​ O; "mavi sürgün'ü" bile, maviye boyamıştı. / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '14

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

O; "mavi sürgün'ü" bile, maviye boyamıştı.

O;  "mavi sürgün'ü"  bile, maviye boyamıştı.
 

Halikarnas Balıkçısı. Foto: ARA GÜLER


 

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), birbirinden seçkin sergilerle İzmirlileri sanatın çeşitli dallarıyla buluşturmaya devam ediyor. Ressam Rıfat Koçak’ın, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın ‘Mavi Sürgün’ adlı kitabından ilham alarak yaptığı resimler, AASSM’de sergileniyor. 28 Ocak 2014’e kadar açık kalacak sergi, 09.00-18.00  arasında

KOÇAK KİMDİR?Sergiyle bir anlamda Halikarnas Balıkçısı’na yeniden hayat veren Rıfat Koçak, 1992 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü, 1995 yılında ise Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Çalışmalarını Bodrum'un Kızılağaç köyündeki atölyesinde sürdüren sanatçının, yurtiçi ve yurtdışı birçok koleksiyonda resimleri bulunuyor.

HİKAYESİ:(Halikarnas Balıkçısı), İstiklal Mahkemesi'nde yargılanır ve 3 yıllığına Bodrum'da kalebentliğe mahkum edilir. Nazlı bir gül gibi yetiştirildiği İstanbul ortamından kopartılıp kendi halinde bir Egekıyı kasabasına gönderilir. Cevat Şakir, sürgün olarak gönderildiği Bodrum'da doğasıyla, insanıyla, arkeolojisiyle, tarihiyle gerçek Ege'yi keşfeder

İşte bu yaşanmışlıkların özetidir “Mavi Sürgün” Üç yıl, su gibi geçer Badrum’da. İstanbul’a izne gelir. Hasret giderir. Dönme vakti gelince de dostları  “Nereye?” der.  O gür sesiyle, ebediyeten sürgünlüğe devam diyerek geldiği Bodrumda uzun yıllar insanlığa hizmet eder.

Balıkçı, son günlerini İzmir’de, apartman katlarında geçirir. Bu yaşam tarzı, doğasına aykırı olmakla beraber, dostları,  “temelli Bodrum’da kalmalıydı” dediler, gözyaşlarını dökerlerken. Öldüğüne inanamıyorlardı bile

Mavi Yolculuğun doğuşunu sağlayan kişi olarak kabul edilir Halikarnas Balıkçısı, 1973 yılına kadar yaşadı. Yurtdışından getirttiği kitaplardan tarım bilgileri edindi. Özel olarak elde ettiği çiçek ve ağaç tohumlarının Bodrum’da yetişip büyümesini sağladı. Bir süre Bodrum Belediyesi’nin resmi bahçıvanı olarak çalıştı. 1947’de İzmir’e yerleşti, gazetecilik ve turist rehberliği yaptı. Rehberlik kurslarında öğretmen olarak görev aldı.

Cevat Şakir Bodrum’da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk Mavi Yolculuk fikrini ve uygulamasını gerçekleştirmişlerdir. Bu mavi yolculuklarda yanlarınaaldıkları şeyler: Peynir, su, İstanköy peksimeti, tütün ve rakı idi. Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi. Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir. Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı. Bu yolcuklar yazarın edebî eserlerini de büyük oranda etkilemiştir.

Cevat  Şakir’in Türkiye’ye ve Dünyaya kazandırdığı “”Mavi yolculuk” titri, halen kıyılarımızda şirketleşerek bir çığ gibi büyümüş, mavi yolculuğu duymayan kalmamıştır.

MAVİ  CENNETE İLK MERHABA:  Bembeyaz şehir bu iki limanın kıyısınca yan gelip uzanır. Beyaz evler, cici biciye özenmeyen kesin çizgilerden yapılmadır. Tertemiz kat kat badanalanır ve beyaz duvarları, maviler mavisi gökleri, beyaz çizgileriyle ustura gibi keser. İşte bu tablo tam da, Balıkçı’ya göredir.

Halikarnas Balıkçısı, Bodrum’ u ilk gördüğü andaki duygularını “Mavi Sürgün” adlı kitabında şöyle aktarıyor:  “Ne de olsa Bodrum adının yüreği sıkan bir karanlığı, bir boşluğu var. Oysa gördüğüm ışık ve berraklık, buğuyu üfüren meltem gibi izbeliği ve loşluğu öylesine sildi ki, hapsedilsem bile, hapishanenin göğü gören bir penceresi, bir kapısı olur diye içim aydınlanıyor.

HALİKARNAS BALIKÇISI’NDAN BODRUM…Bodrum, hem doğanın olağanüstü güzelliğini hem de tarihin hatıralarını kendinde toplayan apak bir Akdeniz köşesidir. O, mavi mavi bakan, mavi mavi tüten, mavi mavi gülen, mavi mavi soluyan efsane idi.

O’nun  : Hülyaları bile, rüyaları bile mavi mavi tüterdi. Mavi O’na aşıktı, o da maviye.

O; sürgünleri bile, maviye boyamıştı, mavi mavi, masmavi.

Naime Özeren’in  “MAVİ SÜRGÜN”  şiirinden:

 “İyisi mi /Bana emanet bırak / Hani o biraz çocuk / Biraz yosun / Biraz deniz gözlerini / Ya da öyle içten / Öyle sımsıcak bak ki / İçimi okur gibi / Dolsun özüme yudum sevdan / Dokunma / Öylece kalayım / Sonsuza kadar / Gözlerinin deli mavisine sürgün et beni”

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..