Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '09

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

N'olacak benim kariyerim?

N'olacak benim kariyerim?
 

N'olacak Benim Kariyerim Diyen öğrenciler İçin...


Üniversite öğrencisinden en çok duyulan cümlelerden biri de budur işte. “İstemediğim bir bölümde okuyorum” Allah Allah ! bana ne ! istediğin bölümü okusaydın o zaman. Şimdi verdiğin cevapları duyar gibiyim. “Ama hocam puanı tutturamadım!” Bu cevabın daha komik oluyor ve ben cevap veriyorum “Bana ne ! puanı tuttursaydın o zaman” :) Kaldı ki “istediğim bölümü okumak için puanım tutmadı” demek kadar kulağa saçma gelen başka bir cümle yoktur. Sanki senin okuduğun okulun ya da bölümün puanını ben aldım. Sonuç olarak bu puan senin değil mi ? Yani bu puanı aldığın için bu bölümde okuyorsun. Madem öyle istediğin bölümü okumak için kaç puan gerekiyorsa onu alsaydın. “Puanı tutturamadım” kadar mesnetsiz ve gereksiz bir açıklama olamaz. Çünkü puan borsa yada döviz gibi oynak bir şey değildir. Sen sınava girerken hatta sen sınava girmeden aylarca önce açıklanmıyor mu bu puanlar? Açıklanıyor ! Yani istediğin bölümü okumak için alman gereken puan belli iken nasıl oluyor da sen bu puanı tutturamıyorsun. Puan, borsa yada döviz gibi inerli , çıkarlı bir şey olsaydı seni anlardım. Sınava girdiğinde Tıp fakültesinin puanı 680 olsaydı ve sen sınavdan çıkana kadar puan yükselmiş olsaydı bu açıklaman mantıklı gelebilirdi. Bu sorunun tek cevabı var o da; “Ben istediğim okulu okuyacak kadar çalışmadım” inan bana bu hem kendin hem de bu cümleyi sarf ettiğin insanlar için daha dürüst bir açıklama olur.

Ama artık bu geride kaldı. Şimdi yapman gereken şey, hangi bölümü okuyor olursan ol en iyi olman. Sakın aklından çıkartma üniversiteden mezun olmanın dört farklı yolu vardır. Okuldan atılmak, Geçer derece ile mezun olmak, iyi derece ile mezun olmak, okul birincisi olarak mezun olmak. Ayrıca bu adı geçen okulu bitirme yöntemlerinin hepsi senin elinde olan şeylerdir. Okuldan, okul birincisi olarak mezun olmak için gerekli malzemeleri veriyorum;

    Herhangi bir okulda “üniversite öğrencisi” statüsünde okuyor olmak. Öğrenim gördüğün bölüm ile ilgili tüm kitaplara ve ders notlarına sahip olmak Ders çalışabileceğin kapalı bir mekana sahip olmak (ev yada yurt gibi) Öğrenim görebileceğin bir binanın devlet yada vakıf üniversiteleri tarafından inşa edilmiş olması Bu binanın içinde için de sınıf olarak adlandırılan ve içinde oturarak ders dinleyebileceğin sandalye veya sıraların olması YÖK tarafından onaylanmış ve anlattıkları konuyu yemiş bitirmiş, adına hoca dediğimiz akademisyenlerin sana bilgi vermek için okul tarafından atanmış olması. Edindiğin bilgileri ölçecek bir sınav sisteminin var olması (vize, final, büt. Gibi) Bulunduğun ülkede öğrenim gördüğün alanı ve elindeki diplomanı tanıyan sektörlerin var olması. (Eğer bulunduğun ülkede yok ise inan bana dünya bir ülkeden ibaret değil)

Her üniversite öğrencisi mutlaka ama mutlaka yukarıda sıraladığım maddelere sahiptir. Ne kadar yada nasıl sahip olduğun önemli değil, sahip olup olmadığın önemli. Eğer bu maddelerde yazanlara sahipsen ve hala okulu birinci olarak bitiremeyeceğine inanıyorsan, hiç şüphen olmasın, o okulu birinci olarak bitiremeyeceksin. Senin üniversiteyi birinci olarak bitirme şansın var. Hatta buna “şansın var” demek yanlış olur. Okul gibi bir konuda başarıyı şansa bırakmak sadece beceriksizlerin mazereti olabilir. Eğer, o sınavı geçip o okula girebildiysen şans bu durumda devenin kulağındaki tüy kadar bile olamaz. Eğer üniversiteyi birincilikle bitirebilmek şans işi ise, senin bu okulda öğrenci olmanda kocaman bir şans demektir. Yani zeki ve bilgili olduğun için değil şansın olduğu için sınavı geçtin anlamına gelir.Sen bunu kabul ediyorsan bende okul birincisi olmanın şans işi olduğunu kabul ediyorum. Her şey istemekle başlar. Sakın bana “Hayat! Sen ne çabuk harcadın beni” edebiyatı yapma. Yada “güzel diyorsun da hocam, o iş senin söylediğin gibi kolay değil” deme. Biliyorum bu iş hiç bu kadar kolay değil. İnan bana çok daha kolay.Bunun hayat ile yada hayatın sana verdikleri veya vermedikleri ile zerre kadar ilgisi yok. Zaten şunu aklından hiç çıkartma “Hayat sana asla istediklerini vermez, sen hayattan istediklerini söke söke alırsın”

www.celalettinkandemir.com

 
Toplam blog
: 13
: 1248
Kayıt tarihi
: 29.10.08
 
 

1978 İstanbul doğumluyum. Öğrenimimin ardından Türkiye'nin önce gelen şirketlerinde yöneticilik ve d..