- Kategori
- İlişkiler
Notalar

Piyanonun başına geçip, tuşlarında, parmaklarımı yarıştıramıyorsam,
nota bilmediğimden değil, özel piyano derslerine, gönderilmediğimdendir...
Yoksa, okulda dört, dörtlük, müzik öğretmenimiz, bizlere altı yıl boyunca neler öğretmişti.
Hala, MÜZİĞİN HER TÜRÜNÜ, ÇOK SEVİYORUM., içime kazıyorum bazılarını.... Yüksek tonda tamtamlılar hariç.
ÖYLEB İR KULAĞIM VAR Kİ, bir şarkıyı, beğendiğim andan itibaren, önce nakaratını, sonra da tümünü döküveriyorum. Şarkı söylerken, Ciğerlerim bayram ediyor sanki.
Müzikle başlayan günlerin, neşeli geçtiğine inanlardan ve yaşayanlardanım.
Biz çocukken, Güneşin doğuşu ile, radyolar, pencerelerle, eşit açılırdı.
VER YANSIN ederdi mahalleyi, o radyolara eşlik eden sesler...Yataklar, yastıklar bir müddet güneşletilir, OFFF, çekmeden başlanılırdı güne, islim üzerinde kaynatılacak, hatta elle yıkanılacak yığınla çamaşır olsa bile.
İşte böyle yıllardı 58, 59 lar.
Komşular, yazın, öğle tatillerinde, bazen, ortak masa kurarlardı. Komşuda pişen, bize de düşerdi.
BİZDİK O ZAMANLAR.
O günler, tam bir müzik ahengindeydi.
Merdaneli çamaşır makineleri, lüks gibi görünse de, eziyetliydi. Mahallemiz çok sesli koro gibiydi.
Gün içinde komşular, birbirleriyle,ya yardımlaşma, ya da herhangi bir şeyi paylaşım içerisindeydiler, aralarında ince veya kalın sesler olsa bile . Nedeni de, müziğin dili yoktu.
Mahalle, Ermeni, RUM, İNGİLİZ ,TÜRK KARIŞIMI İDİ. Neden eskiden böyleydi? Bilemiyeceğim... Bu tad bir daha geri gelir mi ? ONU DA bilemiyeceğim.
ACIMASIZ DÜNYA !! KOLLARINI, SEVGİYLE AÇACAĞIN, GÜNÜ BEKLİYOR(UM) UZ.
ADADAN SEVGİLER, SELAMLAR.