senin, bir derdin var” analizini yapabilen dostların çokluğunda, derdine çare olabilmek için senin kadar düşünebilen insanlarda…

Hala her şeyin sadece para olmadığını ispatlayan dostlarda, en kötü gününde” biz bugünler için varız” diyerek yanında olanlardadır.

Mutluluk,

Bir bahar sabahında çıplak ayaklarla koşulabilen ıslak çimenlerde…

Beldemin takımına destek vermekte, başarılarıyla övünmekte, onurlanmakta…

Günün ilk aydınlığında gecenin son karanlığındadır.

Mutluluk,

Yarınları istemekte…

Her yaştan her kesimden insanın her aradığını bulduğu küçücük bir beldededir.

Mutluluk,

Kocaeli Körfezi’nin incisindedir, Değirmenderem’ dedir… Dün de, bugün de, yarın da!

 
Toplam blog
: 25
: 449
Kayıt tarihi
: 17.08.06
 
 

Kendimi bildim bileli işim ticaret. İçimden geldiğinde de yazıyorum geldiği gibi. Kendi çapımda e..