- Kategori
- Sivil Toplum
Nasıl birleş(eme) dik
Ben birleşmenin anlamsızlığından yakınırken (Türk siyasi hayatının birleşme mantığı) birleştik diyenlerin birleşirken birleşememeyi başarmaları veya birleşememekte birleşmeleri en azından yaptıklarının anlamsızlığı konusunda benimle birleştiklerini gösterdi. (Ne cümle oldu ama.)
Sayın okurlar yine uzun sayılabilecek bir turlamadan döndükten sonra yolculuk sırasında dinlediğim bu haber beni şaşırtmadı. Eğer ortak değer yargıları söz konusu ise zaten ayrılıklar olmaz. Ayrılığın olmadığı yerde de birleşme olmaz. Türk siyasi hayatındaki partiler arasında bana göre (sağda ve solda) fikirsizlik açısından fark yoktur. Bunu daha öncede yazmıştım. Ama hepimizde olduğu gibi siyasi partilerimizin de kısa vadeli çıkarları açısından aralarında derin farklılıklar vardır. Bir başka deyişle Nükleer enerji konusunda son derece özlü bir şekilde yapalım – yapmayalım ayrılığı dışında (sağ olduğunu iddia edenler yapalımcılar, sol olduğunu iddia edenler sanırım yapmayalımcılar) aralarında bir fark yoktur. Neden yapalım veya yapmayalımın da analizi de gerekli değildir. Ama bu konuda ayrılık yaşamayan partiler, milletvekilliği sayısı, medyaya göre malvarlığının hazineye geçmemesi vb konularda derin ayrılık yaşamaktadırlar.
Birliktelik bir siyasi partinin ülkesi için somut olarak öngördüklerinde sağlanmalıdır. Vaadlerini, neden vaat ettikleri, hangi kaynakla, hangi zaman diliminde nasıl yapacakları konusunda sağlanmalıdır. Örneğin nükleer enerjiye neden karşı veya neden yandaş olduklarında da somut bir fikir ayrılığı yaşamamalıdırlar. Eğer nükleer enerjiye karşıysalar, olası bir açığın nasıl kapatılacağı (aslında açık var mı sorusu da dahil olarak) konusunda somut projelerinin eşdeğer bir biçimde var olması gereklidir. Kuşkusuz ki nükleer enerji sadece bir örnektir. Örneğin 21 mayıs 2007 tarihli Hürriyet gazetesinde mera ve yayla affı yasası hakkında çok önemli bir haber vardı bana göre. Birleşen veya birleşemeyen partilerimizin bu ve benzeri aflar konusundaki görüşlerinin benzerliği veya benzersizliği çok önemlidir.
Önemli olan siyasi partilerin kötü olması, katılınmaması çok çok büyük olasılıkla mümkün olmayan vaadler dizisinden öteye geçmeyen programları değil, somut ve algılanabilir olarak ortaya koydukları projeleridir. Bu projeler Türk solunda hiç yoktur. Türk sağında ise sadece 3. köprü, 1238. alt geçit, 46000. baraj şeklindedir. Bunlar da halkımızın çok hoşuna gitmektedir ve fazlası ile vaad eden ve uygulayan bir siyasi parti de inanılmaz bir dış destek ile zaten iktidardır. Bana göre her ne yapılır ise yapılsın yeniden tek başına iktidara gelme olasılığı da çok yüksektir. Birleşenler! veya birleşemeyenler için önemli olan bu anlayamadığım yaz boz çabaları değil çok somut bir biçimde iktidardaki partiden her konuda nasıl farklı olacaklarıdır. Bu farklılıkları ne kadar doğru olur ise alacakları oy o kadar az olacaktır. Ama en azından ülkemiz için bir umut başlayacaktır o zaman.
Sayın okurlar haddim değil sizlere nasihat vermek. Ama Allah aşkına başınızı bu birleşme masallarından kaldırın ve bakın somut olarak hangi konuda ne diyorlar. Bulabilecekmisiniz bakalım ne dediklerini ? Eğer bulamazsanız birleşmenin veya birleşememenin ne anlamı var ? Ve eğer dedikleri bir şey varsa ve o denen şey her ne ise siz de bu fikre katılıyorsanız verin oyunuzu. Çok beğendiğiniz fikirleri! olan! bir partiye birleşmedi diye oy vermeyecek misiniz?