​ Nazlı Ilıcak'tan eksik bilgi ile çarpıtma / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
 

Nazlı Ilıcak'tan eksik bilgi ile çarpıtma

Nazlı Ilıcak'tan eksik bilgi ile çarpıtma
 

Geçtiğimiz dönemde yaşanan Dengir Mir Mehmet Fırat ve Kemal Kılıçdaroğlu tartışmasına istinaden yazmış olduğum yazılar neticesinde, bir takım teknik hususlara dikkat çekmeye çalışmıştım.
Ne var ki bu gün Sabah Gazetesinde Nazlı Ilıcak konuyu tekrar gündeme getirmiş ve gündeme getirdiği konuyu da son derece bilinçli bir şekilde çarpıtarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Dengir Mir Mehmet Fırat ile ilgili iddialarından dolayı kamuoyunu yanlış yönlendirmekle suçlamış.

Konu ile ilgili yazmış olduğum daha önceki yazılarımın linkleri aşağıdadır.

İddialar Somuttur Dengir Mir Mehmet Fırta İstifa Etmelidir

Kılıçdaroğlu-Fırat Tartışmasına Bir Ek Bilgide Benden

Kılıçdaroğlu-Fırat Tartışmasında Vergi Kaçağının Somutlaşmış Hali

Dengir Mir Mehmet Fırat ve Kemal Kılıçdaroğlu tartışmasında ileri sürülen iddiayı Nazlı Ilıcak Hanımefendi nasıl yorumlamış? Bakalım.

Dengir Mir Fırat: Fırat, 12 Ağustos 2007 tarihli Satış Protokolü ile hisselerini, 300 bin dolara Ferhat ve Abdülkadir Gürüz'e devretti. 200 bin doların en geç 1 Eylül 2007'de, İş Bankası'nın TBMM Şubesi'ne yatırılması kararlaştırıldı. Dengir Fırat, Kılıçdaroğlu'na hem 12 Ağustos 2007 tarihli Satış Protokolü'nü, hem de 1 Eylül 2007 tarihli banka dekontunu gösterdi. Ayrıca, Yönetim Kurulu karar defterine de, bu satış, 1 Eylül 2007'de işlendi. Kılıçdaroğlu, "Maliye beyanları, uyuşturucu kaçakçılığının yapıldığı 27 Şubat 2008'de, Fırat'ın hâlâ şirketin ortağı olduğunu gösteriyor" demekte. Oysa 2008 yılında verilen vergi beyannamesi, 2007'deki durumu ifade eder. Bu yüzden, 2008 vergi beyannamesinde Dengir Fırat'ın ismi yer alıyor. Çünkü 2007 Eylül'üne kadar, o, şirketin ortağı ve vergi mükellefi.

Nazlı Ilıcak Hanımefendinin yazmış olduğu bu paragraf ile olayları nasıl çarpıttığına alenen tanık oluyoruz.
Nasıl çarpıtıyor Nazlı Ilıcak bu olayı?
İrdeleyelim.
İddia neydi?
Sayın Fırat’a ait olan malları taşıyan araçta uyuşturucu yakalanmış ve uyuşturucunun yakalandığı tarih 27 Şubat 2008 tarihidir.
Uyuşturucunun yakalandığını Vatan Gazetesi haber yaptığında ise aradan en az üç ay geçmiştir.
Vatan Gazetesinin haberinden sonra Sayın Fırat geriye dönük olarak, 12 Ağustos 2007 tarihinde şirket karar defterine, karar almak sureti ile hisselerinin satışını yapıyor.
Hisse satışına istinaden alınan karar, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırıdır.
Neden?
Çünkü alınan bir kararın, alındığı tarihte notere tastiki ve Ticaret Siciline 15 gün içerisinde tescil ettirilmesi gerekir.
Oysa Sayın Fırat, uyuşturucunun yakalanmasına dair haberin Vatan Gazetesinden çıkmasından sonra bu işlemleri yaptırmıştır ve kararın noter tastik tarihi ve Ticaret Sicil tescil tarihi 2008 yılının Mayıs ayı sonrasıdır.
İşte bu durumda 2007 yılına ait 2008 yılının Nisan ayında verilen Kurumlar Vergisi Beyanında Sayın Fırat’ın adının geçmesi, Sayın Fırat’ın yalan söylediğinin deliliydi.
Nazlı Ilıcak ise ne diyor?
2008 yılı Nisan ayında verilen Kurumlar Vergisi Beyannamesi 2007 yılını ilgilendirmektedir ve doğal olarak 1 Eylül 2007 tarihinde hisselerini satan Sayın Fırat’ın tabiî ki de Kurumlar Vergisi Beyanında adı geçer. Çünkü 1 Eylül 2007 tarihine kadar Sayın Fırat şirketin ortağıdır.

Bu ifade için verilecek tek bir yanıt vardır.
“Sen gitte kanun ve nizamları iyice bir oku ve öğren veya bilmiyorsan bir Mali Müşavire danış.”
Ama Nazlı Ilıcak iddiaları çarpıtacak ya, kendince bir nokta yakalamış ve o noktayı da doğru kabul ederek, eksik, yarım yamalak bilgi ile bir Hesap Uzmanı olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu mat edeceğini sanıyor.
Böyle olunca da, pek tabi ki komik oluyor.

O halde konuya tekrar bir açıklama getirelim.
Sayın Fırat’ın da ortak olduğu Menas ne tür bir hukuki statüye sahiptir?
Menas bir Anonim Şirkettir.
Yani diğer bir deyişle Menas bir sermaye şirketidir.
Dolayısı ile Anonim Şirketlerin hisse devrini alan kişiler, o Anonim Şirketi bilançodaki görünen rakamları ile kabul eder.
Ve hisseler devir edildikten sonra hisseyi satanın şirketle ilgili herhangi bir hukuki sorumluluğu kalmaz.
Ancak hangi hallerde sorumludur hisseyi satan kişi?
Kendi ortaklığı döneminde, şirketin yüz kızartıcı bir suçu varsa ki bunlar naylon faturacılık, vergi ziyanına sebebiyet vermek ve başka türlü usulsüz işlemler olarak niteleyebiliriz, hisseyi satan kendi döneminden sorumlu tutulur.
Yılın herhangi bir ayında, şirket ortağının hisselerini satması ve hisse satışı tarihine kadar olan şirket karından pay alması diye bir şey söz konusu değildir.
Sadece, satmış olduğu hissesinin bir değeri vardır ve o değeri de belirleyen olgu, şirketin iş hacmindeki ve karlılık oranındaki gücüdür.
Dolayısı ile Sayın Fırat’ın kendince sattığım dediği ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olarak yürütmüş olduğu hisse devri işlemlerinin hiçbir ifadesi olmadığını söylemiştik.
Velev ki doğru söylüyor diyelim Sayın Fırat.
O halde sormuştuk “Neden 2007 yılına ait olan ve 2008 yılı Nisan ayında verilen Kurumları Vergisi Beyannamesi eklerinden olan Ortaklar Pay Listesinde adın geçmektedir?” diye.
Nazlı Ilıcak’ta ne diyor?
“Tabi geçer. Çünkü Sayın Fırat 2007 yılının 1 Eylül’ünde hisselerini satmıştır ve o zamana kadar şirketin ortağıdır.”
Hayır.
2007 yılına ait olan ve 2008 yılının Nisan ayında verilen Kurumlar Vergisi Beyanı eklerinden olan Ortaklar Pay Listesi 31.12.2007 tarihinde şirkete kim ortak ise o isimleri gösterir ve o isimlerin hisse pay adedi yazılır.
Hissesini satan bir kişinin, takip eden yılda verilen Kurumlar Vergisi Beyanın eklerinden olan Ortaklar Pay Listesinde hiçbir koşulda adı geçmez.
Hissesini satan kişinin Ortaklar Pay Listesinde adı geçerse şayet, ilgili Vergi Dairesi beyanı kabul etmez.
Daha doğrusunu ifade etmek gerekirse, Vergi Dairesi beyannameyi tahakkuk ettiremez.
Çünkü Vergi Dairesi sicil kaydında, hisseyi satan ortak pasif duruma düşmüştür.

Peki, Sayın Kılıçdaroğlu hangi belgeyi Sayın Fırat’ın önüne koyarak yalan söylediğini ileri sürdü?
İşte o bahsettiğimiz Kurumlar Vergisi Beyanının eki olan Ortaklar Pay Listesini Vergi Dairesinden çıkararak Sayın Fırat’ın önüne koydu ve “hisseni sattıysan, bu listede neden 31.12.2007 tarihinde ortak olarak görünüyorsun?” diye sordu.
Nazlı Ilıcak ise bu hususları bilmeden ve teknik detayları iyice bir araştırmadan, Sayın Fırat’ın avukatlığına soyunmuş ve köşesinden yalan yanlış bilgilerle, saçma sapan şeyler söylüyor.
Bir de koca bir gazetenin köşesini kapmış.
Hayret edilecek bir durum.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..