- Kategori
- Gündelik Yaşam
Nereye kadar susacaksınız ?...

Ülkenin haline bakınca iyimser bakmak zor geliyor insana. Uğraşıyorum gerçekten. Olumlu bakmaya Türkiye`adına.
Fakat sanki insanlar eskisi kadar şaşıramıyor, eskisi kadar önemseyemiyor. Olan biteni. Normalleştirmeye çalışıyor her şeyi aklımız, ruhumuz.
Kırılacak kadar ciddiye almıyoruz örneğin kimseyi. Sustuğumuzu sanıyorlar ya da haklı çıktıklarını. Ona da tepki vermiyoruz. Toplum zombileşmiş durumda. İnsanların ne düşündüğüne de aldırmıyoruz. Olanlara nasıl aldıralım bu durumda ?
Kendimizi anlatmaya çalışmıyoruz. Doğru ve yanlışı anlatmaya çalışmıyor kimse. "Anlamadıysa kendi problemi" diye düşünüyor herkes.
Hayatla ilgili değerlerimiz yükseldiği için tepki veremiyoruz belki de. Bu kadar aldırış etmeyen bir toplum değildik oysaki.
Sabrediyoruz demek ki sürekli.
"Bunu da es geçelim" diyerek. Onu da içimize atıyoruz. Biriktirdiklerimizle sinir depomuzu dolduruyoruz. Her sustuğumuzda, bir sabır çentiği daha atıyoruz.
Başkalarına sesimizi çıkarmamak için, en çok önemsememiz gereken "kendimizi" yıpratıyoruz.
Hissizleştiriliyor, daha da ötesi suskunlaştırılıyoruz. Kimse komfor alanından çıkıp elini taşın altına sokmak istemiyor. Rahatlık iyi geliyor.
Komşusu açken rahat uyumayan bir toplumun torunlarıyken, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyen bir toplum haline getirdiler bizi. Sonumuz hayrola.
Bunu neden yazmaya gerek duydum ?
Ayşegül`e otobüste şort giydi diye saldıran "hayvan" , mahkeme tarafından dün serbest bırakıldı. Şimdi bir anlık düşünün. Ayşegül sizin kızınız olsaydı, bugün ne hissediyor olurdunuz ? Tepkisiz kalmaya devam edermiydiniz ?
Nereye kadar susacaksın Türkiye ?