​ Nişanlandıktan sonra ilişkinin zehir olması / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '16

     
    Kategori
    İlişkiler
     

    Nişanlandıktan sonra ilişkinin zehir olması

    Nişanlandıktan sonra ilişkinin zehir olması
     

    Nişanlılık Döneminde Neden Her şey Değişir ?

    Evlenmek ve bu kararı vermek dışarıdan görüldüğü gibi bazen toz pembe olmayabiliyor. Çiftlerin evliliğe attığı ilk adım olan nişanlılık dönemi aslında boşanmak kadar kaygı dolu ve zor bir süreç olabiliyor. 

    Peki Neden Bu Dönemin Tadını Çıkaramıyoruz?

    Bu dönemin çatışmalı, kaygılı ve yıpratıcı geçmesinin birçok farklı etkeni vardır. Bu etkenleri hemen hemen her çift yaşar fakat bazı çiftler daha derin ve yoğun yaşarlar. Öncelikle bu etkenlerden önemli olanlarından kısaca bahsedip daha sonra asıl önemli olan ve çiftlerin bu etkenleri algılayış biçimlerindeki farklılığa neden olan temel nedeni anlatalım.

    Aileler ve Üçüncü Kişiler

    Nişanlılık süreci başladığında çiftlerde yaygın bir inanç başlar, bu inanç ilişkinin herkes tarafından onaylanmasıdır. Bir evlilikte elbette eşlerin ailelerinin birbiriyle uyumlu olması, aile büyüklerinin gelin veya damatlarıyla anlaşmaları ilişkiyi iyi hale getirecektir. Fakat ilişkiler bazen öyle bir hal alır ki komşunun söylediği bir söz bile bu dönemde ilişkiyi çok zor noktalara getirebilir. Çevremizde evlilik öncesinde birçok ilişkinin bitmesinin nedenlerinden bir tanesidir üçüncü kişilerin ilişkiye karışması. Üçüncü kişiler her zaman ilişkilere müdahil olacaktır bu engellenemez ama bunun iyi bir şekilde yönetilmesi çift tarafından sağlanmalıdır.

    Ekonomik Nedenler

    Ekonomik problemler bütün ilişkileri yoran, yıpratan hatta bitiren en büyük ilişki problemlerinden bir tanesidir. Ama bu dönemde normalde bahsi bile edilmeyecek küçük maddi olaylar büyük problemler haline dönebilir. Hatta çok kez duymuşuzdur, eşya yüzünden kavgaların yaşandığını, takı yüzünden ilişkilerin bittiğini. Bu problemleri atlatıp evlenen çiftlerin sonralarda çok gereksiz ayrıntılara takılıp boşu boşuna kendimizi üzmüşüz dediklerini de çok defa duymuşuzdur ama neden hala o dönemde bu durumları büyük bir sorun haline getirdiklerini anlamlandıramadıklarını görürüz.

    Eşlerin Birbirlerine Karşı Tahammülsüz ve Sabırsız Olmaları

    Nişanlılık döneminde psikolojik yardım almaya gelen çiftlerin birbirlerine karşı suçlayıcı bir şekilde çok değişmiş olmalarını söylemeleri elbette ki tesadüf değildir. Aslında bu dönemde kişinin kendisi ve ruh hali değişmektedir. Bunun farkına varamayan çiftler genelde karşı tarafı suçlama eğiliminde olurlar, bu durumda çiftler arasındaki ilişkiyi oldukça yıpratıcı bir etkendir.

    Peki, Bu Sorunları Yaşamanın Temel Nedeni Ne?

    Nişanlılık dönemindeki kişi devamlı kendisine şu soruyu sorarken bulabilir. Acaba nişanlım doğru kişi mi? Bu soru sevgiliyken de sorulabilir ama nişanlılık döneminde bu soru çok daha büyük ve önemli bir yere sahiptir. Çünkü kişi kısıtlı bir süre sonunda nişanlısıyla artık eş olacak, aynı evde yaşayacak, ekonomileri ortak olacak, aileleri birleşecek hatta bu kişiyle çocukları olacaktır.

    İnsan dürtüsel olarak bulunduğu şartlarda en iyi hayatı yaşamayı istemektedir. Bu hayatın her döneminde geçerli bir durumdur. Nişanlılık döneminde ise kişi bunun çok büyük çatışmasını yaşar. Evlenince hayatım şuan ki durumumdan daha iyi olabilecek mi yoksa daha kötü mü olacak? Artık karar verilmek zorundadır ya tamam diyecek ilişkiyi devam ettirmekten vazgeçecektir ya da devam diyip evlenerek ilişkisine devam edecektir.

    İnsanların hayatları boyunca kararlar alırken kullandığı mekanizma aynıdır. Hazza ulaşabilmek ve acıdan kaçabilmek. Bu mekanizma yalnızca evlilik kararı ile ilgili değildir. Sabah işe giderken seçtiğimiz ayakkabıdan, yemeğe atacağımız baharatın miktarını belirlemeye kadar geçerlidir. Mekanizma kişinin ya hazza ulaşmasını ya da açıdan kaçmasını amaçlar. Nasıl hava soğuksa kişi üşümemek için kışlık ayakkabı giyiyor ya da tam tersi sıcaksa yazlık ayakkabı giymeyi tercih edip kendisini koruyorsa evlilikte de kişi en doğru kararı vermek isteyecektir.

    İnsanların karar vermekte en çok zorlandıkları, korktukları ve kaygılandıkları durumlar belirsizliğin olduğu durumlardır. Nişanlılıkta evliliğin tam anlamıyla nasıl olacağının belli olmamasının yanında evlilikle ilgili kararı vermenin de zorunlu olduğu bir dönemdir. İşte bu nedenle bu dönemi yaşamak zordur. Nişanlılık dönemindeki bu belirsizlikten ötürü bu iki mekanizmanın çatışması söz konusu olabilir. Kişi evlenince gerçekten mutluluğa ulaşabilecek midir? Yoksa mutluluğa ulaşayım derken acıya mı düşecektir.

    Bu Süreç Sağlıklı Bir Şekilde Nasıl Atlatılır?

    Bu problemi yaşayan kişiler öncelikle şunu bilmeliler bu yalnızca size has bir problem değildir. Bu dönem çoğu çiftin problemli geçirdiği bir dönemdir ama bu dönemi sağlıklı atlatabilmek ilişkinin geleceği için oldukça önemlidir. Bu süreci sağlıklı atlatabilmek için öncelikle kişinin kendini çok iyi tanıyabilmesi sonrasında eşi olacak kişiyi tanıyabilmesi ve ilişkilerini iyi bir şekilde tanıyabilmesi gerekmektedir. Bunun için çiftlerin psikolojik destek almaları öncelikli olarak önermekteyim. Çift terapileri bu tarz problemleri aşma açısından oldukça etkili olacaktır. Eğer ki çift terapisini eşlerden biri kabul etmiyorsa bu durumda bireysel terapilerde işlevsel olacaktır.

    Sağlıkla ve huzurla kalmanız dileğiyle

     

                         Kerem ÇETİNKAYA

    Klinik Psikolog/Psikoterapist

     
    Toplam blog
    : 1
    : 5107
    Kayıt tarihi
    : 22.11.16
     
     

    Kerem ÇETİNKAYA Uzman Klinik Psikolog Çukurova Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölüm..