- Kategori
- Şiir
Noktaların boşluğunda...

Kuma yazdım sevdaya dair ne varsa,
geldi hırçın bir dalga,
siliverdi tüm harfleri...
Suya yazdım helozonlar çizerek,
her defasında kaybettim,
gelişin dev bir akis,
gidişinin ayak sesleriydi dünün gölgesinde...
Şu koskoca dünyada,
küçücük bir nokta gibiyim bak şimdi,
satır aralarını terketmiş ve
yasla buğulanmış dizelerde,
birbiri ardına anlamsızca sıralanan,
yokluğuna yüklenmiş sanki tüm heceler.
Bir nokta,
anlıyor musun,
sadece tek bir noktayım,
şu koskoca dünyada.
Hayatın anlamı sadece ama sadece sen,
beni yeniden yaşatmaya gücü yeten.
Işığın en ufak merceğinden,
güneş gibi yeryüzüne yayılan,
galerinin duvarında asılı şu ışık tablosu gibiyim,
rastgele fırça darbeklerinde,
hayatı okşayan.
Kırmızı ile lacivert koyun koyuna,
ne kadar da mutlu ve birbirine yakışmışlar,
aralardaki toz pembe dalgalar,
okyanus kadar derin
yaşanmamış yıllar
ve sanki,
aynı bizi anlatmaktalar güzelim...
Açmamış bir goncanın efsunlu kızıllığında,
eğer sen olursan,
dev bir gülistana dönecek beynimdeki vaha,
yaşadığım çoraklığında,
çağlayanlar döşenecek flu kayalıklara,
işte öylesine küçük bir noktayım ben şu anda,
yokla var arasındayım sanki,
şu yaşamın en uç ,
yamacında...