​ Nerde trak orda Prag / Cesky Krumlov 2 / Gezi - Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '14

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Nerde trak orda Prag / Cesky Krumlov 2

Nerde trak orda Prag / Cesky Krumlov 2
 

Cesky Krumlov


Cesky Krumlov’un Arnavut kaldırımlı sokakları yer yer buz tutmuş. Dünya üzerindeki bütün tarihi ve turistik kentlerin vazgeçilmezlerinden Uzak Doğulu kalabalık bir grup bizden erken davranmış. Hani şu İstanbul’da Maraş dondurması satın almaya çalışan Japon turist var ya! Bilmem o videoyu izlediniz mi? Japon bir genç İstiklal Caddesi’nde bir dondurmacıdan Maraş dondurması almak istiyor… Muzip dondurmacı Japon turisti bayağı bir uğraştırıyor. Ancak Japon genç pes etmiyor, merakla bekliyor... O Japon gencin meraklı bakışları Cesky Krumlov sokaklarınında durup etraftaki binalara merakla bakan, sanki binaların birinin kapısından aniden sihirbaz Eisenheim çıkacakmış gibi bekleyen Uzak Doğulu dostlarımızın tamamının yüzlerine işlenmiş gibi… Öyle bakıyorlar!

İlk iş Siroka 71 adresinde bulunan Egon Schiele Sanat Merkezine gidiyoruz. Burada epeyce oyalanıp, hediyelik eşya dükkanından biraz alışveriş yapıyoruz. Daha sonra Siroka sokağının sonuna kadar yürüyüp, Vltava Nehri üzerindeki bir diğer köprüden Cesky Krumlov kalesini seyrediyoruz. Bizim Uzak Doğulular da köprü üzerindeler… Arka fonda Cesky Krumlov kalesi köprü üzerinde fotoğraf çektiriyorlar. Çekik gözlü dostlarımız birbirinden ilginç pozlar veriyorlar: ellerini sallıyorlar, kollarını iki yana açıyorlar, hopluyorlar, zıplıyorlar… imkanları olsa amuda kalkacaklar. Geçenlerde İstanbul’da Beyazıt semtinde bir büfede gördüm… Uzak Doğulu orta yaşlı bir kadıncağız nar suyu sipariş veriyor. Ancak önce büfeciden narı istiyor, büfeciden aldığı narı bir eliyle havaya kaldırıp, bir yandan da bizim büfeciye sarılıp, arkadaşına “Mariko, şöyle afili bir resmimi çek bakalım. Aman ha nar da fotoğrafta çıksın, dikkat et!” gibi bir şeyler söylüyor. İşte buna benzer bir durum içinde dostlarımız…

Köprüden kent merkezine dönüşte bir “trdelink”  tezgahı görüyoruz. Bu “trdelink” ülkemizde makara olarak bilinen bir çeşit tatlı. Bizde simit neyse Çek Cumhuriyeti’nde de “trdelink” o.  Arkadaşım Hüsamettin Beyle birlikte birer tane trdelink alıyoruz. Tanesi 50 Çek Korunası. Trdelinklerimizi atıştırarak kent meydanına doğru yürüyoruz. Birkaç dakikalık yürüyüşten sonra kent meydanına ulaşıyoruz. Meydanda bulunan kafelerden birinde kahve molası vereceğiz. Kendi etrafımızda 360 derece dönüp, “Hangi kafeyi seçsek acaba?” diye sesli düşünüyoruz. Karar verdik. Meydanın en mutena yerinde bulunan Petr Vok’a gideceğiz. Petr Vok son derece güzel dekore edilmiş bir restoran/kafe. Bu kafede kimimiz kahve kimimiz çay içiyor ve kısa ancak hoş bir sohbete dalıyoruz. Şimdi İstanbul’da bu satırları kaleme alırken “Şu Petr Vok ismi ilginç. Bir araştırayım bakayım neyin nesiymiş.” diyorum kendi kendime. Petr Vok 1 Ekim 1539 tarihinde Cesky Krumlov kentinde doğmuş bir Çek asilzade. Bir Bohemya lordu. Bu lordun değirmencinin kızı Zuzana Vojirova’yla yaşadığı yasak aşk çeşitli masallara ve hikayelere konu olmuş. Hatta Jiri Pauer bu aşkı konu alan bir opera yazmış. Operanın adı Zuzana Vojirova. Petr Vok’un Zuzana Vojirova’ya 30 yıl süren yasak aşkı… Çapkın adammış bu Petr Vok.

Petr Vok restoran/kafeden ayrılıyor ve aracımıza doğru yürümeye başlıyoruz. Yürürken birbirinden güzel hediyelik eşya dükkanları görüyoruz. Bu dükkanlardan biri de Koh-i-noor ürünleri satan bir kırtasiye dükkanı. Arkadaşım Serdar’la beraber bu dükkana girip bolca kurşun kalem, boya kalemi, silgi v.b. satın alıyoruz. Cesky Krumlov gezimizin sonunda aracımıza binip, bir başka tarihi kasaba olan Trebon’a doğru yola çıkıyoruz. 

 
Toplam blog
: 42
: 1065
Kayıt tarihi
: 13.11.12
 
 

1995 yılında İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü'nde..