​ Ne Kadar Hainlik, O Kadar Ödül(!) / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '17

 
Kategori
Sosyoloji
 

Ne Kadar Hainlik, O Kadar Ödül(!)

Ne Kadar Hainlik, O Kadar Ödül(!)
 

Avrupa -Türkiye ilişkileri, Batı tarafından Birinci Dünya Savaş’ından beri hiç görülmeyecek derecede gerilmek isteniyor. Kartlar artık açık oynanıyor. Daha önce gizlediklerini, perde altından yaptıklarını, bürokratik bir dille inkâr ettiklerini şimdi aleni yapıyorlar. İnkâr etmiyor, bilakis damara dokunduracak seviye de ilan ediyorlar, bilinsin istiyorlar. Türkiye’nin hassasiyetlerine aldırış etmek bir yana, kaşımaktan, kanatmaktan zevk alıyorlar.

Bunun en yaralayıcı ve aşağılayıcı örneğini Türk yazar-çizer ve yargı mensuplarına son günlerde Avrupa’da verilen veya verilmek istenilen uluslararası ödüller oluşturuyor.

Hatırlayacaksınız ünü(!) Batı’da bizden daha yüksek olan yazar Orhan Pamuk, “Ermeniler soykırıma uğradılar ve bir milyon Ermeni öldürdük” dediği için Nobel Ödülü aldı. Ödülün açıklanması, Fransız Meclisi'' nin ''Ermeni soykırımını inkâra ceza öngören'' yasayı onaylamasına özellikle denk getirildi...”

Aynı Orhan Pamuk, işin kolayını buldu. Geçenlerde Almanca ’ya çevrilen romanının tanıtımı için Berlin’e gitti. Pamuk, romanın Avrupa kamuoyunda ses  ve kendisine de ödül getirmesi için tanıtımında "Türkiye Avrupa’dan uzaklaştıkça otoriterleşiyor" dedi. Bakalım, hangi ödülü alacak.

Sol cenahtan bir gazetenin genel yayın yönetmeni olan birisi, MİT Tırları davasında vatana hainlik suçlamasıyla 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yurt dışına kaçtı;  büyük bir ilgi gördüğü için de geri dönmedi.  Bu ilginin nedeni Onun gazeteci kimliği ile Türkiye aleyhtarı konuşmalar için biçilmiş kaftan olmasıydı.  Bu kişi, yani Türkiye’de vatan hainliği ile suçlanan biri Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.

Yetmedi;  AKPM'nin Vaclav Havel Kütüphanesi ve Charta 77 Vakfı ortaklığıyla verdiği ödül bu yıl, Bylock kullandığı belirlenen ve FETÖ/PYD "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapse çarptırılması istenen eski YARSAV Başkanına verildi.

Yani ne kadar hainlik yaparsan, Batı’nın gözünde o kadar yüksek bir ödüle layık görülüyorsun.

Türkiye’yi uluslararası arenada savaş suçlusu gösterenlere, soykırımla suçlayanlara veya Türkiye’de darbe girişimi yapan hainlere uluslararası hukuk ödülünü vermek terör örgütüne bir anlamda hukuk dışı acımasız bir destektir. Bu ödüller, bu mantığa göre Türkiye'ye yöneltilen bir silahtan başka bir şey değildir.

Avrupa’nın bilinçaltında yatan Türkiye düşmanlığını bilenler için aslında normal bir tutum. Çünkü bu her zaman yapılmaktadır. Ama hiçbir zaman bu kadar aleni bir düşmanlık yapılmadı.

Peki, Türkiye karşıtlığını büyük oranda perde altından yapmaya çalışan Batı’ya ne oldu da bu kadar aleni bir düşmanlık sergilemeye başladı?

Olaya birçok açıdan bakmak mümkündür. Sosyolojik açıdan baktığımızda karşımıza Avrupa’da göçmenlik üzerinden yükselen ırkçılığın, özellikle de Türk düşmanlığının etkisinin büyük olduğunu görürüz. “Kemik seçmenlerini” ırkçı partilere kaptıran sağ ve sol partiler, seçmeni geri kazanmak için açık bir Türkiye düşmanlığını yapmakta adeta marjinal partilerle yarıştılar. Almanya seçimlerinde buna şahit olmadık mı?

Bir diğer neden ise, Batı’nın doğrudan PKK, FETÖ, DHKP gibi terör örgütlerine verdiği destekle ilişkilidir.  Türkiye bu örgütlerinin desteklenmesine karşı gördüğü hasmane tutum karşısında, tarihinde ilk defa bu kadar keskin bir eksen kayması yaptı. ABD ve Almanya yerine, Rusya ve İran’a yaklaştı.

Bu tutum bir kısırdöngü gibi, Türk düşmanlığını aleni hale getirdi. Türkiye’nin aleni tutumu karşısında kaybedecek bir şeyleri kalmadı.

Türkiye ne yapmalıdır? Son zamanlarda dış politikada uygulanan “mütekabiliyet esası” burada da uygulanmalıdır. En azından kısa vadede benzer ödüllerin önüne geçebilir.

 

 

 
Toplam blog
: 81
: 623
Kayıt tarihi
: 18.10.17
 
 

1963 yılında dünyaya geldim. 1985 yılında Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde..