​ Nevruz'dan Nevruz'a "çözüm" süreci -1 : "Türk-Kürt Barışı" / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '15

 
Kategori
Güncel
 

Nevruz'dan Nevruz'a "çözüm" süreci -1 : "Türk-Kürt Barışı"

Nevruz'dan Nevruz'a "çözüm" süreci -1 : "Türk-Kürt Barışı"
 

1993 Nevruz'u böyle bitti. Birileri ateşten atladı; birileri de demir dövdü...


İLK "ÇÖZÜM SÜRECİ", 1993 NEVRUZ'UNDA CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL TARAFINDAN BAŞLATILDI...

Ama sonuç alınamadı... Bana göre, Turgut Özal yaşasaydı, belki bu süreç, çok daha önce çözüme kavuşurdu.

İKİNCİ  "ÇÖZÜM SÜRECİ", 2013 YILI NEVRUZ'UNDA, ZAMANIN BAŞBAKANI TAYYİP ERDOĞAN'NIN GİRİŞİMİ İLE BAŞLADI...

Ama, bu girişimden de sonuç alınamadı. Ancak, 2013 yılı Nevruz'una giden bu sürecin ilk adımı, yine Başbakan Erdoğan'ın 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşma ile atıldı.

TURGUT ÖZAL ZAMANINDAKİ "NEVRUZ"...(Kürt-Türk barışı)

Turgut Özal, günümüzden 32 yıl önce, Türkiye'de Kürtlerin önemli bir topluluk olduğunu ve bunların kazanılmasının, Türkiye'nin gücünü artıracağını hesaplıyordu. "Bu yüzden terör, mümkün olduğunca erken bitirilmeli, Türk-Kürt barışı yapılmalı ve iki halk arasında kardeşlik tohumları gene yeşertilmeli" diye düşünüyordu.

1993 Nevruzu'ndan 16 gün önce...

1993 yılında, Süleyman Demirel-Erdal İnönü Koalisyon Hükümeti ile PKK arasında "gizli  arabuluculuk"  yaptığı söylenen "Kuzey Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği" lideri Celal Talabani, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel'e, "Şam-5 Mart 1993" tarihli bir mektup getirdi. Mektup Celal Talabani imzasını taşıyordu ama içeriği PKK lideri Abdullah Öcalan'a aitti.

Öcalan, mektupta özetle, "Terörü bırakmaya ve ateşkes yapmaya hazır olduklarını ve Türkiye'nin bütünlüğünü kabul ettiğini bildiriyordu. Türkiye Cumhuriyeti birliğinin korunması, Türk ve Kürt halkları arasındaki tarihi kardeşliğin güçlendirilmesini istiyordu. Öcalan bununla da kalmıyor, siyasi örgüt durumuna gelerek, demokratik sınırlar içinde faaliyet yürüteceğini açıklıyordu. İstediği tek şey, Türk Hükümeti'nin TBMM'ndeki Halkın Emek Partisi(HEP) milletvekilleri ile görüşmelere başlamasıydı"(X)

Mektup, gerçekten büyük bir fırsattı. Ancak herkes böyle düşünmüyordu...

Cumhurbaşkanı Özal, ihtiyatlı idi.

İlk tepki, Koalisyon Hükümeti ortağı Erdal İnönü'den geldi. "Bunlar yanlış yaklaşımlar, terör yapanlarla görüşülmez" dedi.

Bir hızlı açıklama da askeri kanattan geldi... Gazetelerde, "Asker : PKK yok edilinceye kadar mücadele sürecek" başlıkları yer aldı...

Başbakan Demirel de, Özal gibi ihtiyatlı idi...Şöyle diyordu : "Eğer terörden vazgeçiyorlarsa, bu elimizin tersiyle iteceğimiz bir olay değildir. Bu iş biterse çok iyi olur. Kan dökülerek bir yere varılamaz. Ama, içte ve dışta bu şekilde çözümü engellemek isteyenler olacaktır"

Başbakan Demirel, haklıydı... Aradan 22 yıl geçti...Demirel'in haklılığı hala geçerli...

PKK LİDERİ ÖCALAN, 17 MART 1993 GÜNÜ BEKAA VADİSİNDE BASIN TOPLANTISI YAPIYOR...

Ve, 20 Mart'tan itibaren ateşkes yapılacağını, terörden vazgeçeceğini ve demokratik siyasi mücadeleye atılmak için Güneydoğu Anadolu'ya gelip yerleşmek istediğini açıkladı...

Basın toplantısında Öcalan, sivil takım elbiseli ve kravatlı idi...Mesajı netti.

Şeyh Said gibi idam edilmek istemiyordu(XX); bu konuda güvence istiyordu... Öcalan Türkiye'den ayrılmak istemediklerini, Kürtlerin, "federe bir devlet" olarak, siyasi, kültürel ve insani haklara kavuşturulmalarını da şart koşuyordu...Son söz olarak da şunu söylüyordu :

 "Anlaşma olmazsa, ateşi kesmeyiz."

TEPKİLER :

-- İçişleri Bakanı, İsmet Sezgin : "Türkiye'ye gelirse tutuklanır"...

-- ANAP lideri Mesut Yılmaz : "Eşkıya ile pazarlık yapılmaz"...

-- Özal, Demirel ve İnönü, sessiz kaldılar..

21 Mart 1993 Nevruz Bayramı, barış içinde, kansız bir şekilde kutlandı... Ama, Öcalan'ın "ateşkes" önerisi, o günlerin şartlarında ve düşüncesinde beklendiği gibi oldu... Çünkü o zamanlarda, Türkiye'yi Cumhurbaşkanı ve Başbakan idare etmiyordu... Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu, çok etkindi... Türkiye'yi asker mi, sivil mi yönetiyordu belli değildi.

Sonuçta, o günlerde, yazılıp çizildiğine göre, Öcalan'ı dinlemeyen, savaş yanlısı bir PKK birliğinin, terhis olan askerlerimizi pusuya düşürerek kurşuna dizilmesiyle "ateşkes" sona erdi.

Böylece, 1993 Nevruzu, ateş üzerinden atlayanların gösterisi ile kapandı...

 

cdenizkent

18 Şubat 2015

 

--------------------------- :

(X) Bu mektubun tam metnini, 23 Mayıs-1 Ağustos 2013 arasında yazdığım 9 blogluk "Çözüm ve Barış" başlıklı yazı dizimde vermiştim.

(XX) 1996-2002 yıllarında, "Şeyh Said'den PKK'ya" adlı bir kitap çalışması yaptım; ancak, çalıştığım kurum yayınlanmasına izin vermez diye çalışmamı yarıda bıraktım. Ancak, burada, konu ile ilgili yazı dizileri ve özel bloglar yazarken o yazdıklarımdan çok yararlandım.

NOT :  Bu blog ve sonraki birkaç bloğum, temel kaynak olarak, Hürriyet Gazetesi'nin merhum köşe yazarlarından Yavuz Gökmen'in yazdığı ve bana özel olarak imzalayarak gönderdiği "Özal Yaşasaydı" adlı kitaptan, yazarın bana yazdığı mektuplardan, özel gazete arşivlerimden, konu ile ilgili olarak daha önce burada yazdığım "dizi bloglarım"dan yararlandım...

 

 

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..