03 Mart '09
- Kategori
- Müzik
Nil kıyısında
Nil Karaibrahimgil 4. albümü olan Nil Kıyısında' yı biz müzik severlerin beğenisine sundu. Bu albümde de diğer albümlerdeki gibi ilk dikkatimizi çeken albümün ismi: Nil Kıyısında. Bundan önceki albümleri için Nil Dünyası, Nil Fm, Tek Taşımı Kendim Aldım gibi ilgi çekici isimler belirleyen Nil Karaibrahimgil bu albüm için de Nil Kıyısnda ismini düşünmüş. Ayrıca albümün ismi -yine espirili bir şekilde- albüm kapağının üzerine değilde 'Kıyısında'.
Nil Dünyası ve Nil Fm albümleri kendi içinde belli bir konsept içeren (Nil Dünyası için Dergi konsepti, Nil Fm için Radyo konsepti), aynı zamanda farklı tarzları içinde barındıran şarkılardan oluşuyordu. Nil Dünyası Klasik Müzik eserlerini andıran Erkekler Yüzünden ile başlarken bir anda Sanat Müziği tarzına şöyle bir dokunup XL ile Pop müziğe adım atıyordu. Ama sanki aklından 'of ya bu da benim istediğim tarz değil' der gibi alıp gitarı eline Kek şarkısıyla alternatif bir havaya bürünmüştü ( ki Kek şarkısının sözleri albümün çıkışı, klibin çekilişi ve sonrasına kadar çokça konuşulmuştu. Çünkü şarkı küçük bir kek tarifi içeriyordu). Tam tarzını buldu dediğimiz bir anda o Pelin' le Disco tarzına balıklama atlamıştı tabi bu da pek fazla uzun sürmemişti. Artık bu kız 'Uzaylı' dedirtecek şarkılarıyla bizi şaşırtmaya devam ediyordu. Bu sıra da her halde yeter bu kadar hareketlilik deyip duygusal şarkılara geçiyordu. Ama hemen sıyrıldığı duygusallığından Ben Ona Resmen Aşığım şarkısındaki Tango ritimleriyle kutluyordu. Bu albümün sonunda tabi kendisiyle şöyle bir dalga geçmeyi ihmal etmemişti: madonna Olacakmış! Dönemi için albüm birçok kişiyi deyim yerindeyse 'dumura' uğratmıştı. Sanki Hiperaktivitesi yüksek bir kız çocuğu karşımıza geçmiş bizimle dalga geçiyor, o ilginç macera anlayışıyla elimizden tutup oradan oraya sürüklüyordu.
Dinle bak burası Nil Fm... Nil Dünyası sendromunu daha üzerimizden atamamıştık ki Nil Karaibrahimgil çok geçmeden 2. albümünü çıkarmıştı bile. Albüm bir önceki gibi Konsept bir anlayışla çıkmıştı: Radyo. Nil Karaibrahimgil albüm de radyo programı sunacaktım gibi tam istedilerimi yapamadım sitemlerinde bulunurken biz albümü dinlemiş 'daha ne yapacaktı ki' diye düşünmeye başlamıştık. Fikirleri bir albüm için korkutucuydu :) Prodüktörlerini hayal edebiliyorduk resmen. Herhalde hiçbir kimse nil kadar prodüktörleri zorlamamıştır. Nil Fm Jingle' ı ile başlayan albümle Nil Karaibrahimgil farklı tarz şarkı anlayışını çok daha ileri boyutlara taşımıştı. Çünkü artık şarkılara efekt bile katmaya başlamıştı. Nil Fm de radyonın cızırtıları, Sinema şarkısında zilleri, arkadan gelen film sesleri kulaklarımızı dolduruyordu. Ama Nil için bu iş bu kadar basit değildi. İlk albümde elimizden tutup bizi oradan oraya sürükleyen küçük kız biraz ortalığı karıştırmaya başlayan genç bir kız olarak Bütün Kızlar Toplandık' la dönmüştü. Bu şarkının söleri kadın erkek her iki cinsin arasında ve Nil' in konserlerinde bolca tartışmalara neden olmuştu. Durun bir dakika o da ne. Nil ve Arabesk Müzik Akbaba şarkısı yine ilginç şarkılardan biriydi. Artık Nil' in her tarzı denemeden rahat etmeyeceğini anlamıştık. Gitme şarkısı sözleriyle spor programlarında dahi konuşulmuştu. Ama esas yine şaşırtıcı olan bu albümü 'Havuz Problemi' ne döndüren Havuz problemi şarkısıydı. Şarkı çok duygusal ama sözler önceki albümdeki gibi ibr acaipti. Kafayı takmayın dercesine Nil 'Bronzlaşmak' ve kendiyle uzlaşmak - ki bu mümkün değildi bu iki albüm göz önününe alındığında- için tatile çıkmıştı. Müzikal komedisi Ben Aptal mıyım? ile döndüğünde yine kıpır kıpır içimizi şarkısıyla ısıtmıştı. Nil Artık kendini iyice aşıp en olmayacak tarzı bile Vahdettin adıyla önümüze sunmuştu 'Meyve Tabağı' yla beraber. Bencil ile şöyle gizliden Sirke de bir göz attıktan ve tam başımız dönmeye başlamışken biraz olsun soluklanabilmek için hazır Nil de Çocuk da Kariyer de yapmaya gitmişken Reklam arası vermiştik.
Kariyer yapmaya gittiği Amerika' dan çocuksuz dönen Nil Reklam aramızı pek fazla tutmak istemişti. Biz de bu şımarık kız çocuğuna alışmıştık. O yine uslanmamış ve bu sefer de Tek Taşımı Kendim Aldım Tek Başıma Kendim Taktım diyerek biz erkekleri çileden çıkarmayı başarmıştı. Yine dikkat çekmişti ama bu sefer şarkılarının oradan oraya farklı tarzlara dalmasıyla değil de tam aksine tek bir tarzda ilerlemesiyle: Pop Müzik. Bu albümde ise iki albümdür kendisini yalnız bırakmayan biz dinleyicilerine -müzik kariyerini özetleyen- Siz şarkısıyla teşekkür etmişti. Nil artık klipleriyle de dikkati çekiyordu herkese Bu mudur? dedirtiyordu. Biz Onu Prenses Peri sanarken o yine hiç olmazsa bir şarkının tarzını değiştireyim demiş ve Peri de Rap' i de albümlerine alarak ortalıkta tarz bırakmamıştı bile. Tabi Peri o kadar da masum bir şarkı değildi. Nil dinleyicilere teşekkürümü ettim biraz da kendimi öveyim demiş Peri de ama biraz abartmış:) 'Hollowood kızları hepsi hikaye, benim gibi var mı gösterin bir tane hiçbirşey yapmasam da tarih beni yazar takılıp düşersen olacak o da nazar' ve ' Espirilerim komik ne doğru dediklerim bu şarkıyı yazdım ya dahimiyim neyim' Peri' nin en çarpıcı sözleriydi bu konuda. Ama ne de olsa Organize İşlerdi Bunlar. Bu albümü Remix ve Versiyonlar ile tamamlayacak fazla şarkısı olmadığı izlenimini verse de o ne Süpermendi ne Clark Kent deyip konuyu kapatmıştık.
Yıl 2009... Nil Kıyısında... Nil Karaibrahimgil' in 4. Stüdyo albümü...
Nil bu albüm için "Bu Albümü hazılarken, Paulo Coelho' nun Piedra Irmağı' nın Kıyısında Oturdum Ağladım kitabındaki gibi kendi içimde kıyılara indiğimi farkettim ve insanları oraya çağrıyorum." dedi. Bu albüm ilk 3 albümüne göre daha da farklı bir şekilde karşımıza çıktı. Bir kere ilk dikkati çeken Nil tarzı dediğimiz şarkılardaki o espiri ve ilk başta manasız gelen ama dinledikçe anlam kazanan sözler gitmiş yerini daha olgun 'oturaklı' bir hale doğru dönüşüm geçirmiş şarkılara bırakmış. Kuşkusuz Nil bu albümde belki de ilk kez kendinden çok çevredeki insanları önemsemiş her ne kadar 'Kendi içinde kıyılarına indiğimi fark ettim' dese de. Özellikle albümün ilk şarkısı 'Seviyorum Sevmiyorum' daha ilk dinleyişte Goldfrapp' in 'Ooh la la' sını çağrıştıyor.
Şarkı belki de Nil' i gerçek mana da yurtdışına açabilecek kalitede ve ilk klip bu şarkıya gelmeli. Nil bu albüm için Alper Erdinç, Mazhar Alanson ile çalışmış. Mix çalışmalarını Londra' da yaşayan ve Depeche Mode, Simple Red gibi büyük isimlerle çalışan Michael Zimmerlingger gerçekleştirdi (ki bu albümdeki Elektronik alt yapılar Michael Zimmerlingger' ın etkisinden kaynaklandığı kendini belli ediyor). Bu arada bu sene Oscar dahil her yerde atağa geçen Hint Dünyası Nil' in albümünde de gösteriyor. Şarkıların ismi de Nil' in eski albümündeki ismlere benzemiyor (Kek, Ben Aptal mıyım?, Akbaba gibi). Şarkıların adları da sözleri gibi belli bir olgunluğa ulaşmış. Aslında bu albümde Nil Hiperaktivitesini, neşesini, o kıpır kıpırlığını, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisini kaybetmiş sanki. Hatta 'Yalnızlardanım' şarkısında hani içinden gelse şarkı bile söylemeyecekmiş gibi bir havaya bürünmüş. Kendisine bile sitem ediyor şarkısında: 'İçim gül biraz güldür biraz şunu öldür kendini güldür biraz bence çok yazık oldu kısa ömür içim boş kaldı çok yandı canım artık ne yapsam yalnızlardanım.' Ne Garip Adam ile biraz toparlanır gibi oluyor desekte arkadan Nil' in hüzünlü çığlığı yükseliyor. Bu albümün diğer klip şarkısı tahminimce İlla. Mazhar Alanson şarkıya sesiyle farklı bir renk geitrmiş. Şarkılarda dikkat çeken başka bir unsur da Nil' in hiç olmadığı kadar çok aşktan ve aşk acısından bahsetmesi. En eğlenceli şarkısı Eminim Sevmediğine ismiyle bile Nil' i bile bu duygusal buhranların içine kim iteledi dedirtiyor.
Eminim Sevmediğine şarkısı Nil' in esinlendiği ikinci şarkı. Bu şarkıyla Nil Gogol Bordello etkisinde kaldığını ritmiyle, yorumuyla, melodisiyle, arkadan gelen çingene havalarıyla açıkça gösteriyor. Bu albümün -sözleriyle- Kek' i, Havuz problemi, Akbaba'sı seçilseydi kesinlikle Duma Duma Dum: 'Durdum birini buldum soydum baş ucuma koydum seni umdum duma duma dum'
3. Esinlenme de Duma Duma Duma vasıtasıyla geliyor. Bu şarkı da aslında iki esinlenme var: 'Duma Duma Dum senmişsin yerim yurdum' dedikten sonraki o kısa susuşlarında melodi Feridun Düzağacın Bir Devam Filmi albümünündeki Ağlarsan Düşerim ve Aşk Çok Uzak' ını, şarkının başlangıcı Gwen Stefani' nin sweet Escape' ini andırıyor. Bu şarkıdaki 80' ler esintisi yine Mix çalışmalarının baş kahramanı Michael Zimmerlingger' dan kaynaklanıyor. Aslında onca eleştiriye rağmen Duma Duma Dum yine Nil' i Avrupa ve Amerika müzik listelerine taşıyabilecek kaliteye sahip bir şarkı.
Duma Duma Dum 80' leri hatırlatır da Aşkımız Her Zamanki Gibi Tehlikede şarkısı Cici Kızlar döneminin şarkılarını ve sözlerini hatırlatmaz mı.
Nil' in 4. ve son esintisi ise kendi şarkısı Parçalı Bulutlu. Yalnız Kalpler de Atar şarkısının başı her ne kadar hızlandırılmışı olsa da melodik olarak 3. albümünde söylediği Parçalı Bulutlu şarsısıyla aynı.
Genel olarak değerlendirdiğimizde bu albüm Nil' in birşeyleri içselleştirişinin albümü. Özellikle Aşk konusunda. Nil' in aşırı duygusallaştırılmış, bir yandan Avrupa ve Amerikan sound' una yaklaştırılmış bu albümü yine ses getireceğe benziyor. Yine bir çok kişi kendinden birşey bulacak. Nil yine ezber bozdu diyebiliriz. Herkes yine çılgınca sözleri ve tarzdan tarza atlayan 'birşey' umarken bu kadar depresif bir albümü kimse beklemiyordu. Londra' dan ve Michael Zimmerlingger' dan çok şey öğrendiği kesin. Özellikle Michael Zimmerlingger Nil' in bu albümünün bu sefer daha derli toplu olmasında yardımcı olmuş gibi görünüyor. En azından durduğumuz yerde eğleniyoruz, diğer albümlerdeki gibi ordan oraya nefes nefese kalmadan.
Not: Şikayet ettiğim sanılmasın. Amacım sadece farkları ortaya koymak. Nil' in albümleri yansıttığı tüm o farklı tarzlarıyla bana çok şey kattı ve her şarkısında kendimle ilgili ayrı şeyler keşfettim. Ben böyle düşünüyorum. Yorumları diğer arkadaşlara bırakıyorum. Nil seni seviyoruz daha nice güzel albümlere. Yeni albümün hayırlı uğurlu olsun.
Bu yazı diğer blog' um olan http://lordoftheblog09.blogspot.com' dan alınmıştır.