- Kategori
- Deneme
Mutluluk
MUTLULUK; Kimi zaman üzüntü dediğimiz o ateşten gömleği giyme pahasına ulaşırız mutluluğa; kimi zaman hiç ummadığımız zamanda umut için aldığımız bir milli piyonga biletinde amorti olarak çıkar karşımıza... Yaşlı gözlerimizle karşılarız kimi zaman... Kimi zamansa uykusuzluktan mağrur gözlerimizle... Velhasıl nerden geldiği belli olmaz... Gelsinde kaybettiğimiz eski heyecanı yaşatsın da nerden geldiği kimden geldiğinin önemi olmasın... Karla karışık güneşli bir sabahın deniz karşısında edilen bir kahvaltının tadında olsun... Ne farkeder bırakın mutlu olma için binlerce sebep olsun...
İnsanoğlu böyle işte bir bakarsınız karanlık ve soğuk bir gecenin yorgunluğu var gözlerinde ve yüreğinde... Bir bakarsınız yeni günün ışıltısı var her şeye rağmen yüreğinde ve gözlerinde... Bugün neşeli anlarımı gözlerimin önüne getirerek dondurdum tüm kareleri... Ve tekrar tekrar isteyerek yaşadım... Benim olan bu kareleri defalarca oynattım... Hüzün kelimelere dökülüyordu.... Ayrılık ve sevgi eş anlamlıydı... Gönül lugatımda... Ama ya mutluluk ... Benim için erken kader için zamanı gelmiş bir gidişin erken ziyaretinin verdiği bir mutluluk kaplamıştı... Halbuki çokta mutlu olacak durumum yoktu... Huzurlu bir mutluluk demek çok daha doğru... İnsanoğluyum işte melankolik sendromların tutuyor bazı zamanlarda... Gerçek anlamda diplerde sürünüyorum... Allahtan çabuk toparlanıyorum... Biliyorum ki böyle zamanlarda; zaman benden çok daha fazla koşuyor... Yok akıyorsa anca beraber kanca beraber akmalı diyorum... Bensiz bir saniyesini kaçırmadan...
Ayrılıklarda, sevgilerde gelen sözcükler, bu gün ise mutluluk için hareket halinde... Beklentisiz ve hayatı saptırmadan olduğu gibi yaşamanın sırrını bilmekle başlıyor her şey, hayatın bütününü, yaşayabildiğimiz kadarı ile benimseyip sevmenin , yaşayabildiğimiz kadarının da sınırlarını genişletmekle sanırım mutluğu az da olsa yakalayabiliriz.
Mutluluk varacağımız bir istasyon değil, bir yolculuk şeklidir. Yolculuğun şeklini bizler belirleriz öyle değil mi? Binmek istediğimiz bir hüzün gemisi mi? Binmek istediğimiz bir ayrılık sandalı mı? Binmek istediğimiz mutluluk ve sevgi uçağı mı?
ALBERT CAMUS'un bir sözü takıldı aklıma... Mutluluk bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür... Çünkü kimseye bağlı değil kendimizin çabasıdır bu...
Goethe yazmayı sorunlarla, buhranlarla arasına bir mesafe koymak için yaptığını ifade eder. Böyle başlamıştır yazmaya...
Şimdi kaybettiği düşündüğüm mutluluğumu yazılarımla yakalamaya çalışıyorum