- Kategori
- Kültür - Sanat
Nazım Hikmet

Nazım Hikmet
Değerli şairimiz Nazım Hikmet, 15 Ocak 1902 de doğmuştur. Topluma kalıcı eserler bırakmış kişilerin ölüm tarihleri kadar doğum tarihleri de hatırlanmalıdır. Birkaç gün geç de olsa bu konuya ilişkin birşeyler yazmayı uygun buldum.
1950' lerde, ABD' nin Kore saladırısına katılmak üzere Türk ordusundan asker istenmesi gündeme gelir ve TC hükümeti buna olumlu cevap vererek asker gönderilir. Subay ve erlerimiz, orada hiç muhatapları olmayan bir ordunun askerleri ile savaşmak zorunda kalır. Bir çok kayıplar verilir, sonunda gaziler yurda dönerler.
ABD'nin o tarihteki savunma bakanı Dulles, Türk askerleri Kore'de ölürken, yaptığı bir söyleşide, ağzındaki purosunu dişlerinin arasında sıkıştırarak şöyle der; biliyormusunuz ?, Türk askerleri bize çok ucuza maloluyor, yaptığımız hesaplara göre her biri için yapılan masraf 23 sent'i geçmiyor.. Bu, askerlerimizi hamamböceği gibi gören aşağılayıcı ifade üzerine Nazım Hikmet, '23 Sentlik Asker' isimli şiiri yazarak cevap verir.
Mister Dulles, sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti, Ankara'da 23 sente.
Yahut iki kilo kuru soğan, yahut
bir kilodan fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir insan..
erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeye, öldürülmeye hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı,
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz.
her kalıba uymak meselesi.
Belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki de sevdalıdır.
Yahut da aynı hesapla Mister Dulles,
tanesi 23 sentten yani,
satarlar size bu askerlerin otuzbeşini birden !
İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
seksenbeş onda altısını yahut,
bir çift iskarpin parasına.
Yalnız bir mesele var Mister Dulles,
herhalde bunu sizden gizlediler;
size tanesini 23 sente sattıkları asker,
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak,
mevcuttu tuhafınıza gidecek,
mevcuttu hem de çoktan,
daha sizin devletinizin adı bile konmadan
mevcuttu işiyle, gücüyle uğraşıyordu.
Mesela Mister Dulles,
yeller eserken yerinde sizin New-York'un,
kurşun kubbeler kurdu o,
gökkubbeler gibi yüksek, haşmetli derin.
Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
Halı dokur gibi yonttu mermeri,
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebem kuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
Dahası var Mister Dulles !
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,
zulüm gibi, hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal, ve hürriyet uğruna.
Ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
ve yarin yanağından gayrı her yerde,
her şeyde ve hep beraber diyebilmek için
yürüdü peşince Bedreddin'in
O, tornacı Hasan, köylü Mehmet, öğretmen Ali'dir
kaya gibi yumruğunun son ustalığı,
922 yılı 9 eylülüdür.
Dedim ya Mister Dulles,
herhalde bütün bunları sizden gizlediler.
Ucuzdur vardır illeti. Hani şaşmayın,
yarın çok pahalıya mal olursa size,
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan milletim,
her millet gibi büyük Türk milleti
Nazım Hikmet (1953)
http://bilimfirtinasi.azbuz.com