​ Ne olacak rekabetteki halim? / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Ne olacak rekabetteki halim?

Ne olacak rekabetteki halim?
 

Meseleyi daha fazla uzatmanın, boşuna kurcalamanın âlemi yok. Para parayı getiriyor işte. Atalarımız söylemiş. Boşuna mı? Bir de İngilizce versiyonu var lafın: “Money talks.” Elbette “Büyük balık, küçük balığı yutar.”ı da unutmamalı. Ben mini minnacık bir balığım, tamam mı? Biliyorum. Ama küçük olunca büyük balıklar beni yutmasın diye daha rahat saklanabilirim. Miyim?

Varımla yoğumla yaptığım bu yatırımımı büyütecek ve pohpohlayacak param da yok açıkçası. Daha kazanamadık öyle paralar. Pazarlama okuduk ama süper bir pazarlama dehası filan da değilim. Ne olacak rekabetteki halim? Kendime göre çıtalarım var ve elbet tırmanmaya uğraşıyorum. Milletin çıtalarına bakarsam, benimki sopa kalıyor. Elden ne gelir? En iyisi mi, ben kendime bakayım. Zenginin parası fakirin çenesini yorar hesabı… Ne gerek var moral bozmaya?

S.W.O.T yapayım hadi kendime. Neredeydik, nerelere geldik bakalım. Nedir benim rekabet gücüm? Yemeklerimin lezzeti, porsiyonlarımın büyüklüğü, alternatif bolluğu, lezzet çeşitliliği, usta personel… Nedir zayıflıklarım? Paket servis eksikliği, tatlı çeşidi eksikliği, tek yönetici olmak ve projeleri hayata geçiremeden gömmek zorunda kalmak… Peki, bu piyasanın “nish”i var mı? Var tabi… O da bana kalsın. Bir küçük hamleyle bakmışsın zirveye tırmanmışım.

Şimdi hedefim ne benim? Vizyonum ne? Hedefim öğlen ve akşam gelen misafirlere keyifli bir ortamda, lezzetli ve doyurucu yemekler sunmak. Hatasız servis ve koşulsuz müşteri memnuniyeti de denilebilir. Konunun dışına çıkıyorum biraz belki ama kişisel odaklanmama bakacak olursak da, bu mesleği en ince ayrıntılarına kadar ve tüm püf noktalarıyla icra eder hale gelmek. Vizyonumuz da bölgemizde tercih edilen ilk restoran olmak.

Her şey bir yana, insanın iyi bir rakibinin olması da muhteşem bir şeymiş doğrusu. Fiyat stratejileriyle, rekabet avantajlarıyla ve paranın gücü sayesinde dezavantajları bir çırpıda avantaja çeviren taktik kararlarıyla hayran olduğum bir rakibim var artık. Yaşasın! Yani böyle konuşuyorum diye ben şimdi anormal miyim? Değilimdir herhalde. Bende böyle. İyi, iyiyse iyidir. Sezar’ın hakkını Sezar’a veririm ben. Nazar etme ne olur, çiğne senin de olur. İşine geliyorsa.

Şimdi nedir durumumuz? Öncelikle statükoyu ve tarzımızı koruyacağız. Değişen müşteri beklentilerine ve piyasa koşullarına uymaya özen göstereceğiz. Bu arada ekonomiyi sağlam tutmak veçhiyle düşmeyip ayakta kalacağız. Sonra, bükemediğimiz eli öpüp, rakibimizden ders alacağız. Canım sopalarım benim. Siz büyüyünce kocaman kocaman çıtalar mı olacaksınız… Severim ben sizi. Neymiş? Şapkamız önümüzde. Baltalar elimizde. Biz çıkalım ormana hey. Ormana.

 
Toplam blog
: 86
: 3134
Kayıt tarihi
: 09.10.06
 
 

Marmara İng. İşletme mezunuyum. Pazarlama bölümünde uzmanlaştım. Reklamcı olmak istiyordum. Olmad..