​ Negasyon 5 / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '11

 
Kategori
Felsefe
 

Negasyon 5

Değilleme (hayırlama, karşıtlama, olumsuzlama, yanlışlama, vd) çoğunluk bakışımsızdır.


Diğer bir deyişle:


Tezin karşıtı antitezdir ama antitezin antitezi tez değildir.


Örnek:


Sevginin karşıtı, nefret değil, büyük ‘A’ ile Acı’dır. Acı’nın karşıtı sevgi değil, bilgidir. (Bu mikro-sistematik, Freud’dan Chomsky’ye tüm zihinbilimcileri değiller.)


2. Sanayileşme’nin 9 öncü altkültürüne durumu uygularsak, tez-antitez ikilisi olarak, 8x9 = 72 olanak elde ederiz. Burada, genelde öyle olmayan, permütasyon-kombanisyon bakışımsızlığı da mevcuttur. Yani, robotçuluk-ölümsüzlükçülük ikilisi ve ölümsüzlükçülük-robotçuluk ikilisi farklı şeylerdir / kategorilerdir.


Buradan fraktal mantığı da kullanarak, diyalektikten poliyalektiğe geçiyoruz. Yani, örneğin yukarıdaki ikililerin epsilon parçacıkları, bir ve yalnız bir kezliğine yepyeni br denklem üretebiliyor. Örneğin, egzoskeleton Hawking’e uygulanabilseydi, Hawking şu anda yürüyor ve konuşur durumda olacaktı ve bu onun Evren denklemlerini de etkileyecekti. (Hawking, hastalığının ta en başından beri, o zamanki tıp koşulları nedeniyle, her an ölecekmiş gibi yaşıyor, on yıllardır...)


Uzaycılıkta mekik tezinin tam 30 yıl boyunca, antitezsiz olarak, ABD’yi sıfır noktasına geri taşıması, çok daha ilginç bir örnek: 1970’lerdeki nanoteknolojisizlik, 2 kez mikro parçalar olan civatalar /contalar nedeniyle, en makro negatif sonuçlarla, ABD’yi tarihin en sakar ülkesi yaptı. (2 uzay mekiği kazası, 1 Çernobil’den daha büyük sakarlık ve zarar eder.)


(Burada zamansal simetri tanımı kullanılmıyor. Bir tarihten öncesi ve veya sonrası için tersinirlik ilkesi kullanılamaz. Diğer bir deyişle, zaman kuantaları tanımsızdır ve tersinirlik gibi bilindik tanımlarla tanımlanamaz.)


Negasyonun bu tuhaflıkları, bilindiği kadarıyla hemen tüm negasyonların transandental nitelikleri nedeniyledir. Ya da başka bir deyişle, tüm poziyonlar / evetlemeler işlevsizdir / geçersizdir. Bunun nedeni, insan türünün bir çocuk gibi daha henüz öğrenme durumunda olması ve 5.000 yıllık tarihe karşın hala bir çocuk gibi bir şeyi 2’den çok kezde öğrenmesidir. Dolayısıyla, örneğin 3 devlet negasyonu, bambaşka 3 kategori demek oluyor. Böylelikle onların poliyalektikleri sözkonusu oluyor.


Yani, hala süreçlerdeyiz. Değişim hala, baki olan temel öğe. Tuhaf bir şekilde, insan tarihinde bir şey kalıcılaştı mı işlevi kayboluyor, hemen negasyonu gerekiyor, uzay mekiği gibi.


Bir de evrimden arta kalan bir niteliğimiz var: Genellikle olumsuz durumlardan öğreniyoruz. Bugün Yeryüzü’nde tropik bölgelerde 1 milyon yıl önceki gibi, üstelik hiçbir sorun çıkmadan yaşayan toplumlar var. Yani denge var, sömürü yok, sorun yok ama değişim de yok. Bu durumda, onu bile negasyonlamamız gerekiyor ki ılıman bölgelere göçle, insan türü bunu kezlerce eyledi.


Gelecek için de göründüğü kadarıyla en az bir 5.000 yıl daha böyle gideceğe benzer. İnsan-değil ve insan-öte daha şimdiden fiilen tanımlandığı için, negasyon bunların farklı formlarda oluşturulması ile geçecek. İnsan yavaş öğreniyor ve arada tarihin orta çağlarında öğrendiklerini unutuyor. Yine böyle olacak.


Uzay ve ötesi, bu metnin tanım alanı ötesinde kalıyor.Değilleme (hayırlama, karşıtlama, olumsuzlama, yanlışlama, vd) çoğunluk bakışımsızdır.


Diğer bir deyişle:


Tezin karşıtı antitezdir ama antitezin antitezi tez değildir.


Örnek:


Sevginin karşıtı, nefret değil, büyük ‘A’ ile Acı’dır. Acı’nın karşıtı sevgi değil, bilgidir. (Bu mikro-sistematik, Freud’dan Chomsky’ye tüm zihinbilimcileri değiller.)


2. Sanayileşme’nin 9 öncü altkültürüne durumu uygularsak, tez-antitez ikilisi olarak, 8x9 = 72 olanak elde ederiz. Burada, genelde öyle olmayan, permütasyon-kombanisyon bakışımsızlığı da mevcuttur. Yani, robotçuluk-ölümsüzlükçülük ikilisi ve ölümsüzlükçülük-robotçuluk ikilisi farklı şeylerdir / kategorilerdir.


Buradan fraktal mantığı da kullanarak, diyalektikten poliyalektiğe geçiyoruz. Yani, örneğin yukarıdaki ikililerin epsilon parçacıkları, bir ve yalnız bir kezliğine yepyeni br denklem üretebiliyor. Örneğin, egzoskeleton Hawking’e uygulanabilseydi, Hawking şu anda yürüyor ve konuşur durumda olacaktı ve bu onun Evren denklemlerini de etkileyecekti. (Hawking, hastalığının ta en başından beri, o zamanki tıp koşulları nedeniyle, her an ölecekmiş gibi yaşıyor, on yıllardır...)


Uzaycılıkta mekik tezinin tam 30 yıl boyunca, antitezsiz olarak, ABD’yi sıfır noktasına geri taşıması, çok daha ilginç bir örnek: 1970’lerdeki nanoteknolojisizlik, 2 kez mikro parçalar olan civatalar /contalar nedeniyle, en makro negatif sonuçlarla, ABD’yi tarihin en sakar ülkesi yaptı. (2 uzay mekiği kazası, 1 Çernobil’den daha büyük sakarlık ve zarar eder.)


(Burada zamansal simetri tanımı kullanılmıyor. Bir tarihten öncesi ve veya sonrası için tersinirlik ilkesi kullanılamaz. Diğer bir deyişle, zaman kuantaları tanımsızdır ve tersinirlik gibi bilindik tanımlarla tanımlanamaz.)


Negasyonun bu tuhaflıkları, bilindiği kadarıyla hemen tüm negasyonların transandental nitelikleri nedeniyledir. Ya da başka bir deyişle, tüm poziyonlar / evetlemeler işlevsizdir / geçersizdir. Bunun nedeni, insan türünün bir çocuk gibi daha henüz öğrenme durumunda olması ve 5.000 yıllık tarihe karşın hala bir çocuk gibi bir şeyi 2’den çok kezde öğrenmesidir. Dolayısıyla, örneğin 3 devlet negasyonu, bambaşka 3 kategori demek oluyor. Böylelikle onların poliyalektikleri sözkonusu oluyor.


Yani, hala süreçlerdeyiz. Değişim hala, baki olan temel öğe. Tuhaf bir şekilde, insan tarihinde bir şey kalıcılaştı mı işlevi kayboluyor, hemen negasyonu gerekiyor, uzay mekiği gibi.


Bir de evrimden arta kalan bir niteliğimiz var: Genellikle olumsuz durumlardan öğreniyoruz. Bugün Yeryüzü’nde tropik bölgelerde 1 milyon yıl önceki gibi, üstelik hiçbir sorun çıkmadan yaşayan toplumlar var. Yani denge var, sömürü yok, sorun yok ama değişim de yok. Bu durumda, onu bile negasyonlamamız gerekiyor ki ılıman bölgelere göçle, insan türü bunu kezlerce eyledi.


Gelecek için de göründüğü kadarıyla en az bir 5.000 yıl daha böyle gideceğe benzer. İnsan-değil ve insan-öte daha şimdiden fiilen tanımlandığı için, negasyon bunların farklı formlarda oluşturulması ile geçecek. İnsan yavaş öğreniyor ve arada tarihin orta çağlarında öğrendiklerini unutuyor. Yine böyle olacak.


Uzay ve ötesi, bu metnin tanım alanı ötesinde kalıyor. 

 
Toplam blog
: 2216
: 514
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..