- Kategori
- Futbol
O zaman bizim futbolumuzun harfleri ne?

Enteresan bir icattır futbol. Çıplak ayaklar, farklı tenlere koyulan ambargolar, savaşlar, kavgalar, inişler, çıkışlar ve tenekeden toplar bile görmüştür ama sonunda hep sevinçler, haklılıklar, kazanılan şampiyonluklar ya da aşk benzeri, tohumsuz da yeşerebilen soyutlukların tümü olmayı başaran bir şey olmuştur hep içimizde ve içerilerimizde. Lakin her olum, bir olumsuzluğu getirmeye mahkumdur tabiatın kanununda. Peki futbolun da olumsuzlukları var mıdır? Yoksa tüm olan biten yine insan işi midir?
Futbolun olumsuzlukları belki yok denilecek kadar azdır ama(varsa da birisi çıksın öğretsin lütfen) insan ihtiyaçlarının futbola katmış olduğu olumsuz olumsuzluklar vardır. Sorun galiba en başta. Galiba adının konmuş olmasında. Yani harflere dökülmüş hali. Yani futbolun kendisi. Birileri çıkıp bir şeyin adını koyarsa, hele ki bu bir icatsa, birileri de çıkıp bunu kopyalar ve yapıştırır. 'Evet' sözcüğünün karşıtını bulmak ne kadar zor olmuştur ki? Bu sanki bunun gibi bir şey... Ya da aslında tam olarak bunun gibi şey değil galiba. Düşünsenize birisi çıkıp 4-3-3'ü bulmuş, biriside, yalnız Malouda'sı ve Anelka'sı olan birisi, bunu uygulamış ve başarılı olmuş. Biz ne yapmışız peki? Sanki bizde de bunlar varmışcasına 4-3-3 diye diretip eylül ayını bile göremeden son dakikada Avrupa'ya veda etmişiz. Yani icadın kopyasını kopyalamışız ama bir türlü yapıştıramamışız(!) O zaman bizim futbolumuzun harfleri ne? Yoksa biz eksik miyiz?
Teknik adamlar, yani Arsene Wenger gibiler istatistik tutmayı adet edinmiş biz de bunu hemen, herkes gibi kopyalamışız. Futbol programlarında sadece sayıları, verileri konuşur olmuşuz. Peki ama 2000'de, Kopenhag'da kim neyi sayıyordu? Hangi verinin kim için ne önemi vardı? Onuda geçtim; duygu yükü sayılabilir bir şey midir? Demek ki yine düzgün yapıştıramamışız!.. O zaman bizim futbolumuzun harfleri ne? Yoksa biz kesit miyiz?
"Suni çimde oynamak bizim futbolcumuz için hep zor olmuştur" diye beyanda bulunduktan hemen sonra patates tarlalarını kopyalamışız bir de İnönü'ye, Atatürk stadına yapıştırıp üzerinde Q7'yi, Guti'yi, Baros'u ve Pino'yu oynatıp başarının hemen gelmesini beklemişiz(!) O zaman bizim futbolumuzun harfleri ne? Yoksa biz kayıp mıyız?
Yurtdışındaki kulüp yönetim biçimlerini kopyalamışız (ilk ithal anayasa örnekleri gibi) ama uygularken teknik direktörün bile hep işine karışmışız. O zaman bizim futbolumuzun harfleri ne? Yoksa biz yazık mıyız?