- Kategori
- Güncel
Öcalan bittiğini ilan etti; ”Bundan sonra dönüş olmayacak”

Öcalan yaptığı açıklamada, “açılım hikaye, asıl amaçları PKK’nın tasfiyesidir” demiş ve Avrupa’dan gelecek olan grup dahil hiçbir grup gelmeyecek demiş. Hükümete yüklenmiş. Başbakan’ın sil baştan lafına takılmış. Bunlar hala koltuklarının derdinde demiş.
Barış isteyen gereğini yapar, siyasetle sorun çözmeye karar veren silahı bırakır arkasında saklamaz, köşesini terk eder topluma hizmet etmek budur. Barış istiyorsanız, samimi iseniz sorunun tarafı olarak işte kapılar açık katillerinizden vazgeçeceksiniz ve dağdan ineceksiniz.
Silahların gölgesinde pazarlıkla barış olmaz. Yaptığınız açıklamalarda artık bağımsızlık derdiniz olmadığını defalarca belirttiniz, öyleyse silahlı mücadele nedir?
Hiçbir sorun silahlı mücadele yöntemi ile dünyada meşruiyet kazanmadı, Filistin mücadelesi dahi işgal altında Birinci İntifada şekillendi, silahlı mücadele başarısı değil. Ağırlıkla şiddet dışı, olağanüstü bir sivil direniş modeli sergilendi.
Bugün söz konusu edilen talepler için, aslında temel insan hakları ve özgürlükler için, bunlar; kimlik sorunu dışında bu ülkede yaşayan tüm insanların sorunudur; iktidarı daha iktidar kılarak, kendini de bir iktidar odağı olarak var edecek bir yolu gerektirmiyordu. Yaşanıldıktan sonra belki eleştirmek kolay ancak benzer başarısız deneyimler insanlık tarihinde mevcut.
Sorunun kendisinden beslenen iki iktidar odağının yarattığı mağdurlar var bu ülkede ve onlar acılarını haykırıyor. Bu sorundan kurtulmak bu iki yapıdan da kurtulmayı gerektiriyor, olan budur; kurtuluyoruz.
Kaybettiniz, en ciddi müttefiklerinizde kaybetti, devlette kaybetti, yıllardır sürdürülen yöntem terk edildi. Öcalan’ın Ergenekon davasından da yargılanması gerekir, orda da müttefikleri var.
Şimdi sorunların çözümünü siyasette görüyorsanız, insan hayatı üzerinden mızıkçılık yapmayın. Tercih ettiğiniz yöntemler hala sistemin çatışmacı tabanını beslemeye devam ediyor. Oligarşik yapının kendini yeniden yapılandırmasına yine aracılık etmeyin. Barış için her şey yapılır ve ilk önce silahlar bırakılır. Silahı bırakmadan barış olmaz.
Barış herkesin kazanması demek, kendini yeniden var etme olanağı demek, bu çatışmacı siyaset anlayışını eski tarzı terk etmekle mümkün. Geleceğinizi Türkiye’nin demokratik geleceğinde arayın birlikte yaşamda arayın.
Tercihiniz ne olursa olsun: İttihatçılara ve PKK’ya rağmen Türkler ve Kürtler birlikte yaşayacak, Kürt sorunu çözülürken sizlerde biteceksiniz. Kimsenin sizin tasfiyeniz için yorulmasına dahi gerek yok. Çünkü Türkler ve Kürtler Türkiye vatandaşlarının çoğunluğu barış istiyor, savaşa neden olan odaklardan kurtulmak istiyor.
Ben "melez" bir vatandaş olarak kürt vatandaşında benim sahip olduğum olanaklara sahip olmasını istiyorum, yoksunluklarımız ise aynı…
Kürt sorunu demokratik açılımla çözülecek…
Başak sözkonusu açıklamayı öngörmüş nerdeyse son bloğundaki şiiri çok önemli tespitler içeriyor. Ancak şiddeti son günlere kadar siyasete tercih edenlerin böyle bir açıklama yapması beklenir bişey. Bu örgütün nerden geldiğine dönüp baktığımızda kimlerle işbirlikleri geliştirdiğini hatırladığımızda sınırdan geçişteki durumlarda son açıklamaları da doğal. Barış için Öcalan'a gerek yok.
"Halkın türküleri hep doğru çıkar
Sığındığın kayaları bırakıp
Dağdan ineceksen,
Savaşı kazandım diyeceksen,
Eğer ki bana güç olacaksan
Hiç gelme istemez
Elin uzatırken barış diye
Hala arkanda silah tutacaksan
Hiç gelme istemez
Koşulsuz geleceksen,
Tıpkı ben gibi sivil ve çıplak kalacaksan
Adı her neyse bir kudretin gölgesinde, adı herhangi biri olup
Bir zulme direnmek için isimsiz nokta olabileceksen
Kim olursan gel, başım gözüm üstüne.
Kendi aklını bırakıp sürüye uyacaksan
Öç almadan barışı unutacaksan
İsyanda kal daha iyi.
Sen isyan ederken dünya hırsından kaybetmez
Bir çeyrek yüzyıl savaş eksik
Bir çeyrek yüzyıl savaş fazla
Alışılmış olana inan kimse direnmez.
Ya biri ya diğeri kalana dek lanet sürer
Aşık der ki
“Böyle ikrar ilen böyle yolunan
Mihnetli yar bana lazım değilsen.”
halkın türküleri hep doğru çıkar."
Başak Altın
Şiirin olduğu blog : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=211134