- Kategori
- Deneme
O küçücük tokaya dair...

Filmi izleyip eve dönmüştüm.Ağlamadım, evet bunu başardım; zordu gerçekten hele ki Avrupa Pasajı'ndan ayrıldığı sevgilisine kitap almış olan ben için epey zordu. O kitabın da bende ayrı bir hikayesi var ama ona sonra değinmek istiyorum, belki bir başka yazıya...
Telefonumu elime aldım, onun numarasını tuşladım;silmiştim sanki ezbere bilmiyormuşum gibi ne anlamı varsa...Yaşadıklarıma dönüp baktım.Evet özlüyordum onu; özellikle gülüşünü.Hergün aynı havayı soluyup onsuz yaşamak ağırdı;yanından geçip gitmek, yanından geçip gitmesi...Evet arayacaktım...
Ama yoo; yapmamalıydım bunu...Yapamamıştık işte; evet seviyorduk birbirimizi ama başaramamıştık. Belki ufak detaylardı ama hayat da detaylardan ibaret değil miydi zaten? Hem o gitmişti; birbirimizi tam olarak anlayamıyorduk belki de... Bitmişti işte, bitmişti; sevmek mutlu olmaya yetememişti. Boğulmuştuk detaylarda...
...Aramadım, bir anlamı yoktu aramamın ne diyecektim ki; bildiği şeyleri ve yine aynı şeyleri yaşayacaktık dejavu gibi...o an kendime bir not yazdım:
"Yaşanmışlıklardır burnundaki sızının da yüzündeki tebessümün de asıl sahibi.Andır ki onlara eklenir andır ki onları anımsatır. Bazen silmek istersin iyisiyle kötüsüyle ne varsa; atarsın kendini yabancıların arasına, yaşarsın gününü; ama sadece gününü. Unutursun; daha doğrusu hatırlamaz olursun isimleri, kareleri, sesleri, tebessümleri...Ta ki küçücük, küçücük bir an seni darmadağın edene kadar...Yıkılırsın yerle bir olursun; kasırgalar kıskanır içindeki o deli rüzgarı...Ama bana bak bana; ölümden öte köy yok sana."
Güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle...