​ Nasıl bir ülkede yaşar olduk biz? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '11

 
Kategori
Güncel
 

Nasıl bir ülkede yaşar olduk biz?

Nasıl bir ülkede yaşar olduk biz?
 

Önce sevgi gelsin.


Her gün sabah ilk işim gazetelere bakmak oluyor. Sanki ülkede hiç iyi bir olay yok, hiç iyi bir şeyler yapılmıyor. Bir sürü iç karartıcı haberlerle karşılaşıyoruz. Gün geçmiyor ki bir olay olmasın. Ülkede gündem sürekli değişiyor. Ne kadar olaylı, ne kadar hareketli bir milletiz biz. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz şaşırıyorum. Nasıl buraya geldik, neden böyle olduk biz? 

Kars’taki “ucube” denen “İnsanlık Anıtı” yıkılmaya karar verildi. Protestocu 200 sanatçı aydın başını bekliyor, ne kadar uğraşsalar, protestolarını genişletseler de yıkılacak, hükümet böyle karar verdi. Heykelleri sevmiyoruz biliyorsunuz. Kime ne zararı varsa, orada öyle duruyor işte. Ermeni halkıyla aramızda bir iletişim olacaktı, başka ne olabilirdi ki zaten. Ama hayır, demek ki zararlı yıkılacak! 

Bir yandan yaklaşan seçimler yüzünden liderler meydanlarda ağız dalaşına girmişler. Birbirlerine hakaret mi ararsınız, sürekli açık aramak mı, tartışma mı ne ararsanız var. Ölen siyasetçilerin üzerinden dalga geçerek siyaset mi yaptıklarını sanıyorlar acaba. Bazı kendini bilmezlerin astıkları afiş ile bütün ülkenin kibarlığı ve dürüstlüğünde söz birliği etmiş olan şimdi ölmüş bulunan eski başbakanla dalga geçerek siyaset mi yapılmış oluyor. O günden bu yana itibarımız yükselmiş bu arada! 

Üniversite giriş sınavlarındaki şifre skandalından sonra öğrenciler ayağa kalktılar. Ama ne fayda, bu kurumun başındaki kişi bunu kabul ettiği halde “iptal edilmeyecek” buyurdu. Arkasından dün yapılan ALES sınavı da skandaldan nasibini almış. Yani skandalsız bir sınav bile yapılamıyor artık ülkemizde. 

Diğer yandan bütün suçu belediye otobüsünde birbirlerine sarılarak oturmak olan gençleri, otobüs şoförü “burası seks otobüsü değil” diyerek aşağı atmış ve hakaretlerle birlikte bir güzel de yumruklamıştı. Otobüsün namusunu kurtarmıştı yani bir nevi. Bu durumu protesto etmek için de başka gençler otobüse binip öpüşerek yolculuk yapmışlar. Bu sefer otobüs şoförü bir şey dememiş. Güleriz ağlanacak halimize. 

Diyarbakır’daki bir ilçede kaymakam, sağlık ocağındaki bir kadın doktoru sözünü dinlemedi diye dövüp darp etmiş. Korumalarım tutmasalardı dövecektim diyor bir de utanmadan. Bürokratlarımızın artık kadına bakış açılarını gösteriyor bu durum da. 

Bu arada namus uğruna hiç yoktan öldürülen kadınlar, taciz edilen çocuklar, tecavüzler. Vee tutuksuz yargılanmak üzere salıverilen sanıklar. Bir daha yapsınlar diye herhalde, o zaman tutuklarlar belki. 

Diğer yandan ötekileşmek. Kendini zorla öteki olarak hissetmek. Veya hissettirilmesi. Hayata bakış açılarında farklılıklar bulunan insanların belli bir sınıftan sayılma çabaları. Belli sınıflara mensup insanların aralarındaki uçurumun gittikçe açılması. İnsanların birbirlerine tahammülsüzlüğü, anlaşmazlıkları, saygısızlıkları. 

İnsanları etnik alt yapıları yüzünden ayırıp hor görüyoruz ve birlikte yaşayamıyoruz artık. Barışı arkaya attık ne zamandır. Birbirimize tahammül edemiyoruz. Hümanist düşünce yok oldu halkımızda. Bazı kesim Kürt Türk ayrımı yaparken, bazı kesim ise müslüman laik ayrımı yapıyor. Safımızı mı belirlemek zorundayız nedir? 

Nasıl bir millet olduk biz böyle. Ne zaman barışacağız birbirimizle. Ne zaman birbirimizi seveceğiz biz? 

 

Şükran Demirtaş 

 
Toplam blog
: 249
: 3042
Kayıt tarihi
: 19.03.11
 
 

Doğup büyüdüğüm şehirde, İstanbul'da yaşıyorum. Emekliyim. Gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğim ..