- Kategori
- Şiir
O durakta
otobüsleri geçmeyen durakta
gelmeyen yolcuyu alıyorum
en son gelende bendim
yitik hayallerin son noktasına
burdan başlamadı hayat
burda bitmemeli
bana yazdığın
"ben senim" duruyor
acıların beslendiği durakta
küçük umutlar yolculamıştı
kocaman bedenleri
tozlu yollarında
küçülmüş bedenleri
kocaman kabuslar
karşıladı bu durakta
ötesi yok
kendime yazdığın mektupları
gönderdiğim anıları
kim getirdi bilmiyorum aktarmalı
ben gelirken bu şehre
ah yüreğimin askıda kalan kısımları
vapurun dumanı kadar çıkardı
her çekişte cıgaramın dumanı
kalabalığın sessiz yanlarına
gizlerdimiş çıkışı ezilmiş yanlarımı
simidin susamlarını saklardım
biriktirir büyük bir simit yapardım
çoğu kez geç gelen sabahın
ve sıcak bir çayın yudumlarında
yanardım
yanardım durağımın elsiz kolsuz haline
bir daha dönermiydim ki geriye
şimdi bedenlerin korkusu besliyor
büyüktaşlı yüzükleri öpüyorum
kırmızı oldu her yanım
babasız çocukların kara listesindeyim
küfürlerin başlangıçlarında
ne kadar küçükmüş bu şehir
o duraktan gelen
yolcuyu görüyorum her sokak başında
bütün paralarda parmak izim var
kanda koksa
bir tek sen tanırsın beni
söyle neden değiştiğimi
dön diyorsun
üzerimden deniz kokusu
çıkmadan
toprak kokmadan tenim
elerimin yarığı açılmadan
ip bağlamadan onlara
karanlık yüzlerden kurtulmadan
kendini yormayan ellerimle
helalleşmeden bu şehirle
listesinde olduğum öksüzlerle
dönemem
olmaz
o duraktan gönderdiğin ben olmalıyım
dönersem tanımazsın
şehrin kirini
yıkandığım dere çıkarmaz
üşüdüğüm fırtına
yüzümü kavlatan güneş
lekesiz öfkesiz gelmeliyim
adımı yeniden koymalısın
yeniden başlamalı
o durakta doğmalıyım
otobüsleri geçmeyen
en son yolcusu ben olduğum
durakta
gelmeyen yolcuyu alıyorum
en son gelende bendim
yitik hayallerin son noktasına
burdan başlamadı hayat
burda bitmemeli
bana yazdığın
"ben senim" duruyor
acıların beslendiği durakta
küçük umutlar yolculamıştı
kocaman bedenleri
tozlu yollarında
küçülmüş bedenleri
kocaman kabuslar
karşıladı bu durakta
ötesi yok
kendime yazdığın mektupları
gönderdiğim anıları
kim getirdi bilmiyorum aktarmalı
ben gelirken bu şehre
ah yüreğimin askıda kalan kısımları
vapurun dumanı kadar çıkardı
her çekişte cıgaramın dumanı
kalabalığın sessiz yanlarına
gizlerdim
simidin susamlarını saklardım
biriktirir büyük bir simit yapardım
çoğu kez geç gelen sabahın
ve sıcak bir çayın yudumlarında
yanardım
yanardım durağımın elsiz kolsuz haline
bir daha dönermiydim ki geriye
şimdi bedenlerin korkusu besliyor
büyüktaşlı yüzükleri öpüyorum
kırmızı oldu her yanım
babasız çocukların kara listesindeyim
küfürlerin başlangıçlarında
ne kadar küçükmüş bu şehir
o duraktan gelen
yolcuyu görüyorum her sokak başında
bütün paralarda parmak izim var
kanda koksa
bir tek sen tanırsın beni
söyle neden değiştiğimi
dön diyorsun
üzerimden deniz kokusu
çıkmadan
toprak kokmadan tenim
elerimin yarığı açılmadan
ip bağlamadan onlara
karanlık yüzlerden kurtulmadan
kendini yormayan ellerimle
helalleşmeden bu şehirle
listesinde olduğum öksüzlerle
dönemem
olmaz
o duraktan gönderdiğin ben olmalıyım
dönersem tanımazsın
şehrin kirini
yıkandığım dere çıkarmaz
üşüdüğüm fırtına
yüzümü kavlatan güneş
lekesiz öfkesiz gelmeliyim
adımı yeniden koymalısın
yeniden başlamalı
o durakta doğmalıyım
otobüsleri geçmeyen
en son yolcusu ben olduğum
durakta