- Kategori
- Kültür - Sanat
Nâzım Hikmet'i anıyorum

Nâzım Hikmet
Doğumunun 112. Yıldönümünde Nâzım Hikmet’i Sevgiyle, Özlemle, Hayranlıkla ve Minnettarlıkla Anıyorum
Yusuf ERDEM
"Ben, bir insan,
ben Türk şairi komünist Nâzım Hikmet ben,
tepeden tırhağa imin,
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret ben..."
NÂZIM HİKMET;
Kaleme aldığı bütün şiirlerinde bizim en güzel düşlerimizi, en yakıcı özlemlerimizi erişilemez bir ustalıkla dile getirdi. Örneğin;
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine.”
dizelerinde yaşanası bir özgürlük ve kardeşlik dünyasına olan hasretimizi türküleştirdi.
Böylesi bir dünyanın kan ter içinde işçi sınıfının ve tüm halkların namuslu elleriyle inşa edilmesi mücadelesine yüreğiyle, örgütüyle, komünist bilinciyle ve yaratıcı üstün dehasından süzülen şiirleriyle katıldı.
Sol yanı felç edilmiş bir toplumda, emeğe, özgürlüğe, ‘düşünen insana düşman’ zalim bir yönetim tarafından kendisine çok ağır bedeller ödettirildi; he var ki bunlara metelik vermedi. Dört duvar arasında kaleme aldığı dizelerinde, söyle demekteydi:
“Haklısın Laz oğlu İsmail,
Mesele esir düşmekte değil,
Teslim olmamakta bütün mesele.”
Hiç şikâyet etmeden, hiç yüksünmeden en ağır bedelleri ödedi; ama kesinlikle devrimci coşkusunu yitirmedi, sarsılmadı ve son nefesine kadar komünist değerler uğruna savaşını sürdürdü.
· Burjuvazinin vahşi saldırılarına, yani “paranın padişahlığına” karşı işçi sınıfını, emekçileri ve emeğin iktidarını savundu
· Emperyalist haydutluğa karşı mazlum halkların ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelelerini, özgürleşmelerini destekledi.
· Dünyanın neresinde olursa olsun zalimlere karşı mazlumları, ezenlere karşı ezilenleri ve onların direniş ve başkaldırılarını savundu.
· Irkçı nefrete, milliyetçi saldırganlığa karşı enternasyonalizmi; yani tüm halklardan işçi ve emekçilerin kavga birliğini, tüm halkların eşitliğini ve kardeşliğini savundu.
· Tekelci burjuvazinin ve şeriatçı gericiliğin toplumu mahkûm ettiği karanlığa karşı özgür düşüncenin, bilimin, yaratıcılığın ve sanatın aydınlığını savundu.
Hiç kuşku yok ki Nâzım’ın türküleri; bundan sonra da proletaryanın, tüm emekçilerin ve dünyanın tüm mazlum halklarının özgürlük ve devrim mücadelesine daima eşlik edecek.
Sınıfların ve sömürünün son bulduğu, sınırların anlamını yitirdiği, insanın tüm yeteneklerinin çok yönlü olarak özgürce serpilip gelişebildiği bir bolluk, özgürlük, barış ve kardeşlik dünyası için verdiğimiz devrim kavgasının her aşamasında Nâzım’ın şiirleri yoldaşımız olacak. Dünyanın her yerinde savaşan tüm devrimcilerin yüreklerini tutuşturmaya, inançlarını tazelemeye devam edecek.
Adı çağlar boyu yaşayacak, şiirleri de.
Maltepe, 15 Ocak 2014