​ Ne yemekler yedim zaten ... / Yemek - Mutfak / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Eylül '07

 
Kategori
Yemek - Mutfak
 

Ne yemekler yedim zaten ...

Ne yemekler yedim zaten ...
 

İngiltere, İrlanda, Güney Afrika, Fransa, İspanya, Portekiz, Malezya, İtalya, Sudan, Almanya, Yunanistan, Suriye, Romanya, Bulgaristan, Belçika, Hollanda, Tanzanya, Kazakistan, Rusya, Azerbaycan, Barbados ve daha yirmiiki değişik ülkeye seyahat yaptım bugüne kadar.

Farklı kültürler, farklı dünyalar. Kiminde iki gün kaldım kiminde yirmiiki.
Kiminde yaşamak için yedim, kiminde yemek için yaşadım. İşte size özeti.

Uçak yemekleri;
Havayolunun sürekli müşterisi iseniz mutlaka yemek siparişi verin. Uçuş / varış saatine ve sağlık durumunuza göre havayolunun internet sitesinden alternatifleri kontrol edin. Unutmayın uçağa binmeden yiyip içeceğiniz herşey sizi havada rahatsız edecektir.

Kahvaltılar;
Alışık olduğumuz peynir, zeytin, domates usulünü bulmak zor, özellikle batıda. Kaldığınız yerde, akşam pizzanızın üzerine zeytin koyarlar, sabah kahvaltıda istersiniz hayretle bakarlar yüzünüze.

Bizdeki çeşit peyniri bulmak biraz hayalcilik ama özellikle batı ülkelerinde ambalaj içinde peynirler bulmak olası.

Tropikal iklimin hüküm sürdüğü yerlerde ise peynir bir lüks. Çünkü saklamak zor. İnsanların yemek tarzları iklim ve doğa şartlarının etkisinde. Bunun dışına çıkmanız istisna oluyor ve her istisnanın bir bedeli var.

Uzun bir Malezya seyahati öncesi gümrük memurlarına çantamdaki peynirleri anlatmak için nekadar çabaladığımı hatırlarım hala.
Bu tarz iklimin yaşandığı yerlerde meyveler ön plana çıkıyor öğün farkı olmaksızın. Ama ömrünüzde hiç görmediğiniz meyveler ve tadları size garip gelebilir.

Müsli tarzı ve özellikle probiyotik ürünler giderek yaygınlaşıyor batıda. Orta doğuda ise kahvaltıda gelen bazı yiyecekleri öğle ( daha doğrusu geç öğle) ve akşam yemeklerinde de bulmanız olası.
Humus, babagannuş, bakla v.b.

Orta ve uzak doğuda çay önemli bir içecek, batıda ise kahvenin ( makina kahvesi ) hükmü geçiyor, İngiltere' de bile. Olaylara analatik yaklaşımlarını burada da göstererek, çaydan sonra kahve yapmayı da iyi öğrenmiş İngilizler. Ama kahvaltıda kuru fasülye yemeleri ( tatlı fasülyeden yapılan ) anlaşılır gibi değil.

Çayı limon ya da şaşılacak şekilde sütle tüketmeleri ise tam bir gelenek ve kolay kolay çıkamaz hayatlarından. İngiltere' de yaşayan Türkler arasında ise bir espri var. Çayına süt koyanların memlekete dönmesinden ümit kesilmiş oluyor.

Kendinize yumurta, omlet türü bir şeyler sipariş edecekseniz iyi tarif etmelisiniz. Neler eklenecek, nasıl pişecek.
Şayet tarif etmezseniz, standartı nasıl ise oralarda öyle hazırlar size. Böylece iki tarafı pişirilmiş sahanda yumurta da yiyebilirsiniz beyazı pişmemiş yumurta da.

Ekmek pek sorun olmaz ama siz yinede bilmediğiniz türleri denemeyin ve mutlaka el değmemiş olanlarını bulmaya çalışın.

Mutlaka meyve yiyecekseniz, salatasını tercih etmeyin çoğunlukla fermante olmuştur. Kendi kestiklerinizi tercih edin. Kabukları hariç tabiki yoksa mum yersiniz.

Öğle yemekleri;

Orta doğuda öğleden sonra saat iki üç gibi yenir. Çünkü yemekten sonra uyurlar ve akşam yemeğini gece on gibi yerler.

İngiltere' de publarda sandviç türü hakimken İspanya' da orta doğudakine benzer bir şölendir öğle yemekleri. Tapas denilen bizdeki mezeler (başlangıçlar) cafe barlarda özel buzdolaplı tezgahlarda saklanır. Çeşiti boldur ancak bazıları bizim damak tadımıza pek uymaz. Bamyadan küçük, beyaz renkli sadece gözleri kara olan balıkları! nasıl yerler bilemem. Siesta ( öğle şekerlemesi ) yapmayacaksanız fazla yüklenmemelisiniz midenize.

Biz pek alışık olmadığımızdan öğle yemeğinde alkol almayız, bira bile olsa. Batıda içilir. Uyacaksak ayarına dikkat etmek gerekir. Yoksa bütün bir öğleden sonranız zehir olabilir.

Fast foodlar öğlen yemekleri için iyi bir alternatiftir. Çünkü gittiğiniz yerin şehir merkezlerindedirler. Böylece etrafı görür, alışveriş imkanlarını gözden geçirme şansı bulursunuz. Unutmamanız gereken şey şudur; dünyaca tanınan fast foodlar bile her ülkede ayrı lezzettedir.

Bir Suudi Arabistan seyahatimde, Pizza Hut tabelasını gördüğümde koşup öpecek kadar sevinmişken etlerin ve baharatların yerel halka özgü tadları içerdiğini keşfetmem için pizzamdan ilk ısırığı almam yetti.

Dolayısıyla buralarda da iddialı siparişlerden kaçınmak lazım. Bir de şunu hatırlamak lazım özellikle batıda fast food ucuz değildir. Orada yaşayanlardan alacağınız tavsiyelerle üç aşağı beş yukarı aynı paraya doğru düzgün bir şeyler yeme şansınız herzaman vardır. İnternet gelişmiş ülkeler için inanılmaz bir kaynak. Küçük şehirler için bile olsa başvurmaktan çekinmeyin. Alternatifler güzeldir.

Menüyü incelemek ( hatta fiyatlardan emin olmak için kapı dışındakilere bakmak ) önemlidir. Anlamadığınızı sormak, iki defa kontrol etmek yararlıdır. Ayıp değildir. Nasıl hazırlanıyor, nasıl ve neyle servis ediliyor, yaklaşık kaç gram ve şefin tavsiyesi mutlaka sorulmalıdır. Şayet size özellikle bir kaç çeşit ısrarla tavsiye diliyorsa dikkatli olun. Bunlar hafta sonundan kalanlar olabilir. Unutmayın siz müşterisiniz ve o mekanı seçmişsiniz, size hizmet için oradalar.

Domuz ve ürünleri ile ilgili endişeniz yada herhangi bir maddeye alerjiniz varsa derhal sorun, söyleyin. Unutmayın siz orayı seçtiniz ve sağlığınız kıymetlidir. Özellikle seyahatte sağlık birinci önemli husustur. Göreviniz kendinizi sağlam bir şekilde memleketinize geri getirmektir!

Buz ve süt ürünleri en riskli şeylerdir seyahatlerde. En kolay hastalık nedeni olabilirler. Özellikle Afrika ve ortadoğu ülkelerinde şüpheniz varsa ne buz kullanın ne de süt ve ürünlerini.

Hala inanılmaz bir husustur benim için ama gezdiğim ülkelerde beğenmediğim bir çorba ile pek karşılaşmadım. Kültürler ellerindeki malzemelerle hep iyi çorbalar yapmışlar sanki. Kimi zaman hastalar için kimi zaman iyi bir başlangıç olarak.

Akşam yemekleri;
Zamanın daha elverişli olduğu belkide içki ile yenilecek bir akşam yemeği, sohbetle birlikte bir şölene dönüşebilir. Ancak şunu hiç unutmayın uykudan önce sindirime birkaç saatiniz var ve sabah işe devam. Aperatif diye alınan içkiler yemek esnasında alınanlarla birleşince çarpabilir. Özellikle hacmen 40 derecenin üzerindeki aperatifler yemekte alınan şarap v.b. içkiler içildikten sonra sizi pişman edebilir. Alışık olmadığımız yeni şeylere dikkat etmeliyiz.

Doğu kültüründe bizdeki "Allah aşkına ye" tarzının benzeri vardır. Rusya ve BDT ülkelerinde ise içki ön plana çıkar. Her mini kadehten önce birisi konuşma yapar ve içilir. Sayamazsınız ve ardı arkası kesilmeyen konuşmalar bittiğinde durumun vehameti ortaya çıkar. Dikkatli olmak lazım!

Özellikle uzak doğuda baharatlar ve soslar ön plana çıkar. Bilirsiniz balık, et, tavuk gibi ana yemeğin bazları lezzetsiz yada az lezzetli ise aşçılar sos ve baharatlara başvurur.

Yıllar önce askerlik görevim sırasında Sivas' ta tavsiye üzerine bir dönerciye gitmiştik eşimle birlikte. Döner sipariş ettik ve tabakta sadece pide üzerinde ince kıyım etlerden oluşan bir döner sundular bize. Çok şaşırdık, bir müddet tereyağı ve garnitür servisi bekledik. Ne gelen var ne giden.
Bu mudur? dedik. -Budur. dediler. Yedik ve gördük lezzeti. Bilirsiniz ete kekik koyarlar büyük şehirlerde, hayvanlar dağlarda kekik yiyerek büyür oysa Sivas' ta. Fark budur.

Bilmediğiniz baharat ve sosları denerseniz midenizi bozabilir. Çünkü metabolizmanız tepki verir hemen. Bu yüzden özellikle Çin ve Hint mutfaklarına dikkat etmek lazım. Güzeldirler, ancak bilerek sipariş vermek gerekir.

Az pişmiş, orta karar ve pişmiş kavramları bizden farklıdır. Özeti, az pişmiş derseniz etiniz kanlı gelir, orta kararda etin ortası pembedir. Sakın ola çok çok çok pişmiş demeyin, ayakkabı köselesi benzeri bir et servis edilir size.

Tatlılar özen ister. Ne olduğunu neden yapıldığını ve özellikle tazeliğini bilerek yemenizi tavsiye ederim. Ve tabiki kalorisini.

Seyahatler esnasında günlük kalori ihtiyacınıza özen göstermelisiniz. Ne gündüz uyuklayacak ne de otel odasında volta atacak duruma düşmemelisiniz.

Gittiğiniz yerde yaşayan, firkine güvendiğiniz kişilerden tavsiye almak Amerika' yı yeniden keşfetmekten iyidir. Ancak onlara ne istediğinizi ve bütçenizi mutlaka söylemelisiniz.

Tabak, çatal, bardak, peçete v.s. masanın tapulu malı değildir siz istediğinizde değiştirilir. İsteyin. Toplu kullanım yerlerinde elinizde bir peçete olmasından zarar gelmez. Kapı kolları, merdiven trabzanları, tam yemek öncesi tokalaşmalar v.s. v.s.

Seyahate çıkarken, bildiğiniz ve kullandığınız ağrı kesici, mide ve sindirim sistemi ilaçlarından mutlaka yanınıza alın. Ne olur ne olmaz.

Dünyanın her köşesinde insanlar hayatlarını sürdürmek için yemek yer. Sizse sadece orada bulunduğunuz sürece eşlik edersiniz onlara. Onlar alışkındır siz değil.

Fakirin ekmeği ile zengininki bir olmaz elbet ama lezzet her daim vardır.

Bir parça ekmek, bir parça katık, Allah ne verdi ise, yeterki taze ve temiz olsun.

İyi yolculuklar.
Afiyet olsun.
 
Toplam blog
: 14
: 941
Kayıt tarihi
: 10.08.07
 
 

40 yaşındayım. Mühendislik okudum. Bir otomotiv şirketinde ihracatla uğraşıyorum. Şimdiye kadar düny..