- Kategori
- Siyaset
Nepotizme bayrak açmak

Akraba kayırmacılığı
Geçtiğimiz günlerde, İl başkanları ve partililere seslenen Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Sizden beklentimiz nasıl Ankara’da üst düzeyde yapılan değişim nasıl olgunluk içerisinde yapılmışsa, il ve ilçelerdeki yapılırsa, değişimlerde de aynı olgunluğu göstermenizi bekliyorum. Küçük hesapların yer almasını istemiyorum. Bu süreçte nepotizm (akraba ve yakın arkadaşları kayırma) olmayacak” dedi. Benim merak ettiğim, bu konuşma esnasında salonda bulunanların % kaçı nepotizmin anlamını biliyordu?
Tarihsel olarak baktığımızda “Nepotizm” kavramının genel olarak olumsuz olarak algılanmasının temel nedeni, Rönesans döneminde bazı Papa’ların yeğenleri için üst düzey işler bulma eğilimlerini yansıtır. Bu dönemdeki uygulamalar kilisenin etkinliğini ve diğer kişilerin morallerini olumsuz olarak etkilemiş olup; Söz konusu uygulamalar günümüzde de benzer şekilde varlığını yoğun olarak devam ettirmektedir.
“Kin selection”veya “akraba kayırmacılığı” insanlarda (bazı biyologlara göre hayvanlarda da) var olan doğal bir içgüdüdür. Sosyal bilimlerde yer alan biyolojik, ekolojik yaklaşımlar ise, nepotizmin rasyonel davranışlar sınıfına girdiğini iddia etmektedirler. Yani nepotizm davranışı; keyfi, duygusal veya içgüdüsel değil, rasyonel ve seçilmiş bir davranış olarak kabul edilmektedir.
Nepotizm, “iş yerinde liyakat yerine yeğenler ve diğer akrabalara bir takım ayrıcalıklar verme şeklinde gösterilen kayırmacılık” olarak tanımlanmıştır. Bir kimsenin bilgi, beceri, kabiliyet, başarı ve eğitim düzeyi gibi faktörler açısından değerlendirilmeksizin veya iş gereklerine, liyakata bakılmaksızın, yalnızca kan bağı ve akrabalık ilişkileri esas alınarak istihdam ve terfi ettirilmesine nepotizm denir. Nepotizm, geleneksel bağların ve ilişkilerin yoğun olarak yaşandığı ve piyasa mekanizmasının yeterince gelişmemiş olduğu ülkelerin aile işletmelerinde daha yaygın olarak yaşanmakla birlikte, gelişmiş ülkelerde de rastlanmaktadır. Günümüzde nepotizm politika, yayıncılık ve araba yarışları aile işletmeleri ve hizmet sektöründe oldukça yaygın olarak gerçekleşmektedir. Başka bir ifade ile nepotizm, ahbap çavuş, kafa kol ilişkişkisi ile tanıdık kişilere avantaj sağlama, öncelik tanıma, kamu imkânlarından yararlandırma politikasıdır.
İnsanların sayısal olarak çoğalması, birlikte ve düzenli yaşama ihtiyacı duymaları, siyâsi örgütlenmeyi gerekli kılmış, böylece devlet ortaya çıkmıştır. Dolayısı ile her topluluğun sosyal hayatına ve yaşadığı coğrafyasına, şekillenen siyasi kültür yapısına göre devlette şekillenmiştir. Siyasal kültür; bir milletin sosyal yapısı, ekonomik faâliyetleri, yaşadığı coğrafya, kültür, sanat ve bilim hayatı, inanç sistemi, hukuki ve siyasi yapılanması ve bu yapılara hakim olan ilkelerden kaynaklanır. Siyasal kültüre kaynaklık eden bu yapılar ve ilkeler, aynı zamanda birlikte yaşamanın da temel ilkesidir. Devlet, bu bütün içinde şekillenmiş organizasyonun adıdır.
Ancak; Genel anlamda Toplumsal Yaşamı Düzenleyen Kurallar vardır; Din ve Ahlâk kuralları, Yaptırım gücü genelde maddî değil, manevî kurallardır. Örf ve âdetler (gelenek-görenek), Yaptırım gücü manevî, zaman içinde en çok değişim gösteren kurallardır. Hukuk kuralları ise yazılı ve maddî yaptırım gücüne sahip olup, sosyal hayatı düzenleyen maddi müeyyideleri olan kamu gücü ile desteklenmiş kurallar bütünüdür. Burada toplumun oto kontrolü yoktur, artık devlet devreye girmiştir.
Kanun koyan ve uygulayan devlet şekli olan Hukuk Devleti ile kişilerin sosyal durumlarını haklarını iyileştiren Sosyal Hukuk Devlet anlayışlarında nepotizm uygulamaları çokta etkin değildir. Ancak gelenekçi, örf ve adetlere bağlı, feodal ilişkilerin yerleşik olduğu, hukuk’un üstün olmadığı, göz ardı edildiği toplumlarda nepotizm bir kural halini almıştır.
Fransızca kökenli bir kelime olan nepotizm, bir iş ya da bir konuda, akraba ve yakın arkadaşları kayırma anlamına geliyorsa da eşanlamlısı olan torpilcilik günümüz Türkiyesinin en büyük sosyal sorunlarıından birisidir.
Daha da sert bir vurgu ile Nepotizm, Ülkemizin kanayan yarasıdır. İşletmelerin yönetimlerini olumsuz etkilemekte, mevcut personelin verimini düşürmekte, kurum içerisindeki ilişkiler zarar görmekte sonuç olarak, çalışma barışı bozulmaktadır. Adaletsizliğin tipik bir uygulamasıdır. Nepotizm, Ülkemizde sosyal olarak sürekli olarak uygulanan İktidarların en zayıf karınlarından birisidir. İktidara kim gelirse gelsin bu durumun değişmesi zor görünüyor. Bu kavram topluma öyle bir yerleşmiş ki, artık en dürüst dediğimiz insanlar da bu çarkın içine girmeden duramıyor. Aslında ana muhalefet bile bu konuyu pek dillendirmiyor, çünkü iktidara gelirlerse aynı şekilde davranacaklarının bilincindeler.
Bilindiği üzere doğruya ve gerçeğe yönelmiş her türlü çabaya, ahlak denir, Ahlakın kökeni bilinç, amacı erdem olup, namuslu ve ilkeli yaşama kuralıdır.
Son tahlilde; nalıncı keseri anlayışına, nepotizm uygulamalarına, sözle değil ancak ahlak ilkesi ile karşı koyulabilir.
Nizamettin BİBER