Ne desem bilmem ki?... / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '10

 
Kategori
Eğitim
 

Ne desem bilmem ki?...

Şehirlerarası yolculuğumun son arabasını bekliyorum durakta. Dolmuşlar, adlarına uygun bir durumdalar. Yani, dolmuş’lar. Bu durumda Belediye Otobüslerinden başka seçeneğim yok. Çantalarım olmasa, yürümeyi göze alıyorum da, çantaların biri ağır. Taşınacak gibi değil.

Akşam saatleri. Trafik yoğun. Arabalar iki sıra halinde dizilmişler. Bisiklet ve motosikletler ile seyyar satıcılar buna dahil değil. Çünkü o zaman sıra üçe çıkıyor. Henzemin geçit dolaysıyla, arada bir trenin yolu kapattığı ve metrelerce araba kuyruğunun oluşması da, trafiğin katmeri.

Araba beklerken geçen her dakika sanki bir saate bedel iken, tam yanımdan, neredeyse 15-20 cm uzağımdan bir bisikletli geçiyor. Ne olacak, bisiklet deyip, geçmeyin. Pas, toz toprak içinde, eskice mavi siyah arası renginde, büyük boy bir bisiklet.

Arkasında bir oturak var. Bisiklettir, tabi ki oturağı olacaktır, demeyin. Oturağın üzerinde bir kız çocuğu duruyor. Bunda da ne var, bu da normal, diyebilirsiniz. Çocuğun, oturağın üzerinde oturması olağan bir şey de, çocuk oturağın üzerinde oturmuyor. Oturmayınca, nasıl duruyor, derseniz, işte sorun burada başlıyor.

Çocuk, oturağın üzerinde ayakta duruyor. Bayramlardaki gibi gösteri filan yapmak için değil, öyle duruyor işte. Ayağında kırmızı pantolon, sırtında yeşil bir ceket var. Saçları taralı ve yanlardan tokalı. Ayakları hazır oldaki gibi v şeklinde açılmış, sırtı hafifçe eğilmiş ve kolları bisikletin sürücüsünün boynuna sarmış. Belki de bayram ziyaretinden dönüyorlar.

Bisikletin sürücüsü, 40-45 yaşlarında gösteriyor. Sakalı uzamış ve beyazlanmaya başlamış. Önünde dört beş yaşlarında bir erkek çocuk var. Bisikletin demirlerine yan oturtulmuş. Ayaklarını sola uzatmış. Bisiklet ile gitmenin mutluluğunu yaşıyor olmalı.

Bu kadar yoğun bir trafikte, birisi arka oturakta, ayakta duran, diğeri önde yan oturtulmuş bir çocukla, ne kadar yavaş ve dikkatli gidiyorum, deseniz de, arkadaki çocuğun bir an dengesinin bozulabileceğini, sizin ani bir hareket yapmanız halinde yine çocuğun dengesinin bozulabileceğini, bir kaza olması durumunda üç kişinin aynı tehlikeyle karşı karşıya kalacağını, nasıl olur da insan düşünemez?

Bu ülkede bu kadar çok kaza olduğuna değil de, neden daha çok trafik kazası olmadığına şaşıyor insan. Öyle değil mi?

Siz ne dersiniz?

 
Toplam blog
: 425
: 3089
Kayıt tarihi
: 06.12.06
 
 

Gazi Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi..