- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Neremiz büyüdü?

www.pozitifgazete.com
Türkiye ekonomisi 2010 yılının ilk üç ayında yüzde 11, 7 büyümüş!
Bu büyümenin etkisiyle de kişi başına gelir 476 dolar, TL cinsinden ise 466 TL. Artmış! İstatistiklere göre görünen o ki gerçekten de rekor kırmışız! Yani Başbakan Erdoğan haklı çıkmış…
Bırakalım G-20, OECD, Asya veya dünya genelinde kaçıncı sırada büyüdüğümüzü, ülke olarak başka nerelerimiz ne kadar büyümüş biz ona bakalım. Bunun içinde önce işsizlikten başlayalım:
TÜİK verilerine göre işsizlik oranı: 2010 Mart döneminde; yüzde 13, 7.
2009 yılında yüzde 14, 2009 Mart döneminde ise; 15, 8.
TÜİK’E göre; Geçen yılın ilk çeyreği ile bu yılın ilk çeyreğinde işsizlikte yüzde 2, 4 azalma olmuş. Sayı olarak 338 bin kişi! Bu hesaplamaya göre 338 bin kişiye iş sağlanmış oluyor. Oysaki yine aynı TÜİK, 2010 Mart döneminde, çalışma çağındaki nüfus artışını, geçen yılın aynı dönemine göre 861 bin kişi olarak açıklıyor. Bizim anladığımız, işsizler ordusuna katılan kişi sayısı, iş bulunan kişi sayısının neredeyse üç katı kadar artmış. Nasıl oluyor da işsizlik azalıyor anlayabilmiş değiliz. Anlayan varsa lütfen anlatsınlar da biz de anlayalım…
Ekonomistlere göre ise gerçek işsizlik oranı yüzde 23 olarak iddia ediliyor…
Asgari ücrete gelince;
2010 yılının ilk altı ayında 729 TL. olan asgari ücret, 1 Temmuz 2010 itibariyle 31, 50 TL. artarak 760, 50 TL. oldu. Asgari ücrette yüzde 4, 32 büyüdük!
Memur maaşlarında ise hepinizin bildiği gibi; 2010 birinci yarı yüzde 2, 5, ikinci yarı yüzde 2, 5 büyüdük!
Emekli maaşlarından ise hiç bahsetmeyeyim. Ne kadar büyüdüğümüzü görmek için akşamüstü semt pazarlarına gitmek yeterlidir… Unutmadan; Anayasa Mahkemesi ‘maaş adaleti’ bekleyen emekliyi geri çevirdi… Yani emeklinin eşitlik hayali şimdilik suya düştü!.. Anlayacağınız emeklilerde “sade suya tirit” uygulamasına aynen devam…
Gelelim ihracat ve ithalat rakamlarında ne kadar büyüdüğümüze;
Yine TÜİK verilerinden hareket edeceğiz. 2009 Mayıs ayına göre 2010 Mayıs ayında;
İhracat: % 34, 5 artışla 9.885 milyon dolar, ithalat ise % 35, 4 artışla 14.719 milyon dolara ulaştı. Bu durumda da Dış Ticaret Açığında 4.834 milyon dolar büyüdük!
Bunun anlamı, hâlâ ihracatımız ithalatımızı karşılayamıyor, kazanmadığımız parayı yemekle meşgulüz demektir. Kısaca az satıyor, çok alıyoruz. Dikkat ederseniz ekranlara çıkan devlet büyüklerimiz sürekli ihracatımızın ne kadar arttığından bahsederler. Hiç ithalattan bahsetmezler. Esasında artan ihracat rakamlarının içinde ne kadar ithal ikame rakamı var onu da açıklamazlar. Yani siz ihraç edilen bazı ürünlerin içinde ne kadar ithal malzeme kullanıldığını asla bilemezsiniz.
Bir ülke ekonomisinin büyümesi için öncelikle üretimin artması gerekmektedir. Oysa ki Türkiye’de tam tersi olmakta, tüketim artmaktadır. İşsizliğin yüzde 13-23 arasında gezindiği bir ülkede büyüme nasıl oluyor anlayamadık.
Yüzde 11, 7 büyüme oranı sanal bir orandır. Kayıt dışılığın tavan yaptığı bir ülkede büyüme ve enflasyon oranları sağlıklı hesaplanabilir mi?
SGK daire başkanının hesaplamasına göre sadece kayıtdışı istihdam nedeniyle ortaya çıkan prim ve vergi kaybı tam 95 milyar lira imiş!.. Bunun dışında faturasız ve fişsiz satışlardan ve faturasız alışlardan doğan vergi ve KDV kayıplarını da düşünecek olursak büyüme ile ilgili oranların ne kadar sanal olduğu bir kez daha anlaşılacaktır.
Yıllar önce, ülkemizin en iyi eğitim veren üniversitelerinden bir tanesinin açtığı dış ticaret kursuna katılmıştım. Derse gelen bir akademisyen bize şöyle söylemişti:
“Dünyada iki tip yalan vardır; Birisi bildiğimiz yalan, diğeri ise istatistikî yalan”
Ne kadar doğru bir söz değil mi?
Bu sözün ve gerçeklerin ışığında neremiz büyümüş bir kez daha düşünmekte yarar var! En azından yüzde 11, 7 büyümenin sokaktaki vatandaşın cebine yansımadığı bir gerçek!
Tülay Hergünlü
İstanbul, 01.07.2010