​ Neden Can? / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '09

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

Neden Can?

Neden Can?
 

Can Dündar'ı ülkedeki pek çok kişi gibi ben de severim

Üzerinde taşıdığı sevimliliği ve samimiyeti ile "sayılmak" tan çok, "sevilmeyi" çağrıştıran biridir Can Dündar.

Belki bu yüzden, ilgili ilgisiz pek çok kişi ona ön adıyla hitap ediyor; benim başlıkta yaptığım gibi..

Son "Mustafa" çıkışıyla bir kesimin keskin tepkisine hedef olmuş olması bile, onun bu sevimliliğini ortadan kaldırmadı.

Pek çok kişi gibi ben de, "Mustafa"daki yaklaşımına destek verdim. Saçma sapan tabuların yıkılması, ülkenin hayatın hakikatleriyle yüzleşmesi, zihinsel duvarların yıkılması anlamında önemli bir adımdı Can Dündar'ın "Mustafa"sı..

Ama, bugünki yazısını, "Mustafa" filmi için aldığı akıl dışı tepkiler karşısında "bir yaşıma daha girdim" diyen Can Dündar'a yakıştıramadım.

Milliyet'teki köşesinde, inanılacak gibi değil ama Can Dündar:" Asker giderse yerini kim alacak?" diyor.

Yani Türkiyedeki "demokratik" rejimin vasisi asker olmaktan çıkarsa, yeni "vasi" kim olacak, kaygısını dillendiriyor.

İşte yazıdan bir bölüm:

“Darbe şakşakçılığı” demeden önce dünkü tabloya bakın:
Sabah, Poyrazköy’de bulunan silahların sergisiyle uyandık.
Saat 10’da, Güneydoğu’da 9 erin şehit olduğu haberi geldi.
11’de Genelkurmay Başkanı elinde lav silahıyla (mühimmatıyla?) basın toplantısı yaptı.
O sırada eski Adalet Bakanı’na suikast girişimi oldu.
Ekranda 1 Mayıs nedeniyle cuma günü çıkabilecek olaylar tartışılıyordu.
Uzmanlar, “Büyük kentlerde eylemler beklenebilir” diyordu.
Ardından taciz ateşiyle bir şehit haberi daha geldi.
Bu sadece yarım günlük gündemiydi Türkiye’nin...
Bir gün önce İstanbul’un ortasında savaş görüntüleri yaşamış bir ülke halkının bu travmaya dayanması, paniğe kapılmaması, güvenlik ihtiyacını her şeyin önüne almaması mümkün mü?
* * *
İşte bu ortamda Genelkurmay Başkanı, “Demokrasiye bağlıyız. Farklı düşüncedekileri TSK’da barındırmayız” dedi.
Bu, çok önemli bir tavır...
Askerin darbe niyetine, siyasi vesayete son vereceğinin işareti...
Demokrasi için gerekli adım; ama yeterli değil... Çünkü işadamından işçisine, işsizine kadar herkes tedirgin...
Başı sıkıştığında “Asker gelsin çözsün” refleksine alışmış bir toplumun paniğini kim yatıştıracak?
Askeri vesayetin boşluğunu hangi otorite, nasıl dolduracak?
Alternatifin “cemaat” olması nasıl önlenecek?
* * *

Sevgili Can, bu ülke bu türden olayları yeni yaşanmıyor..Sıkı yönetim dönemlerinde bile bunun kat kat fazlasını yaşamadık mı?..Darbeler görece bir sukunet sağlamış olsa bile, adında daha "kaotik" ortamlar bırakmadı mı?

"Ya sivil otorite bizi koruyamazsa", kaygısını dillendirecek kişi siz olmamalıydınız. Sıradan insanlar, vesayet rejimleri içerisinde yetişmiş kitleler, bu korkuyu taşıyabilir..Nitekim, "Mustafa" da, bir kaç hakikati dile getirdiniz diye; "Ata'mız elden gidiyor" feryatları da bu cümledendi.

Ama, bu anlamsız tepkilere karşı epeyce kürek sallamış biri olarak, bugün bunları yazmanız gerçekten şaşırtıcı!..

Ordu'nun alternatifi nasıl "cemaat" olabilir?..Ülke gerçek bir demokrasiye kavuşunca, ordunun vesayati ortadan kalkınca, ordu'nun kendisi de ortadan kalkıyor mu?

Hem nedir bu "cemaat" fobiası kuzum! Hangi cemaatmiş o ki, ordu'ya alternatif "ordusu" bulunuyor!!!

Sivil siyasi hayat zaten bir tür "cemaatleşme" değil midir? Her siyasi parti, bir çeşit "cemaat" oluşturmuyor mu?

Yani bu ülkede, bir çok "cemaat" var. Bunların her birinin kendi çapında gücü ve etkinliği var. Demokratik alanda hepsi gücü oranında kendini temsil ettirebilir. Zaman zaman bu oranlar değişir; kimi çıkar, kimi düşer..

Demokratik bir hayat yaşamamız için neden bir "vasi" ye ihtiyacımız olsun ki?..

İnsanları "vehim"lerinden, paranoid yaklaşımlarından kurtarmak konusunda "öncü" hizmetler veren biri olarak, şimdi bu "vehim"lere haklılık payesi vermeniz nedendir??

Şaşırttın bizi Can!..

 
Toplam blog
: 1645
: 822
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..