​ Nasıl besleneceğimizi biliyor muyuz? / Beslenme / Diyet / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Haziran '07

 
Kategori
Beslenme / Diyet
 

Nasıl besleneceğimizi biliyor muyuz?

Nasıl besleneceğimizi biliyor muyuz?
 

Bence aslında nasıl besleneceğimizi bilmiyoruz. İlle de diyetisyenlerin şunları yiyeceksin, şunları yemeyeceksin demleri gerekmez. Kişi olarak yediklerimizden hangisinin kötü, hangisinin az zararlı hangisinin zararsız olduğunu bilmemiz lazım. Mesele kolesterol halk arasında kötü kolesterol iyi kolesterol diye sınıflandırılır. İyi huylu kolesterol dediğimiz HDL-Kolesterol kandaki fazla kolesterolü toplar ve ve vücuttan atımını sağlar. Bu kolesterolün kanda yüksek olmasını isteriz. Bizi kalp krizi ve damar tıkanıklığından koruduğunu söyleriz. Oysa bu kolesterol seviyesinde beslenmenin etkisi çok az olduğunu bilmeyiz. Bu iyi huylu kolesterol daha çok fiziksel aktiviteyle ilgilidir. Yeme alışkanlığının değiştirilmesinden ziyade, düzenli egzersiz yapılması gerekir.

Diğer kolesterol ise LDL-Kolesterol olarak da bilinen, kötü huylu kolesteroldür. Damar hastalıklardan korunmak için, kandaki oranının düşük olmasını isteriz. İşde bu kolesterolü dengelemenin tek yolu da beslenmedir.

Kolesterolün kanda yükselme süreci kısa zamanlarda oluşmaz. Çocukluktan itibaren kolesterolü yüksek gıdaları tüketmenin sonucunda oluşur. Birikir ve ilerleyen yaşlarda kendini gösterir. Bunun dışında genetik etmenlerde söz konusudur. Ancak genetik konusunda bir şey yapamacağımızdan dolayı, tek yol beslenmeyi düzenlemektir.

Beslenmede en önemli şey yağdır. Özellikle katı yağlar. Elimizden gelebiliyorsa, tereyağ ve hayvansal yağ kökenli katı yağları hiç tüketilmemeliyiz.

Et konulan yemeklere neden yağ konulur. Onu da anlamak zordur. Bilmemiz lazım, etin en yağsız kısmında bile belli oranda katı yağ vardır. Bu etin doğal yapısıdır. Aynı durum süt ve yoğurt için de geçerlidir. Doğal yapılarında katı yağ içerirler.

Et miktarı günde 90-100 gr.ı aşmamalıdır. Fazlası kolesterolün artmasına neden olur.

Kilosu fazla olan kişilerin kolesterollerinin yükselme riski her zaman daha fazladır. Bu nedenle zayıflamak önemlidir. Karbonhidrat ağırlıklı yiyeceklerden de korunmalıdır. Enerjileri yüksek olduğundan kilo almaya neden olurlar. Sebze ve meyvelerde sınırlama yapmaya gerek yoktur. Hem enerjileri düşük hem de vitamin-mineral bakımından son derece zengindirler. Lif oranları da yüksektir. Yüksek lif ağırlıklı beslenme barsaklardan kolesterolün emilip kana karışmasını engeller. Bağırsak haraketlerine de düzenlerler, kabızlığa çare olurlar. Bu nedenle günlük beslenmede lifli beslenmeye dikkat etmelidir. Kabuklu yenebilen meyveleri kabuklu yemek , beyaz ekmek yerine kepekli ekmek yemek , pirinç yerine bulgur kullanmak birkaç alternatiftir. Burada yine dikkat edilmesi gereken besin gurubu kuru baklagillerdir. Yani kuru fasulye , nohut , mercimek , bulgur vs. hem protein bakımından zengindirler hem de yüksek oranda lif ve vitamin-mineral içerirler.

Bunları yaptıkdan sonra, tabi ki unutmamız gereken bir durumda, fiziksel aktivitedir. O nedenle biz biz olalım, spor yapmayı, en azından bol bol yürümeyi unutmayalım.

 
Toplam blog
: 718
: 2690
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..